14 Temmuz 2000
Sadun KÖPRÜLÜ
47
YIL ÖNCE 14 TEMMUZ 1959 TARİHİNDE KERKÜK TÜRKLERİNE KARŞI İŞLENEN
CANAVARCA KANLI KATLİAM
14 Temmuz 1959 yılında, Irak Kerkük Türklerine karşı,
Komünistler, Kürtlerin eliyle canavarca, haince, sinsi planla, hazırlık
görmekle, uygulama sonucu seçkin Milliyetçi, Türkçü, Liderlerimiz,
Türklük uğrunda kanlarını, canlarını Kerkük’ün temiz toprağına adak
vermişlerdir.
Komünist, Kürt Militanları, çok sayıda Irak Türklerini
öldürmekle, aydın İnsanlarımızı, kurşuna dizerek, sürgün atmışlardır,
dipçikle dövülerek, şahit edilerek, bir bölüm Türkleri, diri, diri
toprağa gömmüşlerdir, kimide direk, elektrikle asılarak, Temmuzun
sıcak güneşin altında bırakılmıştı.
Irak Türklerinin çoğunun gözleri oyularak, bedenleri
sokak, sokak sürüklenerek, kamyon, Traktörler üzerlerinden geçerek
ezilerek param parça olmuştur.
Kerkük Türklerine karşı, canavarca işlenen bu toplu
soykırım, katliamı düşünce aklımızda en çok içli derin yer almakla
iz bırakmıştı bu katliam dünyanın hiçbir yerinde görünmemiştir.
Irak’ta kraliyet rejimine son vermekle, devrildikten
sonra, bir Cumhuriyet rejim kurulmuştu, Irak Türkleri bu yeni devrimden,
Cumhuriyetten, mutlu, hayırlı, kurtuluş günlerin, sevinçli, anlarını
yaşamakla, bir hayal kurmak üzere, özgürlüklerine kavuşmalarının,
en güzel günlerini yaşamakla, sevinçliydiler, mutluydular.
Bu sevinç, mutluluk çok sürmeden, kızıl komünistler,
ırkçı Kürtler, Kızıl diktatörlüğün Allah korkusu bilmeyen, kıyıcı,
cellat canavarlara karşı, var güçleriyle Kerkük Irak Türkleri, direnerek,
özgürlüklerini, anadillerini, yüce tarihlerini savunarak, ercesine,
aslancasına karşı durmakla, bunun karşılığını, bu korkunç katliam
sonucu, şehitlerin kanı dökülerek, bu atılgan, kahraman Türk milleti
için Irak Türkleri canlarından vaz geçererek, Kerkük’ün mas mavi göğünde,
bir Ay yıldız doğarak parladılar, Türkçülük tarihi, geleceğini aydınlatarak
milletimize gök yüzünden, umutlar, müjdeler verdiler.
Bu kara şom gün akşamdan başlayarak, üç gün, üç
gece sürmüştü. Şehitlerimiz düşmanlara, kızıl Kürtlere karşı, birer
Boz kurt, yiğit Mehmetçik, Türk erleri olarak ölümden korkmadan, ne
mutlu temiz Kerkük, Türk toraklarına kavuştular.
Kerkük ve etrafı, yüzde yüz Türk olarak, başka yerlerden
gelen Kürt, en son da Saddam rejiminin her türlü yardımıyla, Arap
devletlerinden gelen Araplar, Türk Kerkük nüfusuna girmekle, kendilerini
Kerküklü Arap, yoksa Kerküklü Kürt saymakla, uzun yıllardan dedelerin,
ataların kanları, canlarıyla kurulan, Kerkük boş sözle, boş kafalarla,
yalan uydurmayla değişilemez, Kerkük’ün Türklüğüne Tarihi, gömütler,
mezarlar taşları, yer gök Türkçe isimler birer kanıttılar.
Kerkük Türklerin kendi milletinin idaresinde olduğu
zaman, her bir bakımdan ilerlemiş, özgür bir yurt idi bu topraklarda,
Tarih boyunca Türkmen milletinin kurmuş oldukları devletlerde göz
önündeydi, Kerkük Irak’ta başka milletlerin, Türk düşmanlarının yönetimi
altına girdiği andan, şimdiye kadar Kerküklü, ve tüm Irak Türkleri
her türlü baskı, zulüm, işkence uzaklaşma, sürgün, mahpushane, idam,
katliamlara, sürekli olarak uğramaktadırlar. buna karşın Irak Türkleri,
hiç bir zaman ümitsiz, ve anavatan tüm dünya Türklerinin, biricik
vatanları olan, Türk bağımsız, Türkiyesiz olamadılar, ve Türkiye’den
ümitlerini kesmediler, tüm baskı, zulüm içindede, yüce tarihlerini,
kültür, benliklerini, dillerini, gelenek, görenek, adetlerini korudular.
Ve tüm baskılara reğman mücadelelerini Sürdürmüşlerdir,
ve sürdürmektedirler, Kerkük katliamını Kürtler, Komünistler Türklere
karşı birleşerek, planlarından Kerkük Türk’ünü, Turancıları yok etmeyi
yıllar boyu çizerek, tam zamanı 14 Temmuz 1959 olarak seçmişlerdir.
Türk’ün en büyük düşmanı, olan Molla Mustafa Berzanı,
ve yüksek komünist şurası, Irak Cumhur başkanı, diktatör Abdülkerim
Kasımla temasa geçerek, yönerge aldıktan sonra harekete geçmişlerdir.
Kerkük ikinci tümen kumandanı olan Nazım Tabakçalını
vatana hıyanet suçuyla, Mehdavı yargı evi tarafından idam etmişlerdir,
Yerine Berzaninin dostu aşırı kızıl komünist Davut El Cenabı, yıllarca
Rusya’da kalarak, sonradan kurşuna dizilmiştir, ayrıca Irak yüksek
komünist şurası başkanı, Türk düşmanı, kızıl Kürt Maruf Benzenci atılmıştı,
kendileri gibi, kıyıcı komünist Cebbar Pıruz han, Nuri Molla Veli,
Kitapçı Ojen Ermeni komünist birleşerek, Kerkük’te olan Emniyet, yönetmenleri,
başka yerlere göndermekle, Komünistleri götürmüşlerdir, ve Kerkük
şehrinin her bir yerine Kürtler, Komünistler yerleşerek, türlü silahlarla
(Halk Mukavemet ) Teşkilatı, üç bin Kerküklü Türk gencini tutuk evine
atarak, planlarını uygulamaya başladılar,bu tutuk evinde her türlü
işkence araçları Türklere karşı kullanılmıştır.
Irak’ın İhtilalinin yıl dönümünü 14 Temmuz 1959 günü
Komünist, Kürtler, ellerinde iplerle, silahlarla dolaşmakla, bir avuç
olarak Kerkük’ün atlas caddesinde bir Türkmen gazinosuna saldırıda
bulunarak, Osman Hıdır Türk’ü kurşunla şehit ederek sürüklemeye başlamışlardır.
Türkmenler bu Kürtlere, Komünistlere karşı durmak,
savaşmaya katılmak isteyerek, ikindi tümen tarafından bir bildiri
yayınlanarak, dışarı, sokağa çıkma yasaklanması bildirildi, Bu yasaklık
belli oldu ki, yalnız Kerkük Türk’ü için imiş, Türklerde yasaya, sisteme,
düzene saygı gösteren millet oldukları için, buyruğa uyarak her kes
evine yüzleştiler.
Kürt Komünist subay, askerleri Kerkük’ün her bir
yerini, ablukaya silahlılarla sardıktan sonra, tüm Kürt yerlerinden
gelen Komünist, Kürtler, Türkmen evlerine saldırdılar, doğru Türk
olanların adları, yanlarında yazılarak, askeri Kışlaya götürdüler,
kurşuna dizdiler, önde tanılan Türkçü şehit Ata Hayrullah, İhsan Hayrullah
kardeşler, Kasım, Ali Neftçi, Mehmet Salahattin avcı kardeşler, Nihat,
Cihat, Emel Fuat Muhtar üç kardeşlerle, çok sayıda Milliyetçi, Türkçü
gençlerimiz, şehit olmuştu, ondan sonra Allah’tan korkmayan,Komünist
Kürt canavarlar Irak Türklerinin temiz cesetlerini caddelerde, sokaklarda
sürükleyerek, kimi Irak Türklerinde, diri, diri iki ciplere bağlamakla,
ters yöne giderek, cesetlerini ikiye bölmüşlerdir.
Kürtçe sloganlarda atarak, yok olsun, kahrolsun Türkiye,
kahrolsun Turancılar, kahır olsun Türkler gericiler, gazino, dükkanlarda,
evlerde o zamanlar Osmanlı paşaların büyük Türk liderlerin, Mustafa
Kemal Atatürk, Türkiye, Enver paşa, Boz kurtların resimleri çok sayıda
bulunmaktaydı, resimleri Parçalamaya başladılar dahada fazla kin düşmanlık
gösterdiler bizlere karşı, Korkunç katliam üç gün, üç gece sürmekle,
Kürtler köy, dağlardan gelerek, askeri araçları Kerkük şehrine götürmekle,
tüm dükkan, mağazalara saldırarak her ne varsa onu yağmalayarak alıp
götürdüler, her şeyi unuturlar, yağmalara dalmasaydılar Irak Türklerin
Şehit sayısı dehada çok artardı.
Bu acı, kötü, korkunç durumu görenlerin çoğu, çıldırdı,
çok gebe kadınlar çocuklarını düşürdü, çok sayıda Türkmenler suçsuz,
günahsız kıyıcı Kürt komünistler tarafından, öldürülmekle, bir çok
Türklerde yaralanmıştı, aile çocuklarının gözü önünde, kurşunlanarak
şirin canlarını vermişlerdir, bunun yanında iki kardeşle 12 yaşında
Emel Muhtarda, canavarcasına düşmanlar göz yaşlarına acımadan, 12
yaşında bir kızı şehit etmişlerdi.
Emel öğrenci bir genç kız olarak, Azize, Semire adında
iki kız kardeşi vardı, Nihat, Cihat, Kubat, adında üç ağabeyi, babası
Fuat mahalle muhtarı idi, hep bir evde yaşıyordular, 15 Temmuz kapı
çalındı, silahlı Kürtler, Komünistler kapıyı kırarak eve girmekle
Nihat’la, Cihat ve Kubatı vura, vura tutuklayarak sürüklediler, Babanın
beyaz sakalına acımadan, çaresiz, zavallı annenin acı çilesi göz yaşları,
taştan olan yüreksizleri bile ağlatıyordu, ama ağlamak, göz yaşı dökmek,
yaka yırtmak bu canilere, cellatlara insan olmayanlara, Allah, Peygamber
tanımayanlara, Kutsal İslam Dinini bilmeyenlere ne yapacak bu yakarış,
yalvarış, baba önlerine atıldı, beni öldürün onların yerine, Anne
yok beni götürün, öldürün onlara kıymayın, çocuktular, anne, baba
yalvarıyorlar, bağırıyor, ağlıyor onlarsa yüksek sesle kahkahayla
alay yapıyorlardı, o eli kanlılar, zalimler ne anlarlar çocuk, anne,
babalık hakkı, ciğeri yarasını ne bilecekler, Adamı, ve kadını o kadar
öldürmeden, döverek, al kan içinde bırakarak, hemen caniler, katiller
koşarak Nihat’ı kurşuna dizerek şehit ettiler, ağabeycisine koşan
12 yaşında Emelde, hainler tarafından kurşunlanarak, kardeşinin yanına
düşerek, şirin canını verdi, ardından gaddarlar, kıyıcı, cellatlar
kurşunu Cihatta doğru vurarak, Emel ve iki kardeşleri katiller, dışarıya
sürükleyerek, araba arkasına iple bağladıktan sonra, kimsesiz Kerkük
caddelerinde, bu suçsuzları sürüklediler bağıdılar Kürtçe mutluluk,
sevinç şarkılar söyleyerek.
Gözleri kanla dolan katiller, Türk düşmanları, nerde
Türkmen evi olarak bırakmadılar, aramaya başladılar, hayatını Irak
ordusu, toprağına, taşına, canını adayan, ve savunan, yiğit, kahraman,
bir liderimiz sayılan ATA HAYRULLH 14 Temmuz katliamının ilk gecesinde,
evde çocuklarıyla konuşmaktaydı, onlara Türklükten, tarihten söz açarak,
aynı an tüm aile çocuklarına, Türk milli kıyafetlerini giydirmelerini
istemişti, kendiside onlarla Türk kıyafatını giydikten sonra Çırpınırdı
kara deniz, bakın Türk’ün bayrağına Marşını söylemekle, Hain Komünistler
Rus Masun uşakları kapısını çalarak, seni komandan kışlada istiyor
diye, onu Türklerin olduğu ölüm kan meydanına götürdüler.
Kıyıcı Kürt Komünist canavarlar, ona en iğrenç işkence,
acıyı gösterdiler, ve onu kışlanın önünde, bulunan bir ağaca, bağladıktan
sonra, Kurtça diri, diri etlerini keserek, TURANÇILARIN, TÜRKÇÜLERİN,
LİDERİ, ATA HAYRULLANIN ETİNİN KİLOSU 10 FİLİS, ALAN VARMI..([FILIS\
KURUŞ DEMEK). ve etlerini etrafta olan, hayvan önüne, atmaya başladılar
hangi bir millet bunu yapmıştır, hangi insanlık bunu kabul edecek,
insanın eti kesilip, parçalanarak satılır? Hayvanata atılır mı?.hangi
bir yasa bu kadar düşmanlık, kin besleyenlere karşı duramaz Allah
yaratan bir insanı kendisi canını alır, verin, bu kadar acımasız olunur
mu?, bu kadar zalim canavar olunur mu acaba?
Katiller bu defa aynı durumu, kardeşi yarbay doktor,
İHSAN HAYRULLA DA bu biçimde şehit oldu, kardeşinin önünde işkence
yaparak, yüreği insan sevgisine dolu kendisine zulüm, işkence, eden
bu cellatları defalarca bedava olarak ilaç ederek evinde yaşatmıştı,
onlara yemek, su vermişti ona kıyanlar hep onun iş yerinde evinde
yaşadılar yiyip, içtiler, çocukları büyüttüler çok yazıklar öyle insanlığa
yardım eden bir doktur işkenceyle beslemiş olduğu Kürtler tarafından
acımasız öldürürümü, Şehit İhsan bir çok Kürtleri evinde iş yerinde
kendi ekmeği ile beslerken onlar 14 Temmuz günü canına kıydılar kanını
döktüler, sürüklediler onu türlü işkence yaptılar iki kardeşe, bu
gibi insanlara ne söylenecek acaba? .
Kimsesiz olan Türkmenlerin yalnız dillerinde, Allah,
Peygamber bağırmakla, çağırmaktaydılar, buna karşın Kafir, Komünistler
Kürtler, onlara öyle söylemekteydiler, (ALLAH YOK, İZİNE GİTMİŞ) (PEYĞAMBER
SİHİRBAZ. BÜYÜCÜYDÜ ) sizi kimse kurtaramaz, bakalım sevdiğiniz Türkiye
gelsin, Mustafa Kemal, Ata Türk’te öldü, kim kurtaracak sizleri,Kürtlerden,
Kerkük’te Başka bir kimse yaşayamaz,Çünkü Kerkük bir Kürt şehridir,çıkın
buradan, burası Kürdün yeri hep öyle söylemekle, türlü işkence, zulüm,
baskıları artmaktaydı.
Kerkük katliamı, soydaşlarımızın, şehit edilmesi
toplu, yok etme planı komünist militanları, organize etmekle, bir
çok etnik grupların, işbirliğiyle, gerçekleşmişti ve Irak hükümeti,
yardımıyla yapılmıştı, ikinci ordu komutanlığı, birliklerinde atılmıştı.
Kerkük katliamına, önde gelen Türkmen düşmanlarından,
Kürt liderlerinden Celal Talabaninin de elinde silahla, Kerkük cadde,
sokaklarında, Türkmen’e ateş açarak, çok Irak Türklerini arkadan kurşuna
dizmiştir Celal olarak sürekli olarak ordu karargahında bulunmaktaydı.
Ayrıca Komünist Kürt çıldırmış ırkçı Nuri Talabani de Kerkük katliamında
büyük rol oynamıştı, Nuri Talabani Irak Türklerinin tam olarak yardımıyla
parasıyla okulunu bitirmiştir adam olmuştur,Kerkük katliamından Celal
ile, Mustafa Barzani, önde gelen sorumlular arasındadırlar.
yıllar süren Arap Kürt düşmanlığı,ve Kürt, Kürt düşmanlığı
çatışması Irak Türklerine karşı, birden unutularak, dost kardeş olarak,
birbirlerine sarınarak, Türkleri yok etmeye çalıştılar, Mustafa Barzani,
ileri gelen Kürtlerin evinde, toplantı yaparak, Türklere karşı plan
çizmekteydi, Bilgi, yönerge veriyordu, ertesi gün Barzani, Bağdat’a
büyük kalabalıkla uğurluyorlar, ve Bağdat’ta planlarını yeniliyor,
Kürt elemanlarda olaylar çıkarıyor, büyük kavgalar olarak, Türklerin
dükkan, mağazalarını, yağma, paramparça ederek Türkçe yazılan tabelalar
indiriliyorlar, Türk Turancılara, ölüm Kerkük Kürtlerindir, Türk yok,
boş sözleri bağırarak, sokaklarda koşuyorlardı.
Düşmanların amaçları, Bu katliamdan Kerkük’ün en
aydın, yetişmiş atılgan kahraman liderlerini, yok etme, onları sahipsiz,
başsız bırakmak, Türkleri zulüm işkence, baskıyla, korkutma topraklarından
kaçırmak, göç ettirmek, yerlerini almak, Türklerin sahip oldukları,
varlı zengin petrol bölgesinden, uzaklaştırmak, kendi ellerine geçirmek,
Türkmen ocaklarını söndürmek istiyorlardı.
Çünkü Irak Türkleri, her bir bakımdan, başkalarından
dehada iyi, şerefli, töreli, erdemli, efendi, tarihi yüce, eski bir
millet, büyük uzun yıllar hüküm eden, devletler kuran, yiğit kahramanlıkla,
tanılan, doğru Müslüman, Ulu Tanrıya inanan, bir millet olduğundan
dolayı, kendileri boş hayala, yaşamakla, devlet kurma, ve Kerkük benim
olacak diye, kendilerini aldatmakla, eziklik, psikolojik hastalığına,
düşerek, kompleks Türk düşmanlığını yaşamaktadırlar.
Bu planlara karşı, Türkmen milleti, bu gün dahada
uyanık, düşmanını tanımakla, Bağdat yönetimi, ve tüm düşmanlar iyice
bilmelidir, Türkmen milletinin, birlik beraberliğini, boza bilmeyecekler,
bu toplumu, bu kültürlü, eski tarihli, efendi milleti, ortadan kaldıra
bilemezler, doğru, babalı anneli, temiz, şerefli ahlaklı, Türkmenlerde
senlik, benlik, Sünni, Şiilik, köylü, şehirli, Kerküklü, Erbil’li,
Telafer,Tuzlu yoktu ve olmayacaktır.
tüm düşmana karşı, bir olmalı, sımsıkı sarılmalı,
Türkmen’in göz ışığı, gönlü olan anayurdumuz Kerkük’ü, bağrımıza,
kucağımıza sarmalı, o bizim ümidimiz, Baş tacımız, Gönlümüz, Baş şehrimiz,
Göz yaşımız, Sevgimiz, tek varlığımız.
Düşmanlar, yurdumuzu, atadan kalma kutsal topraklarımızı,
kendi malı, saymakla, milletimizi sildirmekle, ve birbirlerinden ayırmakla,
Milli Türklük, ruhunu yok etmeye yönelmişlerdir, ve çok insanlarımızı,
aydınlarımızı nedensiz yere yalnız Türk olduklarından dolayı, idam
ederek, uzun yıllar mahpushaneye atmışlardır, bunun yanında, sürekli
tutuklamalarla, işkence, sürgün, malları üstüne, el koyma, ve başka
terör Saddam, Berzanılar, Talabanilar soydaşlarımıza, çok ziyan vermişler.
ve vermektedirler.
ŞEHİT ALBAY ABDULLAH ABDURRAHMAN
14 Temmuz 1959 tarihinde, çok önemli yeri olan, şehit
Albay Abdullah Abdurrahman 1913 Yılında Kerkük’te dünyaya gelmişti,
Bağdat Harbi okulundan mezun olarak, 1941 yılında İngilizlere, karşı
milli harekette yer alarak, 1948 yılında General Mustafa Regaip, ve
Ömer Aliyle birlikte, başarılı olarak Filistin’ini kurtarma harekatına
katılarak, yanlarında savaşa katılmıştı, 1958 ihtilalinden sonra,
Kerkük’te ikinci tümen komutan yardımcısı, olmuştu, içi dürüst, temiz
Milliyetçi, mert, atılgan, yiğit, Türk sever yardıma koşan bir Türkçüydü,
1959 yılında Kerkük Katliamından Allah’ın yardımı ile mucizeyle, kurtularak,
Türkmen Tazehurmatu bölgesi yoluyla, Bağdada general Abdul Kerim Kasım’a,
gizli olarak, ulaştıktan sonra, Kerkük’teki katliamdan, durumdan haber
vererek, kan kardeşlerini, Türkmen Milletini, büyük felaketten çabasıyla
kurtarmıştır.
Kerkük’te katliamı yapan Kürt, komünistlerse Abdul
Kerim Kasım’a, Türkler Kerkük Kalesinde, ayaklanmışlardır,silaha sarılmışlardır
Abdullah Abdurrahman başkanlığında, ve Silaha sarılmışlardır, Bu yalanı
uydurmakla, Abdul Kerimin yanında olan şehidimiz, düşmanın sözünü
yalanlamakla, Abdul Kerim Kasım bir bildiri yayınlayarak, katliam
durdurulmuştu, ikinci ordu komutanı, ve Kürt Komünistlerle, birliklerine
gelince, Kerkük Kalasına ateş açarak, toplar atarak, çok sayıda Türkleri
şehit ve yaralamışlardır.
büyük Türkçü şehit Albay 1964- 1973 ve 1974- 1976
yıllarında, Türkmen Kardeşlik ocağının başkanlığını, milli Türklük
duygusuyla başararak, ocağa bağlı bir öğrenci yurdu, yoksun ve Arap
Baas partisine katılmayan Türk öğrencileri için 35 kişiyi yerleştiren,
bir öğrenci yurdu, doktor şehit Rıza Demirci açarak, Türkçe, Kardeşlik
dergisini sürekli olarak yayınlamıştı.
Abdullah Abdurrahman Irak Türklerinin durum, meselesiyle,
yakından ilgilenerek, milleti için çalışmıştı, tüm Türk köy kasaba,
şehirler, bölgelerini gezerek, ocağın milletin, ilkelerini, tarih,
kültürünü, dilini yaymaya çalışmakla çaba sarf etmişti.
kaç defa, Saddam rejimi, Türkmen kardeşlik ocağı
için seçimler yaparak, kendi Arap Baas partisinden adamlarını seçime
göndermekle, zorlayarak, ama millet tüm korku, işkence, tutuklamaya
karşı, kendi albayı Abdullah Abdurrahman seçmişti, en son Irak terör
hükümeti bir bildiriyle, kendi elemanlarını, Saddamcıları iş Başına
atarak, 1976 yılında Saddam Baas rejimi, Türkleri yok etmek için,
kıyıcı politikasına, dayanarak şehit Albayı Ocağın başından uzaklaştırmakla,
1979 yılında mart ayında arkadaşları, Milliyetçi,Ülkücü, Türkçü şehitlerimiz
Necdet Koçak, Adil Şerif, ve şimdiye kadar yeri belli olmayan, bilim
adamımız Rıza Demirci ile birlikte, tutuklanarak 67 yaşında 16 Ocak
1980 tarihinde, Türklük, Türkiye’den dolayı, türlü işkenceyle, gözlerini
oymakla, idam olarak şehitler kervanına katılmıştır.
14 Temmuz 1959 tarihinde Türk şehri Kerkük etrafını,
türlü araçlarla, silahlarla, abluka eden düşman, öteki Türk şehir,
ilçe, köy kasaba, bucaklarla, ilişkisini keserek, Türk milleti Kerkük
Irak Türk’lerinin, çile işkence, yardımına ulaşmasın diye, buna rağmen
yiğit atılgan Türk sever kardeşler, Tazehurmatu, Altunköprü, Telafer’den
çok yerlerden kardeşler hazırlık görmekle, Kerkük sınırına dayanmışlardır.
Dünyanın her yerinde belli ki, Türk milleti, her
bir zaman, her bir alanda, ayrım yapmadan tüm düşmanlara karşı, korkmadan
savaşacaklar, Silahı, Kalem, Kültür, Efendilik, Töre, şerefle, Bilgiyle,
İslam Diniyle, Kan, Can, Gönül, Duygu, İlke, Birliğiyle, duracaklar.
adı geçen Türklük, Kerkük hak yolunda şehit olan kan kardeşlerimizi
anarken
Ulu Tanrıdan, bol, bol rahmet diler, yerleri Cennet
olsun. kalan yakınlarına, ve tüm Türk dünyasına, bağımsızlık, özgürlük,
sağlık mutluluk diler, her bir çağda, şehitlerimizin yakmış, olduğu
Meşale, çırağı elden ele, iç Türklük, Turancılık, umuduyla taşarak,
milli davayı, el gönül fikir ülkücülük ilke, prensibiyle, yürütmeliyiz.
Yıllar boyu, Irak Türklerinin vermiş olduğu, tarihi
mücadelenin çok büyük yeri vardır, Kerkük Türklüğün önde gelen en
büyük Türkçü, Milliyetçi kahramanları idam edilmekle, Türk Milletini
çile, acı, matem kara bir günlere de boğarak, yaşatmıştır. milli Türklük
davası, uğrunda Mücadele vermekle, şehit kan kardeşlerimizin, kanları
ile, duygularıyla, tüm ümitlerimiz gerçekleşecektir.
Kerkük, Türklük, toprak, bayrak, ilke yolunda, milli
mücadeleyle, can, kan veren dava ülküdeşlerimiz, her an coşku, özverilikle,
anılarak, büyük şehitlerimizi, kahraman liderlerimizi, yeni kuşaklara
tanıtıp, anlatmalıyız ve davamıza, can gönülle bağlanmalıyız, hiç
bir Zaman onları unutmadan, yollarında yürümeye devam edeceğiz..
Tüm Türk Dünyası Şehitlerimizin Ruhlar Şad olsun
...
Türk Kerkük Şehrinde, Komünist, Kürtler tarafından
her türlü işkenceyle, Türklük, Turancılık uğrunda şehit edilen öteki
kardeşlerimiz tümü Türk şehri Kerkük’te göz açtılar bu Türk toprakları
için kan verdiler şehit oldular.
TÜRKLÜK, TURANCILIK, UĞRUNDA
ŞEHİT EDİLEN KAN KARDEŞLERİMİZİN ADLARI.
1- Ata Hayrullah- albay
2-İhsan Hayrullah- yarbay doktur
3-Salahattin Avcı - iş adamı
4-Mehmet Avcı .... Memur
5-Nihat Fuat Muhtar. öğretmen
6-Cihat Fuat Muhtar.. öğrenci
7-Emel Fuat Muhtar .. öğrenci 12 yaşında
8-Kasım Neftçi .. Arazi Sahibi
9-Ali Neftçi .. Serbest Meslek
10- Osman Hıdır .. Kahve Sahibi
11-Cahit Fahrettin ..Öğrenci
12- Zuhur İzzet Casim Çaycı..Kahve Sahibi
13-Şakır Zeynel .. Kahve Sahibi
14-Gani Nakib ..Memur
15- Kemal Abdul Samet ..Mühendis
16-Fatih Yunus Ali..Teknisyen
17-Cuma Kamber ..Teknisyen
18-Enver Abbas ..Öğrenci
19-Kazım Abbas Bektaş ..Öğrenci
20- Hacı Necmettin Abdullah .Serbest Meslek
21-Hasib Ali ..İşçi
22-Nurettin Aziz .. İşçi
23- İbrahim Ramazan ...Tamirci
24-Abdul Halik İsmail ...Öğrenci
25- Abdullah Ali Bayatlı..Teknisyen
26-Salahattin Kayacı..İşçi
27- Abbas Kadir ...Öğrenci
28-Salahattin Köprülü ...Polis
29-İbrahim Hemze ...Kasap
Kemal’in Annesi olarak tanılan yaşlı bir ev hanımı
30- Adil Abdülhamit .. Öğretmen
31-Abdullah Ahmet...İşçi
32-Habib Ali ..
33- Abdul Gani Seyit Mehmet..
34- Sadık Kaleli...
35-Halil Şakır ...Serbest İş
36-Salah Terzi ..Serbest İş.