ŞEHİTLE HASBİHAL
Recep Küçükizsiz
Şehidim,
Seni bugüne kadar, ziyaret edemedim.
Ne olur bunu duygusuzluğuma,
Vefasızlığıma yorma
İnan, faziletler yaşadıkça,
Vicdanlar sağırlaşmadıkça,
Uğrunda can verdiğin bu dava,
Fedakarlıkta yarıştığın arkadaşların,
Seni unutmayacak.
Şehidim, işte bu düşüncelerle huzuruna geldim.
Ay yıldızlara bürünmüştün, seni uğurladığımız gün
Bu ayrılık, bize tarifsiz hüzün olmuştu sana düğün
Aziz hatırana yakılan ağıtlar, yazılan destanlar oldu
Ruhunla çaldığın bu kutlu mayadan, yeni bir nesil doğdu.
Senin arkanda bıraktığın kıyamet,
önündeki mahşerden az korkunç değildi.
O melun günlerde,
nice kan dökülüp nice canlar verildi
Derken sarı bir Eylül’de,
Kapkara bulutlardan boşanan,
zift yağmurlarına tutulduk.
Gökgürültüleri ve şimşeklerle yüklü bir gecede,
En onmaz yerlerimizden vurulduk.
Vatan kurtaran çizmeler üstümüzden geçerken
Çığlık üstüne çığlık atıyorduk
İhtirasla içilirken kanlarımız
Bir Allah’ı, bir de seni arıyorduk.
Darağaçlarına çekildi rüyalarımız
Gözyaşlarına garkoldu hülyalarımız
Aşağılık ömrün bütün felaket ve çilelerini çektik
Öz vatanımızda çaresizlikten çırpınıp inledik.
Portakal çiçeği kokulu mehtap dolu gecelerimiz olmadı
Zemheride sulu sepken gibi geliveren bu devir
Derin bir iç çekişle göğsümüzde don oldu
Ve istemeseler de bir gün... sükut buldu
Şehidim,
Bir kısmımız zindanlarda ama Yakup’larımız kayboldu
Ekmek bulamayan gaziler var, aileleri hep mahvoldu.
Ben gibileri sorarsan eğer gurbet ele savrulduk vatandan uzaktayız
Hasret ve vuslat sevdaları ile kavurulmaktayız
Şehidim,
Sen o güzel başını süsleyen nurani tacınla
Firdevs’in muhteşem gecelerinde
Billur kaselerle kevserler içmektesin
Ama bil ki, benim için yıldızlar kadar dayanılmaz bir çekiciliktesin...