18 Mart 2008
Cemil Topal
KARANLIK ELLER ÜNİVERSİTELER'DE..
Son günlerde yaşanan karmaşa hiçte hayra alamet değil. Meşhur tabirle
“düğmeye basıldı”, ne için basıldığı belli de kimin bastığı sorusu
bilinen sır.
Bir oyun oynanıyor bildik tanıdık ve bir o kadar
da tehlikeli bir oyun. İki baş yüzlerce yardımcı aktörü ve milyonlarca
figüranı olan bir oyun. Amaç; birilerinin siyasi ikbali! Ne acı değimli
birileri siyasi ikballeri ve keseleri uğruna bir milletin istikbaline
ve o milletin evlatlarının kaderine ipotek koyuyor. Karanlık eller
iş başında bazen tetik çekiyor, bazen bomba koyuyor…
Soğuk savaşın bitimiyle jeopolitik önemi azaldı
diye düşünülen Türkiye 11 eylül saldırılarından sonra oluşan yeni
durumda eskisinden çok daha fazla önem arz eden bir konuma geldi.
Enerji politikaları ve kaynaklarının yön verdiği bu yeni durum gözden
geçirildiğinde –ki bu durum kısaca BOP olarak adlandırılıyor- Türkiye,
enerji kaynaklarının hemen kenarında, buralara yapılacak operasyonlar
açısından en müsait toprak parçasıdır. İşte soğuk savaşta bir cephe
ülkesi olan ve bunun bedelini binlerce gencinin bir birini öldürmesi
ile ödeyen Türkiye bu yeni dönemde de aynı kaderle karşı karşıya kalmak
üzere…
Ülkede bir türlü sağlanamayan siyasi istikrar ve
beceriksiz ekonomi kurmaylarının etkisiz ekonomi yönetimi yüzünden
yaşanan ekonomik sıkıntılar , bir boşluk yaratmakta ve bu boşluk ortamı
da ülkeye egemen olmak isteyen kökü veya kendi dışarıda olan karanlık
güçlerin ekmeğine yağ sürmektedir. Geçmiş tecrübeler göz önüne alındığında
hiç vakit kaybetmeden en azından siyasi istikrarın sağlanması gerektiği
açıktır. Ancak siyasi istikrarı sağlamak için bunu isteyen kadrolara
sahip olmak gerekir ki işte ülkenin eksiği budur. Ne yazık ki iktidarda
ana muhalefette kavga ve kaos ortamından beslenmekte ve kavgayı siyasi
başarının tek yolu olarak görmektedir. Hal böyle olunca da sadece
siyasi güçlerini korumak ve artırmak adına yaptıkları kısır tartışmalar
ülke gündemini gereksiz bir şekilde işgal etmekte ve halkın gerçekleri
görmesini engellemektedir. Bu yolla En azından mevcut durumlarını
koruyacaklarını uman iktidar ve ana muhalefet ülkeye ne büyük bir
zarar verdiklerinin farkında bile değiller.
Bu kavga ortamında kendine gün doğan karanlık güçlerde
boş durmamaktadır. Bölücü terörü uzun yıllardır destekleyen güçler
artık işin boyutunu değiştirip tek yanlı saldırı tezini terk etmiş
işin içine diğer tarafı da çekme gayretine girmişlerdir. Son günlerde
yaşanan türban ve kapatma davalarının toplumda oluşturduğu gergin
ve ayrıştırıcı durum üniversite gerginlikleri ile farklı bir mecraya
sürüklenmekte ve çok tehlikeli bir hal almaya doğru yürümektedir.
Yaşanılan olaylar ve olaylarda yer alan figüranlar sistemli ve planlı
bir oyunun göstergesidir. Bu kadar kötü ahval içinde iyi olan ve umut
veren gelişme ise oyunun içine çekilmek istenen Türk Milliyetçilerinin
uyanık davranarak bu unsurlara karşı hassas davranarak en ciddi tedbirleri
hemen almalarıdır.
Evet baş aktörler oyunu daha geniş bir mecraya çekme
hevesindedir. Bu mecrada anlaşıldığı üzere Türk-Kürt çatışmasıdır.
Laik anti-laik kamplaşma toplumu onlara göre yeterince germemiş daha
fazla germek içinde böyle bir yol bulunmuştur. Bunun içinde süratle
Türk miliiyetçileri tahrik edilmek ve olayların içine çekilmek istenmektedir.
Antalya’da yaşanan durum bunun tipik bir göstergesidir. Bu tarz hadiseler
yaşanmaya devam edecek gibi gözüküyor. Burada öncelikle Türk milliyetçilerine
düşen görev tahriklere kapılmamamak ve böyle bir tezgahın parçası
olamamaktır. MHP nin Antalyada yaşanan hadise sonrası ortaya koyduğu
tavır takdire şayandır. Ancak bu gidiş sadece MHP nin uğraşı ile durdurulamaz
en önemli görev mevcut iktidara düşmekte ve bu tarz olayların ve provokasyonların
önüne geçmek için devletin tüm gücünü ortaya koymaktan geri durmaması
gerekmektedir. Toplumda oluşa bilecek ani reflekslere karşı uyanık
olunmalı koluk kuvvetleri süratle bu tarz eylem ve planların üzerine
gitmelidir. İktidar siyasi ikbal uğruna gerginlik siyaseti gütme tutumunu
bir an önce sonlandırmalı ve oynanan oyuna alet olmamalıdır.
Özellikle Türk-kürt çatışması için pilot bölge seçilen
üniversteler deki Ülkücü gençler hertürlü provakasyona karşı sağduyu
ve aklı selimle hareket etmekte ülke sorunlarının çözümünün herşeyden
önce geldiği gerçeğini bilmektedir...Ülkücü gençler önce ülkem , sonra
partim ve sonra ben diyen Genel Başkanının , teşkilat hiyararşisi
içinde görevli başkanların sevk ve idaresi dışında hiçbir kişi ya
da kurumun iradesini tanımayacak millete yönelik tertiplenen tezgahları
boşa çıkaracaktır...
Her hesabın bir tersi her zulmün süresi var
Bir tilki hükmü varsa birde BOZKURT TÖRESİ var..