Unutmak Tükenmektir !
A.T.A.

Türkiye ; nin ve Ülkücü Hareket ; in geleceğine dair;

Ülkücü hareketin şu an ki durumunu özellikle MHP yi eleştirme fırtınası almış başını gidiyor. Zaman zaman bizim de içinde bulunduğumuz bu tenkitler elbette haklıdır ama şu da aşikardır ki bize yakışan sadece eleştirmek, kınamak değil bilakis alternatif sunmak bu yönde numune teşkil etmektir. Tarih ispat etmiştir ki;sıkıntılar söverek, kahrederek değil, ancak şaha kalkmış bir iman, sonsuz bir gayretle mücadele ederek bertaraf edilebilir...

Evvela tespit edelim ki;iktidar gelene kadar yükseliş içinde bulunan hareketimiz manevi temeller üzerine oturmuştur. Bu teşkilat, kendisini oluşturan fertlerinin dava için yapabilecekleri en büyük fedakarlık olan; can dan geçme; adına beş bin kez imtihanını hakkıyla vermiştir. Siyaset sahnesindeki vitrinimiz olan partimizde bu birikime göre şekillenmiştir. İktidara geldikten sonraki bu çözülüşün sebebini partide veya hareketin dışında aramak büyük yanlıştır.

Dertte derman da ruhumuzda maneviyatımızdadır. Sıkıntının varlığını daha da önemlisi sebebini idrak ten sonra nasıl tedavi edileceğini düşünmeliyiz.Evvela temiz bir sayfa açmalı bu güne kadar yapılan hataları dövünmek için değil ibret almak için zihnimize nakşetmeliyiz. Ülkücü hareketin de ülkemizin de sıkıntıları aynı membadan geliyor; başta "samimiyetsizlik". Durumdan şikayetçi olup sağa sola saldırmak hatta küfretmek yerine düzeltmek için kolları sıvamak bunu yaparken de önce samimiyetimizi muhakeme etmek gerekir.

Bütün bu merhaleler aşıldıktan sonra girişilecek hamlede kısa vadeli neticeler verecek tedbirler yerine ilime ve sanata yatırım yapılmalı. Düşünürken ve hedef tespit ederken satıhta takılmamalı, derinlemesine düşünmeli, perspektifimizi muhafaza etmeliyiz.Ufkumuz Turan kadar geniş olmalı Edebiyat, mimari, musiki, tezhip velhasıl bütün güzel sanatlarda kendi kültürümüze tarihimize dönük eserler verilmeli yeni hamleler yapılmalı. Bu surette gençliğimizi modernizm adı altında kendi öz benliğinden, kültürünün eserlerinden kopuk ve mazisine düşman olmaktan kurtararak yeni dirilişlerin temel kaynağı olan ruh u, maneviyatı beslemeliyiz.

İkinci merhale ise teknoloji üçüncü merhale ise sanayii alanın da yapılan hamledir. Sıralamada maneviyatın, kültür ve sanat faaliyetlerinin birinci sırada olması tesadüf değildir, sebepsiz, gayesiz, idealsiz teknik ve sanayiinin fayda değil zarar getireceği konusunda hemfikir olduğumuza eminim Toprak ve güç kaybeden milletler kültürel dinamiklerinden aldıkları kuvvetle medeniyetlerini ayakta tutarlar ve tekrar dünya tarihinde zirveye oynayabilirler ama bu kültürel değerlerini kaybeden bir milletin çöküşünü kimse engelleyemez. Selçuklu devletinin yıkılışından sonra yani cihan devleti Osmanlı;nın doğuşunun arifesinde Anadolu erenlerinin misyonunu hatırlayalım. Türk devletlerini baki kılan müşahhas değil mücerret dinamikleridir bunu hiç unutmayalım ki bu Millet gözle görülür çok fetretler hatta çöküşler yaşamıştır ama hiç bir zaman dipteki manevi dinamiklerinden bu kadar kopuk olmamıştır.

Velhasıl sıkıntı büyük, yük ağır ama hedef çok yüce, inleyip ah vah etmeyi bırakıp bizzat kendi nefsimizde ki samimiyet mahkemesiyle başlayalım ;

Ne dersiniz? Nemrutları vız gelir, Gül olur ateş bize,
Muhtaçtır doğmak için ay bize, güneş bize,

Daha yola çıkmadan demiş ki TÜRKEŞ bize:

YOLUMUZ UZUN,ÇETİN,MEŞAKKATLİ OLACAK,
KERVANA TEREDDÜTSÜZ İNANAN KATILACAK !!!



Can Verenler...