30 Mayıs 2008
DİLAVER CEBECİ UĞURLANDI
Ülkücü
Hareketin düşünür-şair geleneğinin yaşayan en büyük temsilcisi Dilever
Cebeci'nin cenaze namazı Marmara İlahiyat Fakültesi Camiinde Cuma
Namazı sonrası kılındı. Çengelköy mezarlığında toprağa verildi..
Dilaver Cebeci son yolculuğuna uğurlanırken binlerce
seveni yanındaydı. Özellikle talebeleri akın akın camii avlusuna koştular.
Büyük bir katılımın olduğu gözlenen cenaze merasiminden sonra Çengelköy
mezarlığına geçildi.
Ülkücü Hareket'te bir yıldız kaymıştı.
Görüntüler;



Yusuf Ziya Arpacık ve 70'li yıllarda İstanbul
Ortaköy Eğitim Enstitüsü'nden Dilaver Cebeci'nin öğrencisi olan Samet
Karakuş tabut başında duygusal anlar yaşadı

Erdem Karakoç

Ali Hanoğlu, MHP Bahçelievler İlçe Başkanı Suat
Daştan, Meral Akşener



İlhami Gencer


DİLAVER CEBECİ KİMDİR?
Dilâver Cebeci, 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit
ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin Kırıkkale'ye göçmesi üzerine
ilkokulu orada tamamladı. Ortaokulu Merzifon ve Mersin askeri okullarında,
Kınkkale'de başladığı lise öğrenimini Erzincan'da tamamladı. A.Ü.
İlahiyat Fakültesi'ni bitirdi (1970) Aydın'da öğretmenlik ve Halk
Eğitimi Başkanlığı, İstanbul Ortaköy Eğitim Enstitüsü'nde öğretim
görevliliği, Diyanet işleri Başkanlığı'nda neşriyat uzmanlığı, Üsküdar
Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. İ.Ü. İktisat Fakültesi'nde İktisat
Tarihi yüksek lisansı ve sosyoloji doktorası yaptı.

Dilaver Cebeci
Marmara Üniversitesinde öğretim üyesi, ilk şiiri
1965 yılında Defne dergisinde çıktı, Şiirleri, hikayeleri, mensureleri
ve mizah yazılan Devlet, Töre, Bozkurt, Türk Edebiyatı, Türk Yurdu,
Güney Su, Ortadoğu, Hergün, Yeni Düşünce, Ayrıntılı Haber, Türkiye
dergi ve gazetelerinde yayınlandı. Dilâver Cebeci, millî ve tarihi
motiflerle bezeli lirik şiirleriyle tanınır. Edebiyatımıza "Seyyah-ı
Fakir Evliya Çelebi" mizahî tipini kazandırdı. Seyyah-ı Fakir
Evliya Çelebi imzasıyla yazdığı yazılarında Türk sosyal hayatına bir
16. yüzyıl Osmanlı vatandaşı gibi bakarak, bu hayatın Türk kültürüne
yabana yönlerini latif bir üslupla hicvetti. Edebiyatımızda uzun ve
hikayemsi mensure türünü denedi ve bu denemelerinde milli romantizmi
vermeye çalıştı. Şiirleri: Hun Aşkı (1972, ikinci baskısında mensurelerini
ekledi, 1984), Şafağa Çekilenler (1984), Ve Sığınırım içime (1992),
Kandahar Dağlarında Sabah Namazı (Kendi sesinden kaset, 1992). Mensureler:
Mavi Türkü (1983). Mizahî yazıları: Devranname (Seyyah-ı Fakir Evliya
Çelebi imzasıyla, 1984). Oyunu: Büyü (1984). İktisat Tarihi ve Sosyoloji
konularında makaleleri olan Cebeci'nin "Tanzimat ve Türk Ailesi"
isimli bir kitabı 1993 yılında neşredildi.