KONU:YÖK TASARISININ GERİ ÇEKİLMESİ
BASIN AÇIKLAMASI
Türkiye,
son günlerini, gerilim köşelerinde yer kapan İktidar ve YÖK saflaşmasında
oynanan trajedik bir oyuna heba etti. Türkiye’nin ABD ve AB’de tarafından
tamamen etkisiz hale getirildiği bir dönemde, dikkatleri bu noktada
geçici bir süre esir alan “kontrollü gerilim stratejisi” uzmanları,
başladıkları noktaya tekrar dönerek, hiçbir şey yaşanmamış gibi davranmaktadırlar.
AKP iktidarının YÖK yasası ile ilgili başlatmış olduğu
girişim,tek başına bir iktidar gücü bulunmasına rağmen yine hüsranla
ve istismarla sonuçlanmıştır. Mağdur edilen ve adeta toplumda dışlanmaya
çalışılan İmam-Hatip ve Meslek Lisesi Mezunları’nın haksızlıkları
giderilecek beklentisi, maalesef Cumhurbaşkanı vetosu ile birlikte
AKP tarafından da gündemden çekilmiştir.
Gücünü milletin iradesinden almayan bir demokrasi
anlayışının hakim kılınmaya çalışıldığı ve demokrasinin azınlık bir
cepheye nimet olarak sunulduğu Türkiye’de, tek başına iktidarda bulunan
ve anayasa değiştirecek bir çoğunluğun sahibi olan AKP’nin içler acısı
halini izlemekteyiz.
Kamuoyuna esip-gürleyen bir siyaset imajı veren
fakat YÖK Yasasının değiştirilmesi, İmam-Hatip, Meslek Liselilerinin
eğitimde adalete kavuşturulması noktasında hiçbir bahanesi olmayan
AKP, jakoben bir mutlu azınlığın dayatmalarına boyun eğmiştir.
YÖK yasasında yapmayı vaat ettiği değişikliklerle
ilgili olarak, kendilerine meclis dışındaki birçok partinin ve başta
bizim dahil olduğumuz sivil kuruluşların destek verdiği iktidar, ürkek
ve korkak tavırları yüzünden bu yasayı rafa kaldırmıştır.
Milletin değerleri karşısında tüm karşıtlıklarını
sergileyen dayatmacı çevrelere yenik düşen iktidar, kendini milletten
yana değil, ABD ve AB emperyalizminin yanında göstermeye daha çok
özen göstermektedir.
AKP iktidarı, efendilerinin sınırını çizdiği alan
içinde hareket etmekle mükellef bir iktidar görüntüsü içindedir.
Gerginlikle, karşılıklı atışmalarla geçen bir süreç
noktalanmış, YÖK’ün mağdur ettiği öğrenciler bir kez daha psikolojik
yıkım yaşamışlardır.
AKP iktidarı,İmam-Hatiplileri bir avuç azınlığa
kurban verirken, emperyalist efendilerinden aldığı talimatlar doğrultusunda
“gerekli olan yerlere yeni kiliselerin yapılmasını da hızlandıracağız”
diyerek, “Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden faaliyete geçmesi için
çalışmalar yaparak” nasıl milli ve dini değişim içinde olduklarını
göstermektedirler.
YÖK Tasarısı ile toplumun nabzını eline alanlar,
sahte bir kavga ile yine küresel çetelere hizmet etmişlerdir. Bu kavgada
yine zarar gören, milletin değer yargıları ve geleceği karartılan
gençler olmuştur.
Milletin değer yargıları yanında yer almayı varlık
sebebi sayan Ülkü Ocakları olarak, sahte kahramanları ve onların kavgasını
tüm şiddetiyle kınıyoruz. Kendi özü ile beslenmekten uzaklaştırılan
Türkiye’de, milli değer yargılarımızı tekrar sökülmez kök yapma azmimizi,
vazgeçilmez sorumluluk olarak sonsuza dek sürdüreceğiz. Türkiye’ye
işbirlikçiler yardımıyla zorla giydirilmeye çalışılan ‘emperyalist
uşaklık’ elbisesini yırtıp-parçalama konusundaki yeminimize sadık
olduğumuzu, tüm kamuoyuna duyuruyoruz.
Ülkü Ocakları Genel Merkezi