8 Temmuz 2005
ABDULHAMİT BEYATLI TÜRKİYE'DEYDİ
Türkmen Ayan ve Aşiretler Birliği Genel Başkanı Abdulhamit Beyatlı Türkiye'yi ziyaret etti.
MHP ve Ülkü Ocaklarını ziyaret eden Beyatlı daha sonra Erdem Karakoç tarafından misafir edildi. Burada genç Ülkücülere Irak'taki son durumu anlatan Abdulhamit Beyatlı çeşitli yerlerde düzenlenen toplantılarda sohbet yaptı.
Ülkemizde ailesiyle birlikte tatil yapan yapan Beyatlı daha sonra bir takım önemli görüşmeler yaptıktan sonra Irak'a döndü.

Beyatlı Ailesi

Erdem Karakoç ve Beyatlı Ailesi

Abdulhamit Beyatlı ve Yusuf Ziya Arpacık - 8
Temmuz 2005 İstanbul
*********************************************

Abdulhamit Beyatlı ve Yusuf Ziya
Arpacık - 11 Kasım 2004 Musul

KİMDİR?
Yusuf Ziya Arpacık'ın 'YOLBAŞI' kitabından:
Musul'a geldiğimizde ise şaşkınlığımı bir kat daha artıracak olan bir kısım olaylara tanık oluyordum.
Musul Türkmenleri arasında hayat bulmuş daha doğrusu dayatılmış Arap kültürü ve ona uyum sağlamış olan genç kuşağı burada tanırken hayret içinde kalıyorum.
Ebu Ahmet olarakta hitap edilen Türkmen Ayan ve Aşiretler Birliği Genel Başkanı Şeyh Abdülhamit aynı zamanda Saddam döneminde general pilot olarak hava kuvvetlerinde uzun bir süre görev yapmıştı. Çok büyük bir mücadele adamı olan bu Türkmen gönlümü fethetmişti.
Arap kıyafetleri içerisinde kapıda bizi beklerken gördüğümde önce biraz şaşırdım ancak evdeki çocuklar beni daha da bir hayrete düşürmüştü. Bir düzineye yakın olan sayıları ve Arapça konuşmaları ile bize herhangi bir Arap evindeymişiz gibi bir hava veriyorlardı.
Hem Ebu Ahmet, hem de çocukları ile hemen kaynaştık. Bir iki gün içerisinde çok samimî olduğum bu Türkmen ailesi bende çok olumlu bir tesir bırakmıştı. Bir taraftan çocuklara Türkçe öğretiyor bir yandan da onlarla Arapça pratiği yapıyordum. Benim aksanlı konuşmam bir eğlence kaynağı olmuş ve onları gülmekten kırıp geçirmişti.
Ebu Ahmet mühim bir davete birlikte gitmemiz gerektiğini söylerken bana da bir Arap kıyafeti hazırlatıyor. Israrla reddediyorum ancak arakadaşlarımın da isteği üzerine elbiseyi giydik. Daha önce Bekaa'ya gittiğimde bir Arap köylüsü kıyafetine büründüğüm için büyük bir maharet gerektiren giyinme işlemini ustaca bir şekilde gerçekleştiriyorum. Şeyh benim bir yerli gibi hünerle kıyafetleri belli bir erkân içerisinde giyinmemi hayretle ve tebessüm ederek izliyordu.
-Gerçekten çok harika oldu. Bu kıyafeti bir Arap bu kadar yakıştıramazdı. Nereden öğrendin sahi?.. Şeyhin sorusuna gülerek cevap verdim:
-Hayatı idame ey Ebu Ahmet, hayatı idame!..
Ebu Ahmet büyük bir merak içerisinde beni inceliyordu. Yıllarca Saddam Ordusunda ‘Savaş Pilotu' olarak faaliyet gösteren bu cesur Türkmen, hayatının savaşına ise daha yeni başlamıştı.
Bu bir kimlik, bir kişilik bulma savaşıydı...
Biraz da ülkemizden ‘anavatan'dan konuştuk. Türkiye'de yaşanan olaylar hakkında oldukça bilgi sahibi olduğu her hâlinden belli oluyordu.
Haremlik, selâmlık şeklinde inşa edilen ve çok büyük bahçeli bir malikâne olan Ebu Ahmet'in evi Musul'daki hedef noktalardan biri olduğundan dolayı hava kararmaya başladığında güvenlik tedbirlerini çok ileri seviyelere çıkarırdık. Musul'da 'kimin eli kimin cebinde' belli değildi. Karakollar mukavemet güçleri tarafından basılmış bir çoğundan ise alevler yükseliyordu.