18 Mart 2008
Cemil Topal
REİS MEHMET GÜL'E

Hey gidi Koca Reis
gidiyorsun ha...
Sen adam gibi yaşamanın bedelini
Biz senin bedenini vurup sırtımıza
gidiyorsun ha
Ne diyeyim şimdi
İyi mi ettin diyeyim
Kalan... kalan yok be reis
Belki bir küçük anı, bir hatıra..
İçimde tuhaf bir his
sana geldi diyor şimdi belki de sıra
Pekala, baş üstüne
ölüm çoktan kabulüm
Nasıl olsa çocuklar büyüdü
üç buçuk emekli aylığımla geçinir gider karım
Lakin benim korkum şiirlerim kalır diye yarım
Satılır diye bir mahalle bakkalına kitaplarım;
Zeytin sarılır, helva sarılır,
Kalırsa duvarda bir resmin kalır
Bir de kapı zilinde bir müddet ismin
Sonra unutulur cismin dahi
Hey gidi Koca Reis
Gidiyor musun sahi!.......
Gittin be koca reis… Bizi bırakıp ansızın gittin…
Şimdi uzun çay sohbetlerini senin değiminle beyin fırtınalarını kiminle
yapacağız…Derdimizi kime anlatacağız…Beşiktaş maçlarından sonra kimi
kızdıracağız…
Biz seni o gür sesinle yaptığın konuşmalarla tanımıştık…
Ağabeylerimizin ocak başkanı bizim parti başkanımızdın… Meclisteki
gür sesimiz ekranlardaki gurur kaynağımızdın. Bize hep okuyun çocuklar
derdin ama okumak yetmez yazında derdin, evet ağabey bak artık yazıyorum.
Ama ne kadar acı, bir gün senin arkandan yazacağım aklıma gelmezdi…
Çok zormuş be ağabey bir insanın sevdiği bir dostunu kaybetmesi ve
bu kaybı kelimelere sayfalara sığdırması çok zormuş… Asıl zor olan
ise bundan sonra seni görememeye sesini duyamamaya kendimizi alıştırmak.
Hani bir dağ devrildi derler ya büyükler işte inan
senin gidişini anlatan en güzel söz budur bence. Başı dumanlı bir
dağdın sen, çelik gibi duruşun keskin bakışların dosta güven düşmana
korku verirdi her zaman. Sen konuşmaya başlayınca dağlar taşlar susar
dinlerdi. Hey gidi Mehmet ağabey bizi erken bıraktın…Ruhuna FATİHA...