11 Ekim 2007
ERMENİSTAN BAŞBAKANININ İTİRAFI
Ermeni
kıyımı iddiaları bağlamında Ermenistan'ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni'nin
1923 yılında Bükreş'te yapılan Ermeni meselesiyle ilgili Taşnak Partisi
toplantısında sunduğu bir rapor vardı.
Kaçaznuni'nin Osmanlı döneminde yaşananları anlattığı
kendi imzasını taşıyan bu rapor, Türk Hava Kurumu (THK) tarafından
Rusçadan Türkçeye tercüme edilerek kitap haline getirildi. İngilizce
ve Fransızca dillerine de çevrildi.
Bu belgeyi özetle sunuyoruz.
Türklere savaşı biz açtık
1914 sonbaharında, Türkiye henüz savaşan taraflardan birine katılmadığı
dönemde, Güney Kafkasya'da büyük gürültü içinde ve enerjik biçimde
Ermeni gönüllü birlikleri oluşturulmaya başlandı.
....................
Türklere karşı ayaklandık. Barışı sabote etmek için savaştık bile.
Artık hepimiz Türklerin düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık.
"Türkiye'den denizden denize Ermenistan" talep etmekteydik.
İtilaf devletlerinin ordularını Türkiye'ye göndermeleri ve hâkimiyetimizi
temin etmeleri için Avrupa ve Amerika'ya resmi çağrılar yaptık. Nihayet
şu da var ki, var olduğumuz sürece aralıksız olarak Türklerle savaştık.
Öldük ve öldürdük. Artık, Türklere ne gibi bir güven telkin edebiliriz
ki?
Aklımız dumanlanmıştı
Askeri operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya'ya bağlandık.
Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi
biziz. Türklerin milli mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve
silahlanmamız büyük bir hataydı. Türklere karşı ayaklandık ve savaştık.
Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf
devletlerinin bize vaat ettiği büyük Ermenistan hayali vardı. Ama
biz hiçbir zaman devlet olamadık. Türkiye Ermenistan'ı diye bir devletin
hayalden öte olmadığı gerçeğini göremedik.
Aklımız dumanlanmıştı. Biz kendi isteklerimizi başkalarına
mal ederek, sorumsuz kişilerin sözlerine büyük önem vererek, kendimize
yaptığımız hipnozun etkisiyle, gerçekleri anlayamadık ve hayallere
kapıldık.
Türkler doğru yaptı
1915 yaz ve sonbahar döneminde Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire
tâbi tutuldu. Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık
duymalarını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Siyasal açıdan
olgunlaşmamış ve dengesiz insanlara özgü bir şaşkınlık içinde, bir
uçtan diğerine savrulmaktaydık. Rus hükümetine karşı dünkü inancımız
ne denli körü körüne ve temelsizse, bugünkü suçlamalarımız da o denli
körü körüne ve temelsizdi.
Barışı sabote ettik
Kaderden şikâyet etmek ve felaketlerimizin sebeplerini kendi dışımızda
aramak acıklı bir durumdur. Bu bizim (hastalıklı) milli psikolojimizin
karakteristik bir özelliğidir ve Taşnaksutyun Partisi de bundan kaçamamıştır.
Osmanlı'dan, Akdeniz'e uzanan bir Ermenistan talep ettik. Derhal gönüllü
birlikleri oluşturduk, Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. İsyanımızın
temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği Ermenistan hayali
vardı, gerçeği göremedik.
Sorunu tarihçilere bırakmak çabalarında ilginç bir
belgedir.
G.C.