Prof. Dr. Baymirza Hayit (1917 - 2006)
Baymirza
Hayit, Özbekistan'ın Fergana vadisi, Namangan vilayetinin, Yargorgan
köyünde 17 Aralık 1917'de doğdu. Annesinin adı Rabiya, babasının adı
Hayit Mirza Mahmutmirzaoğlu'dur. Dokuz çocuklu çiftçi bir ailenin
çocuğu olan Baymirza Hayit Özbek Türkleri'nden olup, çocukluk yılları
hayatında derin akisler bırakacak olan Sovyet kızılordu milislerinin
kanlı eylemleriyle doludur.
Sovyet hakimiyetinin tam olarak sağlanamadığı 1923'lü
yıllarda Baymirza'nın ilk eğitim hayatı mahalle mektebinde din eğitimiyle
başlar. Bir yıl sonra Cedit Mektebine yazılan Hayit, Okulun dördüncü
sınıfından Namangan Vilayeti Talim Terbiye Teknikleri Okuluna geçir.
Yazmaya ve okumaya son derece meraklı olan Hayit ilk yazılarını okulun
duvar gazetesi olan"Bizim Fikir"de neşreder. Okuldaki müsamere
ve şiir günlerinde dikkatleri üzerine çeken Hayit, kısa bir süre sonra
Türkistan yeraltı milliyetçi aydınlarından olan Süleyman Çolpan, Gafur
Gulam, Safizade ve Refik mümin'lerle tanışıp, Çolpan'ın özel alakasına
mazhar olur. Ceditçi ve Türkbirlikçi aydınların, toplandığı Çınaraltı
kahve muhitinde Usta-Çırak usulüne göre Hayit edebiyat ve Musiki sohbetlerine
katılır. Çınaraltı muhiti, Hayit'in daha sonraki yıllarını manalandıracak
olan tarih ve millet şuuru almasının yanında yol, yordam, usûl, erkân
öğreten ikinci bir okul vazifesini görmüştür.
1933 yılı genç Hayit'in hayatında bir dönüm noktasıdır.
Çünkü bu yıllar Stalin'in harekete geçip son geride kalan Türkbirlikçi
kişi ve odakları temizleme hareketinin adı olduğu yıllardır. Halk
düşmanı suçlamasıyla, gerçekten geride kalmış bütün aydınlar temizlenmiştir.
1943'te yüksek okul imtihanını kazanan Hayit önce
Andican vilayeti Sulama (Ziraat) Okuluna, ardından Hokand vilâyetinde
Tıp Fakültesine girerse de, ruhunun bir türlü ısınamadığı bu okulu
da bırakıp, Türkistan Sovyet Muhtar Cumhuriyeti'nin 1920-1921 yılları
arasında Savunma Bakanlığı yapmış Ustubayev vasıtasıyla "Taşkent
Üniversitesi'nin Tarih Fakültesi'ne kaydolur. Fakülte sekreterliğinden
Baymirza Hayitoviç Mahmudov olarak düzenlenmiş ilk talebelik kimlik
kartını alır. Hayit bu Rus mantıklı ismin yarısından, önce 1939'da
girmiş olduğu Kızılordu'daki askerlik hizmetinde (Baymirza Hayitov),
geri kalanından da 1942'de Türkistan lejyonuna katıldığında kurtulacaktır.
Hayit için Taşkent Üniversitesinde, Tarih bölümünden
1937'de mezun olur. Okul yılları boyunca, yaz tatillerinde kolhozlarda
çalışırken, Stalin diktasının en acı örnekleriyle karşılaşarak hayata
hazırlanmaktadır. Hayit'in yetişmesinde önemli rolleri olan Özbekistan
Milli İttihat Partisi Başkanı Feyzullah Hocayev, Özbekistan Komünist
Partisi Sekreteri Ekmel İkram, büyük şairlerden Abdülraif Fıtrat ve
Süleyman Çolpan gibi tanınmış simalar ve öğretmenler tamamen temizlenmiş,
fakat bu defa da okullarda eğitim verecek öğretmen kalmamıştır. Sovyet
hükümeti yüksek okullarda okuyan öğrencilerin hızlandırılmış eğitime
tabi tutup nizami eğitim enstitüsü'nde üç aylık kurs sonunda öğretmen
olarak görevlendirmektedir. Bu yoldan Enstitü'yü başarıyla bitiren
Hayit, önce Turokargan rayununda, ardından Sir-Derya buyunda Camacoy
ve Sayram köy okullarında öğretmenlik yapıp ardından Rayun(Kaza) maarif
müdürlüğüne tayin edilir. Bu arada Taşkent'e gidip üniversitedeki
imtihanlarına girmektedir. 30 Ekim 1939'da yüksek dereceyle Taşkent
Üniversitesini bitirdiğinde, Hayit'i 2. Dünya harbi cephesine çağıracak
celp kağıdının gelmesine çok fazla bir zaman kalmamıştır. NKVD'nin
gözdağı vermek için tutuklanmalara başlaması üzerine, Lenin'in karısı
Nadya Krupskaya'ya mektup yazması bir şeyi değiştirmeyecek ve hemen
ardından askere çağrılacaktır.
Cepheye gitmeden on beş gün önce annesinin ısrarıyla
Tohtahan adında bir kızla evlenen Hayit, bir daha eşini göremediği
gib, ondan olan çocuğunu da tam elli iki yıl sonra görebileceği uzun
bir maceralı yola çıkacaktır. 1939'un 23 Aralık'ında Namangan'dan
yola çıkan Hayit, okul tatillerinde Sovyet sistemine göre askerlik
eğitimi almış olduğundan Kızılordu'ya Teğmen rütbesiyle katılarak,
Polonya cephesinde Çijov şehrine gelir. Savaş içinde Tankçı sınıfı
kursuna tabi tutularak Polonya cephesinde Tankçı sınıfı kursuna tabi
tutularak, Polonya cephesinde savaşa katılır. Almanlarla yapılan savaş
esnasında Beyaz Rusya'nın Slutsk şehri yakınlarında (1941'de) Almanlara
esir düşer. Alman esir kamplarında uzun ve son derece ağır şartlar
altında ölümü beklediği günlerde, Türkistan'ın Türkçülerinden olup
1920'lerde Rusya'dan kaçıp, Paris'e yerleşen Mustafa Çokay'ın yardımıyla
kamplardan kurtulur.
Almanların, Ruslara karşı kurduğu Türkistan lejyonunda
görev alan Hayit, Almanların teslim olmasıyla, müttefik kuvvetlerin
Stalin'le anlaşmaları gereği birkaç kere daha ölümden kıl payı kurtularak,
savaş sonrası Almanya'ya yerleşir.
1947'de Münster/Westfalen Üniversitesinin Felsefe
Fakültesine yazılan Hayit, bundan böyle hayatını vakfedeceği Sovyet
araştırmalarıyla, Sovyetler Birliği içindeki Türk halklarının siyasi,
tarihi ve dini meseleleri üzerine çalışmaya başlayacaktır. 1950'de
parlak bir dereceyle, hazırlanmış olduğu Türkistan (Hokand ve Alaş
urdu) Milli hükümetleri" adlı teziyle Felsefe doktoru ünvanını
kazanır.
1950'de Alman Ruth hanımla evlenen Hayit'in bu evlilikten
Ertay ve Mirza adında iki oğlu, Dilber adında bir kızı ayrıca Özbekistan
'da evlendiği ilk eşinden olma Bekmirza adında bir oğlu vardır.(Bekmirza,
1991'de İstanbul'da babası Baymirza ile görüşüp, Özbekistan'a döndüğünde
ölmüştür.)