KARABAĞIM KARABAHTIM
Cennet
Yurdu Dağlık Karabağ
Karabağ,
canım Azerbaycanımın en güzel yerlerinden biridir. Azerbaycanın yanan
yüreği, kopmaz, parçalanmaz, yıkılmaz direğidir. Vatanımın unutulmaz
bir parçası olan Karabağ, nice büyük insanlar yetiştirmiş; nice büyük
harplere, nice birlik ve beraberliğin tecellisi olan büyük direnişlere
şahit olmuştur. Dostluk, kardeşlik, hayırhahlık ve misafirperverliğiyle
insanlığa örnek olmuştur. Karabağ’ın en belirgin özelliğiyse, topraklarının
şehit kanlarıyla yoğrulmasıdır.
O kanlar ki, lalelerin bedenine yürüyerek onlara
can vermiştir. Şuşa, Hankendi, Ağdam, Kelbecer, Kubatlı, Zengilan
ve Laçin gibi Karabağımın büyük şehirleri Azerbaycan tarihinin tezahürüne
sahne olmuştur. Sende mi kara günler görecektin Karabağım?! Sende
mi şehit kanıyla sulanacak, ardından evlatsız kalmış analarımı, yetim
kalmış çocukları, dul kalmış gelin ve bacılarımı ağlatacak ve hiç
bir zaman unutulmayacak tarihe "Kanlı Sahifeler" diye yazılacaktın?!
Ah Karabağım Karabahtlım! Sen her Azerbaycan vatandaşının yüreğinde
yaşayacak, hiç bir Azerbaycanlı'nın aklından silinmeyecek ve unutulmayacaksın.
Ah Karabağım! 1988 yılında başlayan ve sonu bir türlü
gelmeyen habersiz savaş, ne zaman bitecek ve ne zaman sana kavuşacağız?
Karabağ’da tezahür eden facialardan çok konuşmak ve ciltlerle kitap
yazmak mümkündür. Karabağ, tüm Azerbaycanlının yüreğinin kanayan yarası
olmuştur. Ah Azerbaycan şehitleri! Sizler vatanınız, milletiniz ve
gelecek gençlik uğruna tüm zorluklara katlandınız ve Karabağ'ı son
damla kanınızı verinceye kadar korudunuz. "Biz düşman önünden kaçarsak,
düşman şu milleti, günahsız çoçukları, gözü yaşlı bacıları, yüreği
dağlanmış anaları, gözü yolda kalmış kızları ve düşünmekten saçı ağarmış
babaları katleder" diyerek, kendi canlarınızı mil- yonların uğruna
feda ettiniz.
Silahlılara karşı silahsızdınız, ama siz yüreklerinizle,
canlarınızla, başlarınzla savaştınız ve şehit oldunuz. Annelerin,
babaların gözleri önünde yakılan, parçalanarak kızartılıp anne-babasına
zorla yedirtilen o masum çocukları bizler hiç unuturmuyuz! Gazla dolu
boruların içinde feryatlarla can veren çocukları ve o anda semayı
kaplayan, kalpleri parçalayan çığlıkları ve katı yürekleri bile ağlatan
inilti seslerini hiç unuturmuyuz?. İşte böyle zulümlere karşı onlar
vatanımızı, toprağımızı terk -etmemiş, şehit olmuşlardır. Azerbaycan'ın
geleceğini göz önüne alarak, bizleri düşünüp unutmadıkları halde,
bizler onları unutmayı vicdanımıza hiç sığdırırmıyız?.
Azerbaycan halkı şehitlerini unutmamış ve kıyamete
kadar da unutmayacaktır. Karabahtlı Karabağım işte böyle zulümler
görmüş, facialar yaşamıştır. İlan edilmemiş savaşa rağmen başı dertli
insanlar kendi özgürlüklerini aradı ve bağımsız Azerbaycan Respublikasını
(Cumhuriyetini) kurdular. Ama bu da o kadar kolay olmamış, binlerce
şehit verilerek istiklale kavuşulmuştur. 1990 20 Yanvar (Ocak) Bakı
Katliamı. Özgürlük için sokaklarda günlerdir mitingler yapan, Rusiya'yı
protesto eden, azatlık aşkıyla yanan binlerce insan vardı. O akşam,
herkes yani tüm Azeri halkı Bakü'nün merkezi meydanlarında özgürlük
diye haykırıyorlardı.
O anda Azeri halkı beslediği canavarla karşı karşıya
gelmişti. Hain Kızıl Ordu 20 Yanvar akşamı yaklaşık bin kişiyi katletmiştir.
Bu rakamı Rus yanlısı gazeteler 96-123 kişi diye yazmışlardı. Şu anda
Azerbaycan toprağının her karışında mübarek şehit kanı mevcuttur.
En büyük mezarlıklarlardan biriyse "Şehitler Hiyabanı"dır. Vatanımın
tüm şehir ve köylerinde şehit mezarları vardır. Her sene 20 Ocak'ta
tüm Azeri halkı asla unutmayacağı o matem günlerini yeniden yaşamakta,
uğruna can vermiş olan şehitlerini yeniden hatırlamaktadır.
Kamuoyunun habersiz bırakıldığı bu olayları elimden
geldiği kadar açıklamayı kendime borç biliyorum. Biz Azeri milleti
olarak Karabağ'ı ve bizler için şehit olan kardeş-bacılarımızı şimdiye
kadar unutmadığımızı ve hiç bir zaman unutmayacağımızı belirterek
boş durmuyor, can Azerbaycan'ımızın topraklarını nasıl geri alacağımızın
planlarını da yapıyoruz. Hedefimizi büyük tutuyor, istikbalimizi düşünüyoruz.
Azerbaycan milleti olarak siyasi birliğimizle, büyük siyaset adamlarımıza
güveniyoruz.Onların kalan topraklarımızı yeniden kazanmaya muvaffak
olacaklarına inanıyoruz.
Karabağ için yapılan her fiilin arkasında millet
olarak var olduğumuzu belirtiyoruz. Yazıma Azeri halkının Karabağ'ı
hep anmaya, Karabağ için bir şeyler yapmaya, şehitlerimizi unutmamaya,
dökülen kanların yerde kalmaması için yek vücut olmaya davet ediyorum.
Azerbaycan'dan bir Türkoğlu