Unutmak Tükenmektir !

 

 

 

1 Şubat 2008

MUTLU AZINLIĞA DİYORUZKİ "AYA FÜZE GÖNDERDİNİZDE BACIMIZIN BAŞ ÖRTÜSÜNEMİ TAKILDI.."

Cemil TOPAL
Başörtüsü meselesinde çözüme hiç bu kadar yaklaşılmamıştı. Başbakan Recep Tayip ERDOĞANIN İspanya gezisinde yaptığı açıklama ve ardından hızla meydana gelen süreç, adeta toplumun önemli bir kısmının yıllardır arzuladığı mutabakatı sağladı. MHP genel başkanı Sayın BAHÇELİ’ nin sergilediği tavır ki bu tavrı sergilemek özellikle muhalefette iken her baba yiğidin harcı değildir ve düğümün çözüm noktası oldu.

MHP yıllardır, yani sorunun başladığı ilk günden beri uzlaşma ve toplumsal mutabakatla çözüm bulunması gerektiğini ve bununda hemen olamayacağını öncelikle toplumun buna hazırlanması gerekliliğini savunuyordu. Bu sürece başta ülkücü camiadan olmak üzere toplumun önemli kesiminden tepkiler gelmişti. Birçok kişi konunun hemen çözülmesi gerekliliğine inanıyor ve MHP
‘nin bu tutumunun gerekçelerini anlamakta zorluk çekiyordu. Bazı zamanlarda ben bile neden bu kadar sessiz kalındığına anlam veremiyordum. Ancak şimdi görüyorum ki sayın BAHÇELİ ’nin doğru zaman ve doğru hareket tezinin geçerliliği ispatlandı. 28 şubat sürecinin akabinde erken bir çıkışın sorunu iyice çözümsüz hale getire bileceği gerekçesinin ne kadar haklı bir gerekçe olduğu gözler önüne serildi. Daha erken yapılacak bir çıkışın toplumu germekten ve mağdurları daha mağdur etmekten başka hiçbir işe yaramayacağı gerçeği iyice gün ışığına çıktı. Hüseyin ÜZMEZ ’in vakit gazetesindeki köşesinde kaleme aldığı ve sayın BAHÇELİ den özür dilediği yazısında değindiği gibi bizim gönlümüzden geçen olmasını çok arzuladığımız erken çözüm teşebbüsünün ne kadar gereksiz ve yıpratıcı olabileceğini şimdi daha net görüyoruz.

Toplumsal mutabakatın bu denli üst seviyede olduğu bu gün bile “Mutlu Azınlık” konuyu kaşıma noktasında elinden geleni yapmakta 50 yıldır savunduğu demokrasi kavramını konu “BAŞÖRTÜSÜ” olduğunda hiçe saya bilmektedir. Ancak altını çizmek gerekir ki bu konu gündemi gereğinden fazla bir zamandır, gereksiz gerekçelerle işgal etmekte ve toplumun asıl gündemini gölgelemektedir. Ve ne yazık ki toplumun önemli bir kesimi de bu suni gölgeleme de rol almakta ve bunun farkında olmamakta dır. Ancak konuyu sürekli kaşıyan ve gündemden düşmesine asla fırsat vermeyen “Mutlu Azınlık” şunu unutmamalıdır ki “Egemenlik Kayıtsız ve Şartsız Milletindir.” Egemenliğin millet adına kullanılması hakkı da “Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.” Millet İradesinin üzerinde hiç bir irade milletin geleceği ile ilgili karar alma yetki ve salahiyetine sahip değildir. Millet 22 Temmuz Seçimlerinde iradesini ortaya koymuş ve tercihini meclise yansıtmıştır.

İşte o irade, öncelikle halktan aldığı güce dayanarak bu kangreni tedavi ediyor. Bu girişim tarihi bir dönüm noktasıdır. Yıllardır ülkede “Demokrasi Tacirliği” yapanların özde mi yoksa sözde mi olduklarını ispatlama zamanı. Ama şu bir gerçek ki bu konuda en ciddi ve kararlı olan irade ülkücü iradedir. Ülkücü irade ve onun temsilcisi olan Milliyetçi Hareket Partisi bu konu da kendine düşen görevi fazlasıyla yerine getirmekte ve kendine inanan güvenen kitlelelerin ve mağdurların güvenini boşa çıkarmamaktadır.

ZALİMİN ZULMU VARSA MAZLUMUN MHP ‘ Sİ VAR



Can Verenler...