Unutmak Tükenmektir !


İnsanlık Düşmanları

ERMENİ KOMİTELERİ VE EYLEMLERİ

Ermeni tarihci Rıchard Hovannısıan 19cu asır Ermenilerinin bağımsızlık önermeye hazır olmadıklarını iddia ediyor...”Çünkü doğudaki Osmanlı illeri için Ermenilerin çoğu Osmanlı Imparatorluğu çerçevesinde kendı geleceklerine kendilerinin karar vereceği bir idare şeklini en arzu edilen bir gelişme olarak görüyorlardı. Asrın son çeğreğinde örgütlenen birkaç siyasi ve devrimci dernekten sadece 1887’de Cenevre’de başlatılan Marksist bir örgüt olan Hunçakist doğrudan doğruya Osmanlı İmparatorluğundan kopmayı savunuyordu.” (5)

"1878’den önce bile Daron-Sasoun ve Vasburagan bölgelerinde hükümet güçleri ile savaşan yeraltı hücreleri, gizli gruplar ve “haydut” çeteleri bulunuyordu. Seksenlerde Khrimian ve Mgrdiç Portugalıan Van’da faal idiler...1885’de Van’dan kovulan Mgrdiç Portugalian Osmanlı İmğaratorluğunu terketti ve Marsilya’ya yerleşti ve orada ‘Armenia’ dergisini yayınlamağa başladı. Van’daki öğrencileri ve arkadaşları ‘Armenia’yı kendi sesleri olarak görüyorlardı ve 1886’da ‘Armenagan’ Partisini kurdular. Bunun amacı ‘devrim yolu ile Ermeni halkının egemenliğini sağlamak’ idi.” (6)

Hraç Dasnabedıan Ermeni Devrimci Federasyonu’nun kuruluşundan önceki durumu söyle özetler:

"Seksenlerin sonlarına doğru, hem Doğu hem de Batı Ermenileri devrim heyecanına yakalanırlar. Hunçakianlar tüm Konstantinopol (İstanbul), Küçük Asya ve Trabzon’da yayılmaya başlamışlardı. Vasburangan’da Armenaganlar faaliyette idiler. Tiflis’de Yenidasart Hayastan örgütü kurulmuştu; üyeleri Osmanlı Ermenıstanın’daki durumu ve Ermenilerin niyetlerini öğrenmek için zaman zaman orayı ziyaret ediyorlardı; sınırın her iki tarafında ‘Droşak’ grupları denilen askeri hücreler kurmuşlardı. Batı Ermenistan’ın çeşitli bölgelerinde ‘haydut’ çeteleri veya partızan grupları ya faal idiler ya da kurulmakta idiler. Rusya’da Moskova, St Petersburg ve Tiflis kentleri devrim ruhunun etkilediği öğrencilerin merkesi idiler. 1890’da St Petersburg’da talebe olan Sarkis Gugunian Kars’tan Türkiye Ermenistan’ına geçmek maksadı ile 125 kişilik bir vatansever grubu oluşturdu.” (7)

Marksist ayırımcı Hunçakist örgütünün dışında 1890’da Tiflis’de ikinci bir Ermeni örgütü kuruldu. Hovannisian bu örgütü şöyle anlatıyor:

"20nci asrın ilk yılları geldiğinde Kafkasya ötesinde ve doğu Osmanlı illerinde, 1890’da Tiflis’de kurulan Hai Heghapokhakan Dashnaktsutiun (Ermeni Devrimci Federasyonu) platformu en güçlü ve kapsamlı Ermeni siyasi örgütü haline gelmişti. 1892’de kabul edilen ilk programı Türk Ermensitanın idari ve ekonomik özgürlüğünü ileri sürüyordu...Bu amaçları gerçekleştirmek için Dashnaksutiun mücadele birlikleri kuracak, halkı silahlandıracak, casusluk şebekeleri çalıştıracak, Ermenilerin devrimci ruhunu kuvvetlendirmek için propaganda faaliyetleri yürütecek ve özellikle de yolsuz yetkilileri, hainleri ve istismarcıları yıldırma yoluna gideceklerdi. Dashnaktsutiunun benimsediği metodlar Rusya’nın Narodnaıa Volia ve halefi Sosyal Devrimci Partisinin metodlarının benzeri idi ki her iki örgüt de Ermeni liderleri ile sıkı temas ve ideolojik bağlarını devam ettirdiler.” (8)

Gerçekte de K.S. Papazian, 1892’de yapılan Kongrede Ermeni Devrimci Federasyonu(EDF)’nun benimsediği programda örgütün amacının isyan yolu ile siyasi ve ekonomik özgürlüğün sağlanması oldugunun belirtildiğini yazıyor. (9)

Papazian’a göre "Tavşana kaç, tazıya utu demek EDF’nin taktiği olmuştur.” (10)

General James G. Harbord başkanlığındaki Amerikan Komisyonu, 1919’da Barış Konferansına ve Amerikan hükümetine sunduğu raporda Dashnaksutiun’dan aşağıdaki ifadelerle bahseder:

"Bu gerçekte bir partiden ziyade bir siyasi dernektir. Hepsi de kuvvetlice Sosyalist olan açıkca belirgin üç unsuru vardır: a) Komitacılardan (Sert metodlara inanan gizli örgütcüler) oluşan sağcı kanat; b) Her iki kanatı da kontrol eden ve aydınlardan oluşan merkez; c) Hemen hemen tamamen Bolşeviklerden oluşan solcu kanat. Çok iyi örgütlenmiş olup her yerde ajanları bulunuyor ve hala daha Ermeni ulusal yaşamında sözü geçen bir yeri vardır. Dashnaktsutiunun muhalifleri onun vatansever işlevine rağmen bir barbarlık kalıntısı olduğunu ve bastırılması gerektiğini söylüyorlar. Dashnaktsutiunun hala daha terörist metodlar kullandığı muhtemeldir ve ihtilaflara neden olma eğilimi nedeniyle de bir tehlike kaynağı olduğu inkar edilemez.”

Halbuki Papazian "Terörizm ta başından itibaren Kafkas Dashnag Komıtesi tarafından gerek bir siyaset gerekse amaçlarını gerçekleştirmek için bir metod olarak benımsenmiştir,” diye iddia ediyor. (11)

Gerçekte de, 1892de benimsenen Dashnag programında “Vasıtalar” başlıklı bölüm aşağıdaki gibidir:

"Ermeni Devrimci Federasyonu amacına isyan yolu ile ulaşmak için devrimci gruplar örgütler....” (12)

En ünlü Dashnag ideolog ve tarihcisi M.Varandan şöyle diyor: “Ermeni hareketinin amacı ta başından beri Osmanlı zulmüne karşı mümkün olduğunca uzatmalı bir mücadele organize etmek, ülkede sürekli bir devrim durumu yaratmak...ve bunları yaparken de daima üçüncü bir unsuru, Avrupa unsurunu, göz önünde bulundurmak." (13)

Yarbay Sir Mark Sykes devrimcilerin taktikleri konusunda benzeri bir görüşü ileri sürüyor. 1915’de şöyle yazmış:

"...Muş ovası Ermenileri bu günlerde kontrol etmesi son derece zor bir halktır. Çok tamahkar olup en makul vergileri ödemeye bile itiraz ederler; birbirlerine karşı aşırı derecede haindirler de ve çok kez kendi köylüleri ile olan eski hesaplarını temizlemek için devrimcilere katılırlar. Devrimcilerin taktiklerine gelince, daha şeytani birşey kimse tahayyül edemez: masum insanları cezalandırtmak için Müslümanları katletmek; gündüz vergilerini ödemiş köylülerden geceleyin zorla para almak; para toplama kutularına katkıda bulunmayanları öldürmek. Bunlar, Müslüman,Katolik ve Gregoryenlerin onları açıkca ıtham ettikleri suçların sadece birkaçı. Eğer Ermenilerin hedefi kanun nezdinde eşitlik sağlamak ve Ermenilerce kısmen meskün ülkelerde güvenlık ve barışı idame ettirmek ise, ancak şunu diyebilirim ki kullandıkları metodlar başarı elde etmek için hesaplanmamıştır.


TAŞNAKLAR VE TERÖR

BARIŞA SIKILAN KURŞUNLAR

OSMANLI BANKASI BASKINI (1896)

VE ERMENİ PARLEMENTOSU BASKINI (1999)


Taşnak Örgütü (Komitesi);1890 yılında Tiflis’te ; Ermenistan’ın bağımsızlığını sağlamak için kurulmuştu. Kafkas Ermenileri tarafından kurulan örgüt , Balkan Milletlerini örnek alarak tedhiş ve terör ve terör uygulayarak sesini duyurmayı ve ardından da nihai amaçlarına ulaşmayı hedefliyordu. Ermeni tarihçi Varantyan Taşnaksutyun Tarihi adlı eserinde Taşnaklardan şu şekilde bahseder.

"Yeni Taşnaksutyun’un kurulması fikri, Ermeni milli idealiyle doğmuştur. Bu teşekkül aydın gençlik kitlelerine dayanıyor, hürriyet, bağımsızlık fikirlerini yayıyor, bu fikirlerle beraber demokrasi esaslarını da öğretmeye çalışıyordu. Ermeni zenginleri, yeni kurulmuş olan Taşnaksutyun’dan daima uzak kalmışlardır.

Taşnaksutyun’un ilk hedefi, içeride isyan çıkartmaktı. Bu isyandan sonra herhalde, Bulgaristan gibi, Lübnan gibi bir şey gelirdi.1892 Sonbaharında Tiflis’te yapılan ilk toplantıda, genel isyanlar çıkarılması, hükümet reislerine, Ermeni düşmanlarına karşı suikastlar yapılması teklif edildi. Uzun tartışmalardan sonra suikastların ancak hainlere, casuslara düşman ajanlarına karşı yapılması kabul olundu. Ayrıca Türkiye’ye silah sevki ve Türkiye Ermenilerinin silahlandırılması ve hazırlanmaları uygun görüldü.

" Komitenin ilk emri " Türkü, Kürdü her yerde, her türlü şartlar altında vur. Gericileri,sözünden dönenleri, Ermeni hafiyelerini, hainleri öldür. İntikam al " idi.

Bu esaslar doğrultusunda hareket eden Taşnaklar Anadolu içlerinde tedhiş ve teröre başladılar. Zivin, Erciş, Zor, Musun, Oltu, Pasin ve Velibaba yörelerinde bölge halkına ve askeri birlikler saldıran Taşnak çetecileri 2 Bin kişiyi asker- sivil ve Türk-Kürt ayıretmeden öldürmüştü.

Taşnak Çeteciler, kendilerine para vermeyen Ermeni zenginlerine karşı suikastlarına devam ediyorlardı. Avukat Haçik Efendi, Dacat Vartabet, Kumkapı Ana Kilisesi rahibi Der Mampre Vartabet ile Mıgırdıç Tutuncief, Polis memuru Markar, Hacı Dikran. Kandilci Onik ve Zenginlerden Karagözyan ve Uncuyan Apik Efendileri sokak ortasında öldürdü.”


TAŞNAK’IN SEMBOLLERİ

Taşnaklar ,diğer Ermeni çetesi olan Hınçakların 1890 yılından sonra yaptıkları Erzurum Olayı, Kumkapı gösterisi,Merzifon, Kayseri ve Yozgat olayları, Sason isyanı , Zeytun İsyanı,ve arkasından 18 Eylül 1895 tarihinde Bab-ı Ali gösterisi gibi büyük olayları organize etmeleri karşısında kendi seslerini duyurabilmek için bazı eylemler yapma kararı aldı. İlk olarak Van’da 1 Haziran 1896’da bir isyan çıkarttılar. İsyan kısa sürede bastırıldı.

Osmanlı sınırları içerisinde terör eylemi gerçekleştiren Taşnaklar, dünya kamuoyunu etkilemek için ABD ve Fransa başta olmak üzere yoğun bir propaganda faaliyetine başlamışlardı.

Bu isyanın bastırılmasından sonra, Taşnaklar dünya kamuoyunun dikkatini çekmek başka bir eylem yapmaya karar verdiler. Uzun tartışmalardan sonra Osmanlı Bankası’na karşı baskın yapılması, Zaptiye Nazırı Nazım Paşaya saldırılması ve Ermeni mahallelerinde silahlı eylemler gerçekleştirilmesi kararı aldılar.

Eylem 14 Ağustos 1896 günü başlatıldı. Osmanlı Bankasına bomba ve tabancalar ile saldıran Taşnak militanları bankada çalışan 157 kişiyi rehin aldılar. Bu arada Osmanlı askerleri ile bankayı basan militanlar arasında çıkan çatışmada bir çok asker hayatını kaybederken , 20 kişilik saldırgan grubundan 3’ü de ölmüştü. Taşnaksutyun İstanbul Merkez Komitesi bir bildiri yayınlayarak, büyük devletlere karşı eylemin haklılığını savunmaya çalışmıştı. Rus Büyükelçiliği devreye girerek arabuluculuk yaptı ve baskını gerçekleştirenler, Banka Genel Müdürü Edgar Vincent’in yatına binerek, Marsilya’ya gittiler.

İşte bu olaydan yaklaşık 100 yıl sonra Taşnaklar, ideallerinden hiç bir şey kaybetmediklerini ispat etmek için yeni bir eylem gerçekleştirdiler. 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Ermenistan’ın komşuları ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştığı ve bu çerçevede Türkiye ile ilişkilerini düzeltme yolunda girişimler başlattığı şu günlerde Türklerle iyi komşuluk ve dostluk amaçlayan Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı Serkisyan ve Ermenistan Enerji Bakanı , 1890 yılında Taşnak Komitesinin ilk kurucularının verdiği emir gereğince , tıpkı Osmanlı Bankası Baskını gibi bütün dünyanın dikkatini çeken bir Parlâmento Baskını sonucu katledildiler.

Uluslararası terör uzmanları, bazı fanatik Taşnak militanlarının, Kafkasya’da oluşturulmak istenen Türk-Ermeni-Azeri işbirliğini baltalamaya yönelik bazı sansasyonel eylemlerde bulunma hazırlıkları içerisinde olduklarını tespit etmişler ve bu çerçevede özellikle ABD’ ve Fransa’da de bulunan fanatik Taşnaklar yakın gözetim altına alınmışlardı. Bunun sonucunda Taşnak Partisi ABD temsilcisi Murad Topalyan (56) terörist eylem hazırlıkları içinde olduğu gerekçesi ile ABD makamlarınca Ekim 1999 ayı başlarında tutuklanmıştı.

Kafkasya’da barış ve huzuru istemeyen ve bunun sonucunda da bir takım çıkarlar elde etmeyen bir takım karanlık güçlerin maşası olan Taşnaklar, menfur bir cinayet işleyerek geçmişte açmış oldukları kanlı dosyalarına bir sayfa daha eklediler. Sağduyu sahibi Ermeniler ve diğer Kafkas milletlerinin bu olaydan etkilenmeden , Kafkasya’da açılmaya başlanan barış dönemini sürdüreceklerine olan inancımız sonsuzdur.



Can Verenler...