12 Haziran 2003
BU KAÇINCI !..
MEZARIMIZ BİLE KORKUTUYOR
Ülkücü Şehidimiz Hayati Dağaslan'ın Kabri Yine Tahrip Edildi...
Hayati Dağaslan
Ülkenin
dört bir yanı satılmış kızıl köpeklerle sarılıyken bu vatan için ölümü
göze almış yiğitlerden biriydi Hayati DAĞASLAN 1978 yılında moskof
döllerinin kurşunları onun üzerine yağmıştı ve şehit olmuştu.O zamanlar
çok kalabalık bir şekilde cenazesi Sarıyer Emirgan/Reşitpaşa mezarlığına
defnedilmiş dualarla tekbirlerle, abilerimiz bize öyle anlatmıştı.
Yaşımız o zamanları görmemize müsade etmedi. O zamanlar
1-2 yaşındaydık ama kahramanlıkları kulaktan kulağa bize kadar geliyordu.
Yaşımız ilerlemeye başlayınca ALLAH(c.c) bizede bu kutlu dava ya girmeyi
nasip etti şükürler olsun. Daha sonra Hayati DAĞASLAN şehidimizin
mezarı bizim semtimizde olduğunu öğrendik ve bakımsız kalan mezarı
5-6 ülküdaş kendi aralarında topladıkları bir miktar para ile onardılar.
Uğrunda canını verdiği TÜRK bayrağı ve ÜÇ HİLAL li
bayrak mezartaşına işlendi. Ama kızıl köpek dölleri boş durmadı mezartaşını
tahrip etti dirimizden korkan yüreksiz itler ölülerimizle uğraşmaya
başladı mezar taşını tekrar yaptırdık ve tekrar tahrip edildi daha
önce de duymuşduk bu yüreksiz korkak kızıl itler daha önce de şehitlerimizin
mezarını bombalamışlar. Yazıcak pek fazla bir şey bulamıyoruz sadece
öfkeli ve kinliyiz.
Bu şerefsizlerede iki çiftlafımız var mezar taşının
üçüncü kez tahrip olduğunu görünce ağzımızdan sadece intikam kelimesi
çıkıyor. Birde o uğraştıkları mezar taşının yanına o itleri yatırmak
için yemin ediyoruz.
ÜLKÜCÜ GENÇLİK
Kabrin Tahripten Önceki
Hali;

Muharrem Yavuz, Kabristanı Süpürürken

Novruz Emi, Daha Önce Kabir Taşında Olan ve
Soysuzlar Tarafından Boya İle Kapatılan Üç Hilali Temizlemişti
Kabrin Tahripten Sonraki
Hali;


_________________________
27 Ocak 2002
HER DEM YENİDEN DOĞARIZ, BİZDEN
KİM USANASI...
Yamantürk
Bazen ruhunuzun bedeninizi terkettiğini hissettiğiniz olur mu hiç?
Anlatılanları duymadığınız, baktıklarınızı görmediğiniz...? Çok sık
olmasa da bu hisse aşina olduğumu söyleyebilirim.
Dün öğle vakti, hiç aklımda yokken Ülkücü Şehid Hayati
DAĞASLAN geliverdi birden gözümün önüne. Yaklaşık bir haftadır ziyaretine
-kabrine- gitmemiştim. Dalmışım.. ve hayal aleminde kısa bir seyahat
yaptığımı hatırlıyorum. O' nun mezarını ziyarete gitmişim. Ancak mezar
taşının tahrip edildiğini görüyorum. Ve çaresizlik ve öfkeden gözyaşlarına
boğuluyorum.
Çalan telefonun sesiyle irkildim. Arayan Yusuf Hoca'mdı..
Sesi üzüntülüydü. Birazdan üzüntüsünün nedenini anlayacaktım. Şehidimizin
naaşından bile korkan, ürken soysuzlar, gerçekten de Hayati DAĞASLAN'
ın mezar taşını kırmışlardı. Hocama az önce aklımdan geçenleri anlattım,
"hayırdır inşallah" deyip konuşmamızı bitirdik. Saat hayli
ilerlediği için dün gidemediğim kabre, bu sabah erkenden gittim..
Gördüğüm manzara karşısında göz pınarlarıma hücum
eden gözyaşlarıma engel olamadım. Olmak istemedim belki de. Ona hayat
hakkı tanımayan ve kalleşçe sırtından vurarak şehid eden kızıl it
sürüleri, mezarında dahi rahat bırakmamışlardı bu ülkü devini.. Kısa
bir süre önce Ülküdaşlarının mezar taşına yaptırdıkları üç hilal boya
ile kapatılmıştı. Son ziyaretimizde elimizden geldiğince temizlemeye
çalışmış ve insanlık dışı bu davranışı sergileyenleri Allah' a (cc)
havale edip, konuyu siz ülküdaşlarımıza duyurmuştuk. Bununla yetinmeyen
vatan haini, insanlıktan nasipsiz şerefsizler bu sefer mezar taşını
hepten parçalamışlardı.. Ancak ülküdaşlarımız bir bayrak gibi, bir
sancak gibi gördükleri bu mezara yeni bir taş yaptırmakta gecikmediler.
İnşallah bu akşam şehidimiz çok sevdiği "üç hilale" ve "nazlı
ay yıldıza" yeniden kavuşacak.

Önce

Sonra
Biz şehidimize "fatihalar" sunup oradan
ayrıldık... Ve sorumlularını Hakka (cc) havale ederek. Ancak; yetkilileri
buradan uyarıyor ve göreve çağırıyoruz. İstanbul' un göbeğinde, (Reşitpaşa'
da) yer alan bu mezarlık yol geçen hanımıdır ki, canı isteyen rahatlıkla
gelip, dilediği mezarı tahrip edebiliyor?.. Buranın bir görevlisi,
bir yetkilisi yok mudur ki; dileyen elini kolunu sallayarak at oynatabiliyor..?
Son söz...
ALLAH' A, BAYRAĞA, KUR'AN'
A VE SİLAHA YEMİN OLSUN Kİ BU RÜZGARI EKENLER, FIRTINAYI BİÇECEKLER"