
YÜCE MİLLETİMİZİN
GÖZBEBEĞİ, TARİHE TAT VEREN, SAVAŞA LEZZET KATAN ŞANLI TÜRK SİLAHLI
KUVVETLERİ, ASKER MÜSVEDDESİ OLAN KENAN EVREN VE DALTONLAR'IN REZALETİNDEN
MÜNEZZEHTİR...
KARA EYLÜL
ÇETESİ... DALTON KARDEŞLER...
SAKIN ÖLME!..
NETEKİM
BİZİM ŞARON; KENAN EVREN!..
SANA ÖLÜM YOK BE MAYMUN SURATLI! BURNUNDAN
YEMEK YİYİNCEYE, AĞZINDAN ......, GÖZBEBEĞİNDEN KILLAR ÇIKINCAYA,
DAMARLARINDAN ÇEKİLEN KANIN YERİNE İRİN DOLUNCAYA, TİTREYEN ELLERİN
KİLİTLENİNCEYE, ÜRPEREN YÜREĞİNDEKİ KİRLİ KAN KURUYUNCAYA, AYAK PARMAKLARIN
BAŞINA YÜRÜYÜNCEYE KADAR SANA ÖLÜM YOK!
YARALARIN KURTLANMADAN, PİSLİĞİNİ
YALAMADAN SANA ÖLÜM YOK BE ISLAH EDİLMİŞ AMERİKAN TOHUMU!.. KAFANI
DUVARLARA VURA VURA GEBERMEK VAR ELBETTE!.. ZEBANİLER ELİNDE DEBELENMEK
VAR ELBETTE!.. ÖMRÜ OLAN GÖRECEK, TÜRİKEYE'NİN ŞARONU!.. ÖLÜM HAKTIR,
BAZEN ÇOK GÜZELDİR... BİZ O ÖLÜMLERİ FAZLASIYLA TATTIK...
SENİN O OLMAYAN BEYNİNİ DAĞITMAK HİÇ
DE ZOR DEĞİLDİ, AMA ULULARDAN FERMAN OLMADI BE İNGİLİZ SURATLI! SEN
TÜRKİYE'NİN ŞARONU, SANA ÖLMEK ÖYLE KOLAY DEĞİL. SEN YAŞA Kİ, TARİH
TEKERRÜR ETSİN. SENİN ÖLÜN DEĞİL, JIMMY CARTER ÇOCUĞU SENİN DİRİN
BİZE LAZIM...
SENİN NECİS BEDENİNİN ACI ÇEKMESİ,
DARAĞACINDA CAN VEREN, İŞKENCEHANELERDE KAFA DERİSİ YÜZÜLENLERİN YAKINLARINA
BİR MUTLULUK VERMEZ ELBETTE, AMA ALLAH'IN ADALETİNİN ŞAŞMAZ OLDUĞUNUN
BİR EMARESİDİR.
EY AMERİKAN SEVDALISI ŞEBEK! SANA
KİMSE SÖYLEMEDİMİ Kİ "ZULÜM ASLA PAYİDAR OLMAZ!"...
SANA YAŞARKEN CEHENNEM OLAN BU FANİ
DÜNYADA, TİTREYEREK DE OLSA BİRAZ DAHA TUTUNMAYA GAYRET ET. BIRAK
BU İNTİHAR MİNTİHAR NUMARALARINI. ZİRA ÖBÜR DÜNYADA SENİ BEKLEYEN
NE ARSLANLAR VAR! DARAĞAÇLARINA YOLLADIĞIN ALİ BÜLENT ORKAN, MUSTAFA
PEHLİVANOĞLU, FİKRİ ARIKAN VE DAHA NİCELERİ. İSMET ŞAHİN DEHŞET ADAMDIR
HA! İDAM FERMANINI İMZALARKEN ELLERİN TİTREMEDİ AMA İSMET ŞAHİN SEHPAYA
ÇIKARKEN, O DEĞİL SENİN CELLATLARIN TİTRİYORDU.
UNUTMAK, MAHVOLMAKTIR. BİZ UNUTMADIK!..
Yusuf Ziya ARPACIK
(Kenan Evren 26 Haziran 2009'da
gazetelerde intihar edeceğini açıkladığında
bu yazı yayınlandı)
Evren; -Vur emri verdim
12 Eylül'ün eli kanlı başkanı Kenan Evren, 1980'de
Milli Güvenlik Konseyi üyelerine suikast yapacak örgütün hapisteki
tüm üyelerinin öldürülmesi için emir verdiğini itiraf etti.


Eylül'lerde
Ölmedik;
Eylül'lerde Doğduk...
BU CELSENİN HÜKMÜ !..
Aşağıda resimdeki an Başbuğ, kürsüye gelmiş ellerini
açarak savcı Nurettin Soyer'i suçlayan dehşetli bir konuşma yapmıştı...
Mahkeme sözcüsü Vural Özenirler başta olmak üzere, bütün rütbeli zevat
titremeye başladılar sanki hakim ve mahkum yer değiştirmişti... Hele
savcı Soyer korkudan gözlükleri ters takmış, biz nasıl da onun bu
aciz ve sefil haline gülüşmüştük... Onlar da sonraki mahkemelerde
bizi arka sıralara attılar... Fakat son gülen yine biz olduk... Türk'ün
son Başbuğu yine mahkemeye son noktayı koymuştu...

12 Eylül Cuntasının, başta Alparslan Türkeş olmak
üzere ülkücülere kurduğu tuzak, ihtilalin üzerinden çok bir zaman
geçmeden ortaya çıktı. Aralarında Alparslan Türkeş ve teşkilat yöneticilerinin
bulunduğu 587 kişi hakkında, "MHP ve Ülkücü Kuruluşlar"
davası adı altında davalar açılmıştı... Mamak Askerî Cezaevinin C
5 işkencehanelerinde yıllarca süren sorgular, mesnetsiz suçlamalar
ile bu dönem, ülkücü gençliğin unutamayacağı ve affedemeyeceği acı
bir dönem olacaktır. Savcı Nurettin Soyer tarihe utanç vesikası olarak
geçmiş olan iddianamesinde, başta Alparslan Türkeş olmak üzere pek
çok ülkücünün "146/1" , "149/1" gibi maddelerden
"idam"la tecziyesini talep etmekteydi. Savcı, Alparslan
Türkeş'in idamını istediği "iddianame"de suç delili olarak
şunları öne sürmekteydi.
"(Alparslan
Türkeş), İktidarı ele geçirmek için siyasî parti içinde yer alarak
genel başkanlığa kadaryükselmiş, bir yandan Anayasa ve yasalar çerçevesinde
tanıtma, propaganda, seçmen toplamakişlemlerini yürütürken, bir yandan
da, yönetimi ele geçirip yukarıda belirtilen düşünceleri yönünde birdevlet
düzeni getirmeyi amaçlamış, bu amaç uğruna kurduğu örgütlenmeyle Türkiye
ahalisini birbirialeyhine toplu kıyıma götürmüştür. Bunun için MHP,
MHP Gençlik Kolları, Ülkücü Dernekler, Ülkücü Meslek Teşekkülleri
ve bazı mahalle, okul ve yurtlarda vatandaşlar arasında merkeziyetçi,
yukarıdanaşağıya kademeleşmiş, otoriter, organize bir teşkilâtlanmaya
gitmiştir...
Toplu kıyım (!..) amacıyla; 1980 Temmuz ayı içerisinde
Yılma Durak ve Celal Adan ile konuşurken DİSK'in komünist hareketin
kaynağı olduğunu söylemiş), "konuşma bitip kalkarken elini yatay
birşekilde ot biçer gibi yaparak" DİSK Başkanı Kemal Türkler'in
yokedilmesini emretmiş miş...(!..)" Dünya Hukuk Tarihini yeniden
yazdıracak bir iddia gerçekten... Sanki sessiz film gibi bir şey....
Bu uyduruk mahkemeler Türkün son Başbuğu ve çelik iradeli ülkücüleri
yıldıramamış ve kutlu şafakların habercisi olmuştur...
Yusuf Ziya ARPACIK


İşaretli olan Yusuf Ziya Arpacık

12 Yaşında bir ÜLKÜCÜ
demirler arkasında... Samsun Cezaevi...
20 Şubat 2002
AHMET NECDET SEZER'İN ARKADAŞI ENİS TUNGA ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELİĞİNE
GETİRİLDİ... ENİS TUNGA İSİMLİ MÜFTERİ, 12 EYLÜL DE MHP İDDİANAMESİNİ
HAZIRLAYIP BAŞBUĞUN KELLESİNİ İSTEYEN 6 SAVCIDAN BİRİDİR...
12 EYLÜL
zulmünde ;
Ankara'da Bekir Bağ,
Malatya'da Aydın Demirkol
ve Mehmet Kazgan, isimli
ülküdaşlarımız, sorgulardaki ağır işkencelerden dolayı şehit düştüler.
Hüseyin Kurumahmutoğlu isimli
ülküdaşımız da Mamak zindanlarında gördüğü işkenceden dolayı şehit
düşmüştür...

MAMAK, MAMAK DEDİKLERİ ...
"Mamak, yalnızca soğuk, çıplak acı hatıralar
yumağı, bir tutuk ve ceza evinin adı değil, yarın dünya işkence tarihi
yazıldığı zaman dünya birincisi olmasa bile ikinciliği kesin olan,
insanı eriten, insanı haysiyetsiz kılmak için yaratılmış çilehanenin
adıdır"...