KADEK Terör Örgütü
Kuruluşu
1970'li yıllarda dünyada yükselen gençlik hareketlerinin
Türkiye'ye yansıması nedeniyle ülkemizde birçok yasadışı terör örgütünü
kurulmaya başlamıştır. KADEK terör örgütünün temeli de bu dönem içerisinde
atılmıştır.
1974 yılında Ankara Yüksek Öğrenim Derneği (AYÖD)
isimli gençlik organizasyonu içerisinde faaliyet gösteren Abdullah
ÖCALAN,Kesire YILDIRIM (ÖCALAN), Haki KARAER, Cemil BAYIK, Kemal PİR
isimli şahıslar Ankara'nın Tuzluçayır semtinde yaptıkları bir toplantıyla
KADEK'nın ilk temelini atmışlardır.
Örgüt kurucuları örgütün, her ne kadar o dönemin
yaygın akımı Marksist-Leninist fikir çizgide olduğunu iddia ediyorlarsa
da, KADEK terör örgütü diğer yasadışı terörist örgütlerden çok farklı
bir söyleme sahiptir. Yakın dönemde yaşanmış olan Vietnam,Angola,Kore,Cezayir,
Mozambik ulusal mücadelelerinden ve KDP (Kürdistan demokratik Partisi)'nin
Irak ve İran devletine karşı yaptığı mücadeleden büyük ölçüde etkilenerek
yoğun bir tartışma, inceleme ve teorik faaliyet içerisine girmişlerdir.
Bu tartışmalar sonucu,
Kürtlerin Türklerden farklı bir halk olduğu ve Türk
devletince sömürüldüğü (siyasal,ekonomik ve kültürel ).
Sözde Kürdistan denilen bölgenin Kürt parçası olduğunu
ve en büyük parçanın da Kuzey Kürdistan olarak nitelendirilen Güneydoğu
ve Doğu Anadolu bölgesi olduğu, amaçlarının da bu parçaları birleştirerek
bağımsız birleşik Sosyalist Kürdistan kurmak olduğu
.Hedeflerine ulaşmak için Güneydoğu ve Doğu Anadolu'ya
gidip yöre halkına propaganda yaparak düşüncelerine inandırıp sözde
Ulusal mücadele başlatmak gerektiği sonuçlarına varmışlardır.
Örgüt ilk faaliyet alanı olarak Diyarbakır, Şanlıurfa
ve Gaziantep illerini hedef seçmiştir.
Özellikle bu şehirlerde yoğun faaliyette bulunmalarının
nedenleri Diyarbakır'ın geçmişte bir çok isyana merkez teşkil etmesi
dolayısıyla isyancı bir geleneğe sahip olması, Şanlıurfa'da halen
Feodal yapının kırılmaması, yoksul köylü halkı ile devlete yakın aşiret
reislerinin arasında çelişkiler yaşanması, Gaziantep'i seçmelerinin
nedeni de sanayinin gelişmesiyle yoksul İşçi sınıfının akın etmesi,
örgütün bu gibi avantajları olan şehirlere yönelmesine neden oluştur.
Gaziantep alanına gönderilen Haki KARER bir süre faaliyet yürüttükten
sonra yine Kürt örgütlerden biri olan "sterka sor" (kızıl
yıldız) tarafından öldürülmüştür. Bu olay grubu etkiler zira o güne
kadar kadrolarından hiç kimse öldürülmemiştir. Grup bundan sonra daha
sert ve daha dikkatli olmaya başlarmıştır; en önemlisi de bu olaydan
sonra partileşme kararı alarak bunun çalışmalarına başlamasıdır. Örgüt
gerekli parti tüzüğü ve programını bir kitapçık halinde çıkartarak
partileşme çalışmalarını hızlandırmıştır.
27 kasım 1978 'de Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı
Fis köyünde yapılan bir toplantıyla KADEK ( Kürdistan İşçi Partisi,
Partiya Karkaren Kürdistan ) ilan edilmiştir. Bu aynı zamanda KADEK
terör örgütünün 1.Kongre'si dir. KADEK terör örgütü, parti ilanını
duyurmak için Hilvan ve Siverek'deki Aşiret ağalarıyla sürdürdüğü
çatışmaları daha fazla yoğunlaştırarak dikkatleri üzerinde toplamayı
amaçlamıştır. Bu çalışmalar sonucu siyasi yönden bazı kazanımlar elde
etmişse de askeri yönden başarısızlığa uğramıştır. Çatışmalarda birçok
militanını yanlış savaş taktikleri yüzünden kaybetmiştir. Bu durum
terörist örgüt KADEK içerisinde rahatsızlıklar meydana getirmiştir.
Toparlanmak amacıyla Mardin tarafına çekilen militanlar daha çok verdikleri
kayıpları kapatmak amacıyla Propagandaya ağırlık vererek, yeni kadrolar
oluşturma yoluna girmişlerdir.
KADEK Terör Örgütü
Yapısı
KADEK terör örgütü; Genel Başkanlık ve Genel Başkanlık
konseyi, Merkez Komitesi, Merkez Disiplin Kurulu, Eyalet yapılanması,
Bölge Komiteleri, Yerel Komiteler, Hücreler adı altında yapılanmıştır.
Belirli zaman dilimlerinde Kongre ve Konferanslar düzenlenerek gelişen
şartlara göre örgütün yapısı ve faaliyetlerinde değişiklikler yapılmaktadır.
Genel Başkanlık
Örgüt içerisinde ÖNDER olarak da adlandırılan genel
başkan, KADEK terör örgütünün başı olup yönetimden sorumludur. Örgütün
her türlü terör eylemi, propaganda faaliyetleri, her türlü kaçakçılık
bizzat başkan tarafından belirlenen taktik, strateji ve talimatlar
doğrultusunda gerçekleştirilir. Başkanlık, KADEK'da terörist başı
Abdullah ÖCALAN'ın şahsiyeti ile bütünleşmiştir. Başkanlık tarafından
alınan kararlar değiştirilemez. Affetme, örgüt içi infazlar vb. ciddi
kararlar her ne kadar örgüt içi sözde yargıya tabi ise de Abdullah
ÖCALAN'ın öneri ve talimatları bu tür kararlarda birinci derecede
rol oynamaktadır.
KADEK'nın üst düzey karar organı Kongre olmasına
karşın, kararların alınması ve hayata geçirilmesinde yakalanıncaya
kadar Abdullah ÖCALAN'ın büyük bir ağırlığı vardı. A.ÖCALAN yakalandıktan
sonra örgütün yönetimiBaşkanlık Konseyi adı altında oluşturulan birim
tarafından yürütülmektedir.
KADEK Terör Örgütü
Amacı, İdeolojisi, Stratejisi
Amacı
Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini
de içine alacak şekilde Suriye, İran ve Irak toprakları üzerinde Kürdistan
olarak adlandırdıkları bölgede Marksist-Leninist ilkeler doğrultusunda
Bağımsız Birleşik Demokratik bir Kürdistan devleti kurmaktır.
Asıl amacı bu olmakla birlikte Türkiye'nin ezeli
düşmanları olan dış devletlerin de desteğiyle ülkemizin gelişmesini
engellemeye yönelik ekonomik anlamda amacı da bulunmaktadır.
Bu amacını gerçekleştirmek için silahlı mücadeleyi
esas almıştır. Bu mücadele için de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri
başta olmak üzere silahsız ve masum bölge halkına karşı katliamlara
giriştiği gibi, ekonomiyi zarara uğratmak, istismar noktası olarak
gördükleri geri kalmışlığı kıracak yatırım ve hizmetleri engellemek
için araç gereç, kuruluş ve tesislere sabotaj türü saldırılarda bulunmakta,
turizm sektörünü baltalamak için de turistik tesis ve kuruluşlar ile
turistlere saldırmakta, ülkeye turist gelmesini engellemek için yurtdışında
propaganda faaliyetlerinde bulunmaktadır.
Stratejisi
KADEK terör örgütü amacına ulaşmak için halk savaşının
gerektirdiği Stratejik Savunma, Stratejik Denge, Stratejik Saldırı
şeklinde bir yol izlemeyi benimsemiştir.
1- Stratejik Savunma (1984-1989)
Güvenlik güçlerinin duruma hakim olmasından dolayı,
stratejik olarak savunmada, taktik olarak saldırıda bulunulan aşamadır.
Oluşturulacak silahlı örgüt birimleri vasıtasıyla
güvenlik güçlerini yıpratmaya yönelik eylemlere başvurup, devlet güçleri
ile baş edebilecek konuma ulaşılması amaçlanmaktadır.
2- Stratejik Denge (1989-1991)
Yürütülen yaygın eylemlerle kitleler siyasal mücadeleye
çekilerek faaliyetin daha üst boyutlara ulaştırılması öngörülür. Silahlı
faaliyetler ve eylemlerin yanında genel grev, boykot, işgal ve çeşitli
düzeylerde toplumsal olaylara başvurulur. Hareketli savaş yöntemlerine
geçilir. Ulusal kurtuluş mücadelesi verildiği propagandası ile başta
Sosyalist ülkeler olmak üzere tüm işçi, devrimci güçlerin desteği
sağlanır. Bu dönemin uzunluğu ve kısalığı bölge ve dünyadaki gelişmelere
bağlı olarak değişim gösterebilir.
3- Stratejik Saldırı (1991-1996)
Devlet güçleri ile denge durumuna geldikten sonra
kırların ele geçirildiği, kır ile şehirlerde başlatılan genel saldırı
ile devlet güçlerinin tümden imha edilmeye çalışıldığı dönemdir.
Ayaklanma ve saldırılarla devlet güçleri dağlardan
ovalara kovulur, ovada devlet güçlerine büyük darbeler indirilir.
Yer yer şehirlerde genel grev, genel boykot vs. eylemler geliştirilir.
Bazı küçük kasabalar işgal edilir, ovalarda sıkışan devlet güçleri
şehirlere çekilerek tümden hareketsizleşir ve savunmaya çekilir.
Savaşabilecek tüm güçler silah altına alınır, genel
bir saldırı hazırlığı yapılır.
Kısa bir sürede kırlardan şehirlere saldırılır, aynı
anda şehir merkezlerinde ayaklanmalar geliştirilir, böylece düşman
güçleri içten ve dıştan kuşatma altına alınıp, imha edilmeye çalışılır.