29 Ağustos 2003
ONLAR;
Samsun
Cezaevi - 1979
Kızıl
bir heyulâ Türkiye'nin ufkunu karabasan gibi kapattığında; okullar
kapatılıp sokaklar işgal edildiğinde yemin etmişlerdi.
Yeminler bayrak, şehit, silah ve Kur'an üzerineydi.
Ülkeyi soysuza, yolsuza, Moskof'a, Mason'a teslim etmeyeceklerine
dair marşlar söylemişler, sağ eller yumruk yumruk havada, ciğerler
patlarcasına şişmiş, gözler ufukta and içmişlerdi...
Öz yurdunda özgürlük talep eden pırıl pırıl bir gençlikti,
ayağa kalkıp teslim olmayacaklarını ve vatanı teslim etmeyeceklerini
her şeye rağmen dosta düşmana ilan edenler, "ey vatan
gözyaşların dinsin/yetiştik çünkü biz!" diyerek Türk
milletine umut olmuşlardı...
Onlar; şarkısı okunmamış, türküsü yakılmamış, şiiri
söylenmemiş bir nesil olarak tarihteki yerlerini o zaman talep etmişlerdi...
"Timsah Nesli" olarak niterendirildiler. Yandaşlarından
daha çok karşıtlarının takdirini kazandılar. Yerliydiler yabana yüz
vermediler. Yalnız yer altı ve yer üstü zenginlik kaynaklarını değil,
okullarını, sokaklarını, kahvelerini namus gördüler kıskandılar yabandan.
Milliydiler ezdirmediler bayraklarını, ona göz dikenin gözlerini korkuttular.
Mabedlerine "namahrem eli değmesin" diye siper oldular,
siper aldılar... Bazen birer birer bazen üçer beşer vuruldular. Kara
toprağa erken yaşında düşenler; fatihalarla binlerce inanmış arkadaşlarının
omuzunda uğurlandılar ebediyete!..
Sakat kalanlar yalnızlık ve unutulmuşluk anaforunun
kahredici ızdırabını ruhlarına yapıştırarak yaşamayı göze aldılar.
Yargılananlar hayatlarını; ilgisizlik, acımasızlık ve yokluk içerisinde
geçirecekleri taş kafeslere tahsis ettiler. Ülküleri uğruna katlanılan
çileler, görülen işkenceler ve yudum yudum içilen ızdıraplardan yılmadılar,
yıkılmadılar... Başlarına gelen belalar, uğranılan haksızlıklar daha
da çelikleştirdi iradelerini. Toprağa düşen arkadaşlarının mezarları
başında yemin ettiler! Kahpece kurşunlandılar, kan-revan içinde hastenelerde
yemin ettiler! Tutuklandılar, Mamaklarda, C-5'lerde, Harbiye işkencehanelerinde
yemin ettiler!..
Çünkü onlar; Allah'tan başkasına minnet etmediler.
Kula kul olmadılar. Eylül'de ki hüznü, çileyi, yalnızlığı ve ihaneti
yaşadılar ancak inançlarını kaybetmediler, yılmadılar yıkılmadılar...
Onlar; beşeri ihtiraslar ve dünyevi menfaatlar için
başkalaşım geçirmediler... Onlar; malum çevrelere şirin gözükmek için
kutlu davalarına gölge düşürmediler, itibarları hep zirvede kaldı.

27 Ağustos 2003 - Karşıyaka Mezarlığı - Ankara

Ferhat Tüysüz, Velican Oduncu
Onlar; mevsimlik idealist, seçimlik milliyetçi. işlerine
geldiği zaman 12 Eylül öncesi edebiyatı yapan, ülkücülük adına mangalda
kül bırakmayan siyaset tüccarlığı yapmadılar. Onlar; can verdiler,
ilkelerini vermediler.
Onlar; alnı ak, sevdası Hakk olan yürekli insanlardı...
Onlar bizim arkadaşlarımızdı.
Onlar Ülkücüler'di...

Sağmalcılar Cezaevi 1978 - İşaretliler Dünyada
Yok Artık, Kalbimizdeler...

Sağmalcılar Cezaevi 1978 - İşaretliler Dünyada
Yok Artık, Kalbimizdeler... Yusuf Ziya
Arpacık (beyaz takım elbiseli)