Unutmak Tükenmektir !
BİZİ YALANCI ÇIKARTMAYIN !..

A.T.A.
1970 li yıllar. Kirli tezgahlar kurulmuş, kızıl bir pençe ülkemi dört bir yandan sarma gayretinde iken Alparslan Türkeş liderliğindeki Türk gençliği ecdadından aldığı mirasın hakkını verip adeta bir şahlanışa geçer ve Moskof dölünün suratına akşeder Osmanlı tokadını. Netice malum, 5500 çeri uçmağa varır. Belki komünizm gelmez ama kara bir eylül çöker ülkem üstüne. Sonra taş medresede güneş doğmak bilmeyen geceler... Ne için verildi bu mücadele? VATAN için, MİLLET için, İSTİKBAL için.

Yıl 2001, durum herkesçe malum. Uğruna mücadele verilen; İSTİKBAL...

Soruyorum o kutlu mücadeleyi verip bu gün hayatta olan abilerime; Nedir bu yılmışlığınız? Sinmişliğiniz, bu pasifliğin pes etmişliğin manası ne? Ülke yönetimini sabateist dönmelere, Yahudi uşaklarına, hareketin köşe başlarını menfaatkarlara bırakmak için mi yapıldı bu kavga?

Yarın mahşerde, jürisi 5500 tane şehit olan bir mahkemede sanık sandalyesinde oturacağınızı ve bütün bu yanlışlara göz yummanın hesabının sizden sorulacağını unutmayın! Endülüs Emevi devleti yıkıldığında zevk-i sefaya düşkün mağlup hükümdar selameti kaçmakta bulur. Annesini ve ailesini alıp şehri terk eder, yüksek bir tepeye gelip geri döndüğünde meşhur Gırnata sarayının cayır cayır yandığını görür ve ağlamaya başlar. Annesi de ona şu tarihi sözü söyler;

AĞLA OĞLUM AĞLA. ERKEKLER GİBİ
SAVAŞAMADIN, ŞİMDİ KADINLAR GİBİ AĞLA!

Biz bu güne kadar etrafımızdakilere ERKEKLER GİBİ SAVAŞMAYI sizden öğrendiğimizi söyledik.


BİZİ YALANCI ÇIKARTMAYIN!...



Can Verenler...