Unutmak Tükenmektir !

 


Ata Hayrullah

 

 

17 Aralık 2004

YAŞAR ÖMER EMİN (CENGİZ)

Yaşar Cengiz 1954 yılında Kerkük'ün Musalla mahallesinde dünyaya geldi. Lise yıllarında milli harekete katılarak bir çok siyasal etkinlikte faal olarak çalıştı.

1975-1979 yılları arasında Bağdat'ta Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünde tahsil hayatını tamamlayarak, mezuniyetinden sonra da aynı okulda asistan olarak kaldı. Çalışkanlığı, dürüstlüğü ve üstün meziyetleriyle tebarüz etmiş bir Türkmen genciydi. Irak istihbaratının takibini farketmiş olmakla beraber bir takım arkadaşlarının Türkiye'ye gitmelerine rağmen Yaşar Cengiz ülkesinde kalarak mücadele etme kararı aldı.

Bağdat'ta çeşitli kültürel etkinlikler düzenleyen Yaşar Cengiz, bir yandan Türkmen gençler için geniş kapsamlı eğitim faaliyetleri yürütüyor, bir taraftan da ev sohbetleri düzenliyordu. Saddam yönetimi, Türkmen kelimesini bile kendileri için büyük bir tehlike olarak gördüğünden, değil siyasî yapılanma, folklorik bir hareketlenmeyi bile hazmedecek durumda değildi.

Saddam zulüm rejimine karşı dik duruşu o'nun başına büyük belâlar getirmiş ve 26 Aralık 1987 tarihinde Irak İstihbarat Teşkilatı Muhaberat tarafından öğrencilerine ders verdiği okulundan gözaltına alınarak Bağdat'taki merkeze götürülmüştü. Burada yedi ay gibi uzun bir zaman ağır işkencelere maruz kaldı.

Suçlama her Türkmen tutuklu için aynı olan Irak Ceza Kanunu'nun ünlü 158.maddesi. Meşhur cellat teşkilâtı ‘Mahkemetu Sawra' yedi ay süren işkence neticesi müebbed ağır hapis cezası vererek Yaşar Cengiz'i Ebu Garip hapishanesine yolluyordu. Bu sırada Ebu Garip'te 215 Türkmen hükümlü ve 85 tutuklu bulunmaktadır.

Uzun hapishane yıllarında Yaşar Cengiz boş durmamış ve arkadaşlarıyla beraber Türkmenlerin hukuk mücadelesine bir çok sahada yardımda bulunarak, demir parmaklık arkasında da olsa milletinin var olma savaşına önemli katkılar sağlamıştır.

20 Ekim 2002 tarihinde hapishaneden serbest bırakılınca soluğu Türkiye'de alan Yaşar Cengiz Ankara'da bulunan Türkmeneli İşbirliği Kültür Vakfı'nda çalışmaya başlar.

Mücadelesinde kesinti yoktur. 2003 senesinin Nisan ayında tekrar Kerkük'e dönerek faaliyetlerini uğruna ölümleri, zindanları göze aldığı bu aşıklar şehrinde sürdürmeye devam eder. Bu arada Yaşar Cengiz 4 Eylül 2003 günü bir Türkmen kızıyla hayatını birleştirerek sıcak bir yuva kurmuştur. Yıllar boyu acı ve ızdırap içerisinde ve yalnız yaşamaya mecbur edilmiş ve inadına sosyal bir yapıya sahip olan bu büyük dava adamı, bir yandan gönüldaşlarıyla buluşmanın lezzetini soluksuz yudumlarken diğer taraftan bedelini katmer katmer ödediği özgürlük rüzgarlarını alabildiğine ciğerlerine çekiyordu.

Onun kitabında “dur, durak” yoktu.Yaşar Cengiz “Irak Türkmenleri Siyasi Tutuklular ve Şehit Aileleri Derneği”ni kurarak bu teşkilâtın Genel Başkanı seçilir. Bu kuruluş, Irak sahasında önemli çalışmalar başlatmış ve sosyal dayanışmanın en mühim örneklerinden biri olmuştu.

Dernek, hapisten çıkan tutuklu Türkmenlere ve şehit ailelerinden işsiz olanlara iş, aşsız olanlara aş veren kutlu bir ocak olmuştu. Ocağın tüten dumanı Türkmeneli semalarında yükselirken, milli irade adına yapılan her türlü faaliyete de damgasını vuruyordu.

Seneler boyunca Türkmen milli davasına hizmet eden “Irak Türkmenleri Siyasi Tutuklular ve Şehit Aileleri Derneği” Genel Başkanı Yaşar Cengiz, Irak Türkmeneli Partisi Genel Başkanı Riyaz Sarıkahya ve Türkmeneli AKP Genel Başkanı Enver Bayraktar'ın araçları 08 Aralık 2004 Çarşamba günü Bağdat-Kerkük karayolunda Halis yakınlarında kaza yapmış, bu elim trafik kazası neticesinde diğer iki arkadaşı yaralanırken Yaşar Cengiz Hak'kın rahmetine kavuşmuştur.

25 Aralık 2004 günü dünyaya gelecek olan yavrusunu sonsuz bir heyecanla bekliyordu. Bir hafta sonra bebek bu fani dünyaya babasız merhaba diyecek.

Nur içinde yat sevgili arkadaşım!.. Yıllarca demirparmaklık ardından hayalini bile kurmaya cesaret edemediğin özgürlüğün ihtişamlı günlerine kavuştun, kuş misali bir yuva kurdun. Bu güzel yuvayı kutlu bir meyve ile süsleyecek olan gül yüzlü bir yavru bekliyordun... Birkaç gün sonra doğacak olan bebeğini koklayamadan dar-ül beka'ya doğru yelken açtın. Yolun açık olsun silah arkadaşım, yerin boş kalmayacak!..


Yaşar Cengiz, Ömer Kunduracı, Münir Kafili
1998 Ebu Garip Cezaevi - Bağdat


Fazıl Ebuşuarib, Yaşar Cengiz, Yusuf Ziya Arpacık
Haziran 2004 - Kerkük


Yaşar Cengiz
14 Temmuz 2004 Şehitleri Anma Günü - Kerkük


Yaşar Cengiz, Yusuf Ziya Arpacık, İzzettin İsmail
18 Mayıs 2004 - İstanbul


Yaşar Cengiz Canlı Yayında Konuşurken, Erdem Karakoç İlgiyle İzliyor   18 Mayıs 2004 - İstanbul



Can Verenler...

 


Nejdet KOÇAK