8 Ağustos 2008
Sezer YOZGAT
GÖKBAYRAK MAHSUN ŞİMDİ
Cuma günü Çin’in başkenti Pekin’de başlayacak ve
8-24 Ağustos Tarihleri Arasında gerçekleştirilecek olan 29. Yaz Olimpiyat
Oyunları bir kez daha kanayan yaramız olan Doğu Türkistan gerçeğini
ortaya koymaktadır.
Bu hafta ki yazımda da Çin de ki olimpiyatlar öncesinde
tertip edilen işkence, zulüm ve ölümlerden bahsedip ilerleyen satırlarda
yapılan işkence ve zulümlere ayrıntılı olarak yer vereceğim.
Doğu Türkistan bizim ata yurdumuzdur. Soydaşlarımızın
yaşadığı topraklardır. Önemli rezervlere sahip olan bu topraklar,
12 Kasım 1933 ve 12 Kasım 1944 olmak üzere iki kez Kâşgar'da "Şarkî
(Doğu) Türkistan İslâm Cumhuriyeti" olarak devlet olma özelliğini
sağlamış ve 1949 yılında Komünist Çin tarafından işgal edilmiş ve
1 Ekim 1955'te, Doğu Türkistan'ın adı Xin Jiang Uygur Özerk Bölgesi
olarak değiştirilmiştir.
O tarihten sonra Doğu Türkistan’ın adı zulüm olmuştur,
işkence olmuştur, soykırım olmuştur. Tarihten gelen, korkularından
Çin Seddi’ni yapan zihniyetin torunları Türk’e zulmü layık görmektedirler.
Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’ın batı bölgesinde,
bir caminin 2008 Çin Olimpiyatlarına destek pankartları asmadığı için
yetkiler tarafından yıkıldığı bildirilmiştir. Reuters’in Doğu Türkistan’ın
sürgündeki insanlarının oluşturduğu “Dünya Uygur Birliği” ne dayandırdığı
haberde, yıkılan cami Doğu Türkistan’ın Aksu şehrinde yer almaktadır.
Dünya Uygur Birliği sözcüsü Dilşat Reşit:
“Çin Doğu Türkistan’daki camilere baskı uyguluyor.
Nedeniyse Uygurları Olimpiyat oyunlarına desteğe ikna etmek olarak
gösteriliyor” dedi.
Dilşat Raşit, 1998’de yenilenen caminin, onarımının
yasal olmadığı, Kuran’ı Kerim’in kopyalarını bulundurulduğu ve ibadete
açıldığı nedeniyle yıkıldığını söyledi. Rakit konuşmasının devamında
camideki tüm Kuran’lara el konulduğunu ve onlarca Uygur’un tutuklanarak
ağır işkenceler gördüğünü ifade etti.
2008 Protestolar Olimpiyatı meşalesi, geçtiğimiz
hafta Doğu Türkistan’dan ağır güvenlik önlemleri altında geçmişti.
Halkın izlemesine izin verilmezken, basın mensuplarının da görüntü
almaları yasaklanmıştı.
Bunların akabinde ise Tiyanşan (Tanrı dağı) Sitesi’nin
20.06.2008 günü verdiği habere göre, Olimpiyat meşalesinin Doğu Türkistan’a
getirildiği gün, yani, 16.06.2008 tarihinde Çin silahlı polis birlikleri
Bingtuen Komutanlığı tarafından özel olarak “Doğu Türkistan Teröristlerine
Karşı Mücadele Tatbikatı” adı altında bir tatbikat gerçekleştirdi.
9 Temmuz 2008 de 5 Uygur Türkü Çinli polisler tarafından
şehit edildi.
Gönül isterdi ki yapılanları sırasıyla sizlerle paylaşayım,
ama bu işkenceleri yazmak şöyle dursun dile getirmeye bile utanıyorum.
Açıkçası insanlık dışı yaşanan bu vahşeti yazmaya elim gitmedi.
Türk’ün İslam Ülküsüne inan bir Müslüman olarak Soydaşlarımıza
reva görülen bu işkencelerinin sahiplerinin baskı ve zulüm ile ele
geçirdikleri Doğu Türkistan’da olimpiyatlar öncesi yaptıkları kansızlıklar
karşısında tepkimizi koymakta ve başlayan olimpiyatlar öncesi Çin’i
bir kez daha kınamaktayız.
Unutmayınız ki;
Türkün üzerine biçilen kefen yırtılacaktır. Zulüm
de asla payidar kalmayacaktır.