"Irak'ın geçmişinde çok büyük bir etkinliğe
sahip olan Türkmenler bugün itibarıyla bölgede yok sayılmaya başlanmıştır.
Irak yeniden yapılandırılırken ülkenin aslî unsuru olan Türkmen
varlığının dışlanması mutlaka yeni problemleri beraberinde getirecek
ve bu ‘oldu-bitti’ mantığı içerisinde siyaset üretenler mutlaka
hüsrana uğrayacaklardır.
Yıllar boyu zulüm yurdunda yaşayan Türkmenler
yine uyutulmuşluğun ve unutulmuşluğun verdiği yeni acılar içerisinde
kendi kaderleriyle baş başa kaldılar. Tam bu çaresizlik anında:
-Yalnız değilsiniz, diye haykıran bir fedaî ordusu
boy verdi Türkmen topraklarında.
Ülkücü Hareket diğer Türk yurtlarında olduğu gibi,
çarenin tükendiği noktada esrarlı duruşuyla yine var olmuştu."
Hüsamettin Türkmen
Türkmen Milliyetçi Hareketi Genel Başkanı
Fırat ve Dicle'nin cömert suları ile can verdiği
Irak, tarihin bir çok döneminde başkalarına hayat hakkı tanımayan
zalim diktatörler tarafından yönetilmiş ve zaman zaman yaşanan kargaşanın
da tam merkezi olmuştur. En kanlı pazarlar bu yörede kurulurken
fitne ve fesat faaliyetlerinin de yine bu mümbit topraklarda yeşerdiğine
ve boy atıp serpildiğine bir çok defa şahit olmuşuzdur............................
Yıllar boyu zulümyurdunda yaşayan Türkmenler yine
uyutulmuşluğun ve unutulmuşluğun verdiği yeni acılar içerisinde
kendi kaderleriyle baş başa kaldılar. Tam bu çaresizlik anında:
-Yalnız değilsiniz, diye haykıran bir fedaî ordusu
boy verdi Türkmen topraklarında.
Ülkücü Hareket diğer Türk yurtlarında olduğu gibi,
çarenin tükendiği noktada esrarlı duruşuyla yine var olmuştu.
Elinizdeki bu kitap bir strateji veya taktik hareket
planları içermiyor şüphesiz. Yazar, böylesine büyük bir iddianın
sahibi de değildir. Irak sahasındaki bize göre çok mühim olan faaliyetlerini
'hacca giden karınca' benzetmesiyle atomize ederek tevazu içerisinde
yorumlayan Yusuf Ziya Arpacık böylesine önemli bir kitap ortaya
çıkarırken, bölge tarihinin karanlık köşelerine de oldukça güçlü
bir fener ışığı tutmaktadır.
Yıllar önce Türkiye'de bulunduğum kaçaklık günlerimde
Arpacık'la Kerkük üzerine planlar yapardık. Sınırda bir takım faaliyetler
icra ederek Türkmenlerin dertlerine derman olmak için çalışmalar
yapardık. Bütün bu hayallerin üstünde bir gerçek yükselerek bizi
kucakladı ve Türkmen kentlerinin kanlı sokaklarında bizi tekrar
buluşturdu.
Türkiye'nin unutmuşluğuna inat bizi asla yüreklerinden
çıkarmayan bu asil Bozkurtlara bin selâm olsun...
Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarken, Türkmeneli'ne
gelerek acılarımızı paylaşan, bizimle sevinip bizimle üzülen ve
Türkiye'den bize destek olan sevdalı kardeşlerime Kerkük’ten bir
teşekkür göndermeyi de borç bilirim...