Unutmak Tükenmektir !

14 Haziran 2007

Ahmet Ardahan

BİR “DEVLET” ADAMI ÖRNEĞİ: DÜNDAR TAŞER BEY

Dündar Ağam, çoh görestim hardasan ?
Eller sanir bir karanluk gordasan
Mene göre Tanrı nerde ordasan…

Duâ... Bir olmak, iri olmak, diri olmak için...

Lillahil-Fâtiha... Sevdası gurbet olmuş bir karakışta, arkadaşlarının omuzlarında yolcu edilenler için...

Âmin... Zamanın sahibinin bitmez tükenmez rahmeti için...

Nice güzel insanları zamansız, sırasız, vuslatsız güzel atlara bindirerek yolcu eden Ülkücü Hareketin, Devlet adamı gibi Devlet adamı yetiştiren Ülkücü Hareketin acı günleri çoktur. Hatta şehitler ansiklopedimize baktığımızda, ebedi şahsiyetlerimizin uçmağa vardıkları günlere baktığımızda, takvim yaprağının hemen her gününde sabahları bir kor düşer yüreğimize.

Bugün de yine bir acı tarihin sene-i devriyesi. Türk Milleti ve Devleti için, Ülkücü Hareket için acı bir gün olan 13 Haziran, erken denilecek bir vakitte güzel bir insanın güzel atlara binerek uçmağa vardığı başka bir gündür…

1925’de Gaziantep’de doğan, 30 Ağustos 1944’de Kara Harb Okulundan mezun olan Dündar Taşer Bey, 1960 Hareketine iştirak etmiş ve Milli Birlik Komitesi üyesi olmuştur. 13 Kasım 1960’da Alparslan Türkeş Bey ile birlikte 14’lerden biri olarak yurt dışına gönderilmiş, Fas ve İsviçre Büyükelçiliklerinde vazife görmüştür.

Bilahare yurda dönen Taşer, 1965 yılında Alparslan Türkeş Bey ile beraber o zamanki adı CKMP olan, daha sonra MHP olan Milliyetçi Hareket Partisi’ne girerek Genel İdare Kurulu Üyeliğine getirilmiş, o hazin tarihe kadar da Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkan Yardımcılığında bulunmuştur.

Türklüğe, bilhassa Türk’ün “Büyük Devlet” kurmadaki kudret ve cevherine aşık, keskin görüşlü, kıvrak zekalı, yiğit tabiatlı büyük bir milliyetçi ve örnek bir Türk evladı olan Dündar Taşer, 13 Haziran 1972 günü Ankara’da müessif bir kaza neticesi Hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Ciddi ve bilgili bir Devlet adamı olan Dündar Taşer Bey’in “Devlet” anlayışı da şahsına yakışacak azamettedir. “Börksüz baş, ilsiz (devletsiz) Türk olmaz” sözünü şiar edindiği için “Devlet, Türk’ün her şeyidir” demiştir. Ona göre Devlet, nizam demektir. Adaletin kudreti, kahramanlık ve cesaretin mihrakı, sanat ve medeniyetin inkişafını hazırlayan örgü ve örtü, azametin müşahhas varlığıdır.

Devlete ve Lidere bakışını anlatan en güzel ifadelerden birisi de “Alparslan Türkeş Beyin yanlışı, benim doğrumdan üstündür” cümlesidir. Bu öylesine söylenmiş bir mutevazilik değil, bir fazilet örneği ve esasında tavırdır. Liderin hareketini algılayabilmek ve sorgulayabilmek için O’nun kadar konulara vakıf olmak gerektiğinin de ince bir ifadesidir. Cemil Meriç’in dediği “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma” hastalığının tedavi yöntemidir.

Bugün ülkemiz, tarihin birçok döneminde olduğu gibi yine kritik aşamalardan geçmektedir. Bu sürecin sağlıklı bir hale dönüşmesi için tek yol, Tek Başına İktidar olmaktır. Bu sayede Dündar Taşer Bey’in de ideali gerçekleşecektir. Çünkü O, Üç Hilal’li bayrak için: “Atalarımızın haşmeti idi, torunlarımızın azameti olacaktır” diyordu.

Cenaze töreninde Alparslan Türkeş Bey O’nun şahsında Ülkücülerin kararlılığından bahsetmişti: “Ona ancak ölümün bıraktırabildiği mefkure mücadelesini ülküdaşları aynı azimle sürdürmeye ve mutlak başarıya ulaştırmaya kesin kararlıdırlar”.

Sayın Genel Başkan Yardımcım emin olunuz, Liderimiz Dr. Devlet Bahçeli ile birlikte O Üç Hilal’li bayrak azametimiz olacaktır.

Başbuğum emin olunuz Ülkümüzü mutlak başarıya ulaştırma kesin kararlılığımız, ölüm haricinde çizgimizde kırıksız devam edecektir.

Ne mutlu geçmişi okuyabilenlere,

Ne mutlu geleceği yazabilenlere,

Ne Mutlu Türküm Diyene…

Beyle yazdım , Türklük bunu tez bilsin
Türkmen bilsin , Yörük bilsin , Uz bilsin.
Kafkas ilde bala bilsin , kız bilsin ,

Dündar Ağam heç çıkmasın ürekten,
Sayasında dertleşirih iraktan.



Can Verenler...