Unutmak Tükenmektir !

 


Ata Hayrullah

 

7 Ekim 2006

ÜLKÜCÜ CAMİA'YA KERKÜK’TEN MEKTUP

Bir zamanlar ortam uygun olsunda Kerkük’te mücadele verelim derken, üç yıldan beri bütün zorluklarına rağmen bu topraklara birkaç kişi olarak geldik. Büyük bir inanç, azim ve gururla mücadele vermekteyiz. Gençleri yeniden örgütleme çalışmalarının yanında buradaki Türkmen siyasetçilerini yönlendirmeye ve Türkiye hükümeti'nin bu sahada uyguladığı yanlış politikaları Türk devleti sorumlularına anlatmaya çalışıyoruz. Bu güne kadar bu politikalarda düzelme olmadığı gibi bölgede durum hem biz Irak Türkleri, hem ana vatan Türkiye’nin aleyhinde büyük bir hızla ilerlemektedir. Böyle giderse biz ülkücüler yeni kurtuluş savaşını ana vatan sınırlarının içinde başlatmak zorunda kalabiliriz.

1990'ların başlarında birinci körfez savaşından sonra Irak’ın kuzeyinde 36. paralelin üzerinde Iraklılar için güvenli bir bölge oluşturulmak yalanı ile aslında sözde bir Kürt devletinin oluşturma plan aktif olarak uygulamaya koyulmuştur. Daha sonra PKK örgütü Türkiye’ye karşı bir koz olarak kullanılmış (ki; hala kullanılmaktadır) ve bu Terörist örgütle savaşta Türk ordusuna yardımcı olacaklar anlayışı ile iki Kürt partisi KDP ve KYB’ye Türkiye'nin büyük yardımları olmuş ve bugün ekonomik olarak Kürt bölgesine büyük yatırımlar yapılmaya devam etmektedir.

Ayrıca Türkiye’nin serbest bölgeleri ve güney limanlarında Barzani ve Talabani’nin şirketleri ekonomik hakimiyeti ele almış durumda. Habur-Zaho kapısından milyonlarca dolar gelir sağlamaları yanında giriş ve yol üzerindeki kontrol noktalarını PKK’lıların eline vererek Türkmenlere ve Türklere çıkarılan zorluklar ve yapılan hakaretler ayrı bir faciadır. Ayrıca Türkiye bu iki Kürt partisinin arasına girerek birbirlerini bitirmelerini engel olarak Türkmenlere ve Türkiye’ye en büyük tarihi yanlış yapılmıştır.

Bu gün bölgede Türkiye tarafından petrol arama, yeni üniversiteler kurmak ve benzeri büyük yatırımlar bütün hızı ile devam etmektedir. Daha doğrusu sözde bir Kürt devleti kurulması için bilerek veya bilmeyerek Türkiye yalnız hükümeti ile değil özel sektörü ile de bu kötü plana alet olmuş gibi görünmektedir. Türkiye’de kim ne derse desin biz bu gerçekleri burada bire bir yaşamaktayız.

Türkiye’nin bu kadar yardımı karşılığında bu iyilikbilmez Kürt gurupları ne yapmışlardır?

PKK konusunda görünürde ve Türk sorumluları ile görüşmelerde bu teröristlerle mücadele ettiklerini vurgulamaktadırlar. Ancak basın açıklamalarında ne kadar küstah olduklarını açıkça görmekteyiz. PKK elamanları Irak’ın her yerinde bu iki partinin kimlikleri ile dolaşmakta ve bu partilerin himayesinde bürolar kurarak sıyası, sivil, istihbarat ve silahlı çalışmalarını çok rahat yürütmenin yanında Kerkük’e getirilip yerleştirilen gurupların içinde çok sayıda PKK’lı şahıs ve aile vardır. Türkmenler konusunda da bunlara bizim gibi karşı çıkanlara burayı bırakıp Ankara ve İstanbul’a gitsinler beyanatı ikinci adamları açıklamalar yapmakta, Türkiye Irak’ı karıştırmakta ve iç işlerine müdahale etmektedir açıklamaları dün TC kırmızı pasaportu taşıyan Talabani’nin ağzından BM genel kurul salonunda açıklamalar yapılmaktadır.

Kendileri ile işbirliği yapmayan her Irak Türküne Türkiye’nin ajanı olarak adlandırmaktalar. Daha önce Irak rejimlerinin yaptıklarını bu guruplar bizlere uygulamaya çalışmaktalar. Ayrıca burada yaptıkları yetmiyormuş gibi son günlerde Barzani ve Talabani Türk TV’lerine çıkarak PKK ateşkes ilan etti bundan sonra bunlara genel bir af çıkartıp siyasallaşmalarına yol açacak yeni uygulamaları Türkiye’den istemekteler. Bu türden sıralayacağımız bir çok kötü ve olumsuz olay ve istek ortaya koya biliriz.

Bu durum 12 Eylül ihtilali ile başlayıp günümüze kadar devam etmektedir.

Önümüzdeki yıl Kerkük’ün Irak’ın kuzeyindeki idareye katmak için büyük planın son aşaması uygulamaya geçirilme operasyonu yapılmaktadır. Buna karşı Türk hükümeti'nin yöneticileri ABD fobisi içinde hareketinden dolayı her hangi ciddi bir adım atmadığı gibi bu emrivaki durumu kabullenmiş ve bölgeyi ekonomik olarak kontrolünde tutabileceği durumu ABD tarafından kabul ettirilmiş gibi görünmektedir. Bunun çok yanlış ve tehlikeli olduğunu buradan görmekteyiz. Bu durumu başta ülkücü camiamıza ve her milliyetçi vatanperver soydaşımızla paylaşıyoruz vakit geç olmadan.

Biz Irak Türkleri adına gerçek ve zorlu mücadeleyi yavruvatan Türkmeneli'nde bir çok imkansızlara rağmen vermekteyiz. Başta manevi olmak üzere desteklerinizi istiyoruz ve kamuoyu olarak hükümete ve devletin bütün erkanına baskı yapmanızı bekliyoruz. Saygılarımla...

TÜRKMEN MİLLİYETÇİ HAREKET
Siyasi ve Dış ilişkiler Müsteşarı
Dr. Turhan KETENE



Can Verenler...



Nejdet KOÇAK