17 Eylül 2006
BASIN AÇIKLAMASI
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi
tarafından “Söğüt’te çıkan olaylarla” ilgili olarak yapılan açıklama
aşağıda yer almaktadır:
Bu yıl Söğüt’te 725.si düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi
Anma Şenlikleri, millet hayatımızda ve ortak hafızamızda yer etmiş,
kutlu bir gelenektir. Anadolu Türklüğü’nün ve hatta son yıllarda Türk
dünyası topluluklarının katılımının sağlandığı bu kutlu gelenek, Türklüğün
manevi iklimidir. Büyük cihan devleti Osmanlı’nın kuruluşuna tanıklık
eden Söğüt’te, Ertuğrul Gazi’yi Anma Şenlikleri’nde bu birlik ve beraberlik
anlayışını zedeleyen, “iktidarının şovuna” dönüştürmek isteyen AKP’yi
ve Sayın Başbakan’ın tahriklerini esefle kınıyoruz.
Ülkü Ocakları olarak, son bir haftadır Türkiye gündeminde
yer alan, başbakanın önderlik ettiği ve AKP yöneticilerinin arkasında
saf tuttuğu kışkırtma kampanyalarını, ibretle izlemekteyiz. Vatandaşlarımıza
ve şehitlerimize hakaret etmekten geri kalmayan, bindirilmiş kıtalarla
her gittiği yeri kendisine siyasi malzeme yapmak ve şov alanına dönüştürmek
isteyen Sayın Başbakan, Söğüt’te Türk milletinin tepki göstermesini
hazmedemeyerek, saldırgan bir tutum içerisine girmiş ve ülkücü gençleri
hedef göstermiştir.
Şakşakçılar tarafından alkışlanmaktan gurur duyarak,
millete uzak bir iktidar anlayışını kendilerine şiar edinenler, yüzlerce
otobüsle geldikleri Söğüt’te, protesto edilmeyi içlerine sindirememişlerdir.
Ertuğrul Gazi’yi Anma Şenlikleri’nin, “AKP’yi Alkışlama Şenliklerine”
dönüşmemesinden dolayı duydukları rahatsızlıklarını, bizzat olayları
kışkırtarak, tribünde oturan vatandaşların üstüne biber gazı sıktırarak
göstermişlerdir.
Daha önceki çeşitli yurt gezilerinde çocuk yuvalarından
öğrencileri, belediyelerden işçileri, davullu amigoları ve yurdun
dört bir yanındaki AKP teşkilatlarından parti mensuplarını beraberinde
getiren Sayın Başbakan “kalabalık olsun” anlayışını Söğüt’e de yansıtmıştır.
Söğüt Ertuğrul Gazi’yi Anma Şenlikleri, Türk Milliyetçileri
için; milli kimlik anlayışımızın timsalidir. Türk milliyetçileri,
Söğüt’ü; siyasi şovların yapıldığı, bindirilmiş kıtaların ve “davullu
amigoların” slogan attığı bir mekân olarak asla görmemiştir.
AKP ve lideri Erdoğan, Söğüt'teki manevi huzur ortamını
sabote etmiştir.
Ertuğrul Gazi başta olmak üzere, Türk milletine bu
vatanı emanet eden atalarımız, bizi bir araya getiren, tarihten geleceğe
ışık tutan ortak değerlerimizdir. AKP ve Sayın Başbakan, 4 yıllık
iktidar döneminde atalarımıza, şehitlerimize ve onların yadigârlarına
gerekli hassasiyeti göstermezken, bu yüce milleti bir takım söylemlerle
hala kandırabileceğini sanıyorsa, yanılıyordur.
Sayın Başbakan ve onun temsilcisi AKP’nin 4 yıllık
süre içinde yapmış olduğu icraatlar, Türk milletinde büyük öfkelere
ve tepkilere neden olmuştur.
AKP iktidarının terör politikası sonucu, her gün
şehit cenazelerinin ülkenin dört bir yanına gönderildiği günleri yaşamaktayız.
Özellikle Sayın Başbakan’ın, icraatlarına tepki gösteren
kesimlere kullandığı üslup ve devlet adamlığına yakışmayan beyanatları,
Türk milletinin tansiyonunu daha da yükseltmiştir.
Söğüt’te de bunu görmek mümkündür. Yapılan protestolarla,
AKP zihniyetinin, Türk milleti tarafından tasvip edilmediği bir kez
daha görülmüştür.
Sayın Başbakan, gayri-milli güç odaklarının dümen
suyunda giden politikalarının hesabını mutlaka verecektir.
Tarihten bugüne “iman dolu göğsünde” nice haritaları
parçalayan, emperyalist senaryoları defeden, istilacı oyunları bozan
ve birçok sıkıntıları aşan Türk milleti; “alnı secdeye değiyor” diye
teveccüh gösterdiği muhterem başbakana ve bu iktidara “Kâbe’yi şaşırmanın”
ne anlama geldiğini gösterecektir.
MHP’ye ve ülkücülere milletimizin teveccüh göstermesini
içine sindiremeyen sayın başbakanın “Söğüt kışkırtması”, Türk milliyetçilerinin
şahsında “milli iradeye” yönelik bir tezgâhtır.
Ülkü Ocakları dünden bugüne milletimizin yaşadığı
nazik ve kritik süreçlerde, olaylardan siyasi getirim sağlama ve ülkeyi
kutuplaştırmaya çalışma gibi bir düşünceye asla sahip olmamıştır.
Aksine takındığı tavır ve tutumlarla her zaman diğer sivil toplum
kuruluşlarına örnek teşkil edecek sağduyulu davranışlar sergilemiştir.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezinin
amacı; milli ve manevi duygulara sahip gençler yetiştirmektir. Türk
milliyetçiliğini geleceğe taşıyan Ülkü Ocakları güçlü ve büyük Türkiye’nin
teminatıdır. Liderimiz Dr. Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği “2023 lider
ülke, Türkiye” düsturu ülkücü gençliğin öncelikli hedefidir.
Bizim amacımız ve ilkemiz; çağın gereklerine uygun,
donanımlı bir Türk gençliği yetişmesine ve 21. yüzyılın “Türk asrı”
olmasına katkı sağlamaktır.
Ülkücüler başbakanın tarif etmeye veya göstermeye çalıştığı gibi;
sıra dışı, radikal, saldırgan, güdümlü, sabit fikirli bir yığın değildir.
Bu düşüncelerimize katılmayanları veya karşı fikirde
olanları, genel merkezimize davet ediyoruz ve birinci kaynaktan, bizlerden
bilgi almalarını öneriyoruz. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı
Genel Merkezi’ni incelediklerinde; bizlerin Türk milletinin geleceği
için, nasıl bir “medeniyet tasavvuru” oluşturma gayreti içerisinde
olduğumuzu göreceklerdir.
Birtakım basın kuruluşlarında yer alan yanlış ve
yanlı haberler neticesinde, yaşanan olaylar, kamuoyunun bilgisine
objektif sunulmamaktadır. Yaşanan her olayda ülkücüler, olayların
sorumluları gibi gösterilmek istenmektedir.
Bazı taraflı basın organlarında yer alan ve AKP’lilerin belirttiği
gibi Söğüt’te Ülkü Ocakları’nın kavgalara sebep olduğu iddiası ülkücülere
yönelik kışkırtmaların devamı niteliğindedir ve mesnetsizdir.
Ülkü Ocakları tarafından Ali Erdoğan’a bıçak, muşta
gibi aletlerle saldırı da olmamıştır. Hadise bizim dışımızda gelişen
bir kavga niteliğinde olup, gerçekleşmesinde ve planlamasında Ülkü
Ocakları’nın bir ilgisi yoktur.
Sayın Başbakan ve AKP yöneticileri, bu olay üzerine
basına yaptığı açıklamalarda, Ülkü Ocakları’na ve MHP’ye yönelik haddi
aşan ithamlarda bulunmuştur. Türk gençliğinin hiçbir sorununa çare
olamayan ve Türk gençliğini bir türlü yanına çekememenin acısıyla
kıvranan Başbakan ve AKP’li yöneticiler, bu karalayıcı beyanatlarından
ötürü Ülkü Ocakları’ndan ve MHP camiasından özür dilemelidir.
Ülkücüler, Türk milletinin ve devletinin huzur ve
refahı konusunda hiçbir şekilde çatışma ortamında olmayacak ve sergiledikleri
sağduyulu duruşlarını önümüzdeki yıllarda da devam ettireceklerdir.
Ülkü Ocakları’nı çatışma ortamlarına sokup, bu olaylardan
nemalanacak kişi veya kurumlara, ülkücüler asla taviz vermeyecektir.
.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi
Basın ve Hakla İlişkiler Masası