BASIN AÇIKLAMASI
Tarihi gerçekleri saptırarak, birçok dünya ülkesini
oluşturdukları azınlık lobisiyle etkilemeyi başaran Ermeniler, çeşitli
kampanyalarla uluslararası platformlarda kendilerine alan açmayı sürdürmektedirler.
Objektif yapılan birçok araştırmada Ermenilerin,
Türkler üzerinde gerçekleştirdiği zulüm ve katliamlar tüm netliği
ile ortaya çıkarılırken,bunu maniplasyona uğratmaları ,gerçeklerin
üzerini örtmemektedir.
Propaganda silahını dünyanın her yerinde olabildiğince
güzel kullanan Ermeniler,ortak paydası “Türk düşmanlığı” olan devletleri,kurumları
ve kişileri de yanlarına alarak,kendilerinin yazıp,çizdiği senaryolarda
rol dağıtımı yapmaktadırlar.
İsviçre Parlamentosu'nun "sözde Ermeni soykırımını”
tanıyan bir önergeyi kabul etmesini de alınan böyle bir rolün ifadesi
olarak görüyoruz.
“Ermeni Sorunu” adı altında kamuoyu oluşturanlar,her
çeşit yalan ve düzmece belge ile destek bulmaya çalışmaktadır.Çevirdikleri
sinema filmleri,yayınladıkları iftira kitapları en çok başvurdukları
yöntem olmaktadır.
Türk Devleti’nin bu tür iftiraları çürütecek, milli
refleks yoğunlaşması yaşamaması ve diğer ülkelerin “Ermeni Lobilerine”
verdikleri açık destek karşısında gereken cevabı vermede yaşadığımız
zaafiyet, kendi problemimiz olarak görülmektedir.
Haklılığımızı sergilemede ve bunların adeta rüzgar
hızında dünyanın birçok yerinde oluşturdukları çalışmaların önünde
engel olabilecek bir mekanizmayı kuramayışımız ,bunları daha cesaretli
kılmaktadır.
Yaşanmış tarih ,menfaat ve çıkar ilişkisi için yeni
baştan yazılamaz.Ermenilerin tarih boyunca Türklere karşı yapmış olduğu
vahşet , her yönü ile sabittir.
“Ermeni Sorunu” gibi adlandırılan bir sorun yoktur.Ermeni
vahşetleri ve Ermeni katliamları vardır.Türkiye olarak bunun propagandasını
tüm dünyaya sağlıklı bir şekilde iletmeliyiz.Tarihçilerin ve ilim
adamlarının yapacağı çalışmalar dar bir alana hapsedilmeden,herkesin
doğru bilgilendirilmesi açısından dünya kamuoyuna sunulmalıdır.
Ermeni Lobilerinin tüm dünyada yarattığı bilgi kirlenmesinin
önüne geçilmelidir.Her Türk; ülkesi üzerinde oynanan oyunlara dikkat
etmeli ve milli şuurlanma noktasında otokontrol oluşturmalıdır.
Her türlü milli konuda susmayı,sinmeyi bir gelenek
haline getiren AKP iktidarını da İsviçre Parlamentosu'nun “Ermeni
soykırımı” iddialarını tanıyan kararına gereken cevabı vermesini bekliyoruz.
Türk Milletini savunma ve yaşatma refleksi olan
Ülkü Ocakları olarak ,İsviçre Parlamentosu'nun Ermeni yalanlarına
alet olarak almış olduğu kararı da tüm şiddetiyle kınıyoruz.
ÜLKÜ OCAKLARI GENEL MERKEZİ