Unutmak Tükenmektir !

Yaşatmak İçin Can Veren Bir Kahraman

ERDEM YEDİBELA
  

-Kapıaltı'na bir ülkücü gelmiş, diyordu başgardiyan Ali Boşnak. Hapishanenin her tarafına rahatlıkla girip çıkardım. Hemen kapıaltının yolunu tuttum. Yeni gelen tutuklular bir müddet orada tutulur sonra koğuşlara verilirdi. Ama biz hapishanede güçlü olduğumuzdan, idare bu kuralı bize işletemezdi. İçeri girdiğimde gözüm ona takıldı. Şair ne diyordu 'Şahin'sin belli, duruşun çekilmiş bir hançer kadar güzel.' Vakur ve asil duruşuyla, diğerlerinden hemen ayrılıyordu. Herhalde bu o diye düşündüm.

-Adın ne ?.

-Erdem Yedibela, diye cevapladı.

Zaten ismi de bana verilmişti. Birlikte koğuşa doğru hareket ettik. Yolda kendisine yönelttiğim soruları kısa ve net olarak cevaplıyordu. Koğuşa gittiğimizde herkes Erdem'in etrafını sardı. Birçok arkadaşı orada bulunuyordu. Birşeyler soruyorlar, dışardan merak ettikleri haberleri ondan almaya çalışıyorlardı. Böylece acı tatlı hatıralarla dolu birkaç ay geçti.

Sağlam bir beden ve kalın kaslarına inat, çok ince bir ruh hâli vardı. Hergün iki üç saat birlikte spor yapar, üç adım atlama yarışı düzenlerdik. O geçilmeyi bir türlü hazmedemez, en önde olmak için kuvvetini sonuna kadar sarfederdi.

Bir gün bahçede hasta ve ayağı kırık küçük bir böceği yürütmek için gösterdiği çabayı uzun bir süre izlemiştim. Yaşatmak ve hayat vermek uğruna ne kadar da didinmişti. Böcek sırtüstü düşüp hareketsiz kalınca da Erdem de yıkılmıştı âdeta. Sanki cansız kalan böcek değil de, Erdem'in o dev bedeniydi. Onda gördüğüm bu üstün ruh hâl’i beni mest etmişti. O ne zarif bir delikanlıydı!..

Erdem'in her zaman tekrar ettiği bir iki cümlesini daha sonraları bir şarkının sözlerinde duymuştum. Dar hapishane koridorunda volta atarken hep:

-Adımızda bela, yüreğimizde sevda yazar, derdi.

Gerçekten de dediğini yaptı. O yürekten sevdi. Canından çok sevdi ve yaşatmak için can verenlerden oldu. Erzurum'un bu yiğit evladı dedelerine layık bir hayat sürdü ve onlar gibi 'Kırklara' karıştı...

Daha sonra tahliye olan Erdem Yedibela, 9 Ocak 1980 günü akşam üzeri Samsun'da Katolik Kilisesi civarında bulunduğu sırada komünistler tarafından pusuya düşürülerek şehit ediliyordu.

Yusuf Ziya ARPACIK

 


Samsun Cezaevi

Erdem Yedibela, Yusuf Ziya Arpacık
Samsun Cezaevi



Can Verenler...