Unutmak Tükenmektir !

Netekim Kenan'dan
İnciler

Bildiri 13

Çıplak Ressam

İhale Peşinde

Satlık Kılıç Var

Ben Kaşar Kenan

Golü Atardım

Gitti Emel..Geldi

Netekim Bir Ev

Enver Ören Dost

Apo İçin Ne Dedi?

Kıbrısı Verelim

"NamazKılmam, Oruç Tutmam, Hacca Gitmem, Zekat Vermem"

Bir Sağ, Bir Sol

Netekim PKK

APO: EVREN ASKERİ BİR DEHADIR

"KÜRTÇE BİLMEMİZ LAZIM"

YALANLARIN , YILANLARIN DANSI

Dümenden Hesaplaşma
Gazeteci Cüneyt Arcayürek son kitabında, DYP'lilerin tutanaklarına dayanarak, Evren ile Demirel'in "12 Eylül hesaplaşmalarını" yayınladı. Kitaba ilk tepki Evren'den geldi: "Böyle bir şey yok. Görüşmede yalnızdık"

12 Eylül lideri ve 7'nci Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Gazeteci Cüneyt Arcayürek'in "Demokrasi Dönemecinde Üç Adam" başlıklı kitabında yer alan "Demirel ile hesaplaşma" bölümüne tepki gösterdi. Kitapta DYP'lilerin de bulunduğu bir görüşmede, Demirel'in Kenan Evren'e 12 Eylül uygulamalarıyla ilgili olarak hesap sorduğu belirtiliyor ve DYP'lilerin zabıt tuttuğu belirtiliyor. Evren ise "Ortada zabıt yoktur. Sayın Demirel ile baş başa görüştük. İkimiz de not tutmadık" diyor.

VUR EMRİ...

"Herhalde Sayın Demirel aklında kalanları söyledi" diyen Evren, "hesaplaşma" konusunda SABAH'ın sorularını şöyle yanıtladı:

* Sayın Demirel size "Sıkıyönetim başarılı olamadı" demiş. Sizin de bunu teyit ettiğiniz söyleniyor.

EVREN: MGK toplantısında veya sıkıyönetim koordinasyon toplantılarından birindeydi. Zannediyorum MGK toplantılarındaydı. Sıkıyönetim ilan etmişiz, fakat sıkıyönetim komutanları birçok konuda yetkisizlikten şikayetçi. Böyle devam ettiği sürece sıkıyönetimden bir netice alamayız. Kaldıralım daha iyi dedim. Yetkisiz bir komutan ne yapabilir ki?

* Sayın Demirel "Size yetki verdim. Vur emri verdim" demiş...

EVREN: Hayır öyle bir emir verilmedi. Bir kere "vur emri" kanuni bir emirdir. Vur vemrine ilişkin kanunu 12 Eylül'den sonra biz çıkardık. 19 Eylül'de 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu'nda 19 maddede değişiklik yaptık. Bu değişikliklerden biri de "Vur emri" idi. Ondan sonra yetmedi tekrar yaptık. Yani yanlış yazılmış. Ben Cumhurbaşkanıyken Arcayürek bir kitap çıkarmıştı: Ku-De-Ta. Onu çağırdım. "Bu kitabı neden yazdın? Yarısına kadar okudum sonra bıraktım" dedim. "Ne demek istiyorsunuz bu Ku-De-Ta kitabıyla" dedim. "Efendim bizim emeklilikte bir maaşımız, düzgün bir gelirimiz yok.

Bu kitaplarla mali durumumuzu biraz daha düzeltiriz" dedi. Mahkemeye vermeyi düşündüm. Sonra düşündüm. Ben bunu mahkemeye verirsem basında çıkacak. Kitabı eğer 300 bin satacaksa 1 milyon satacak. Onun için vermedim. Zabıt yok ortada. Ne zabıtı? Ne Demirel tuttu, ne ben tuttum. Odamızda da başka kimse yoktu.

* Sayın Demirel size "Anarşistleri bir kenara bırakıp siyasilerin üstüne geldiniz" dedi mi?

EVREN: Bunlar hilafı hakikat. Vaktiyle verilen bilgileri şimdi kitap haline sokuyor. Siyasetçilerin üstüne gitmedik. Siyasetçilerin içinden suç işleyenler varsa onların üzerine gidildi. Partiler kapatıldı. Bir sene süreyle partiler siyasetten men edildi. Ama bir sene sonra partileri kapattık. Onun da sebebini size söyleyeyim. O partileri niye kapattık? Danışma Meclisi kuruluyor. Danışma Meclisi üyelerinin o partilerle bir ilişkileri olmasın, tarafsız olarak karar verilebilsinler diye partileri feshettik.

"HESAPLAŞMA DEĞİL"
* Büyük Türkiye Partisi'ni niye kapattınız?

EVREN: Eski Adalet Partililer kütle halinde o partiye girmeye başladılar. Bunlar gelirlerse bizden hınç almaya kalkarlar diye kapattık. O kararı da yine komutanlarla toplandığımızda aldık.

* Sayın Demirel, Cumhurbaşkanına Meclis'i feshetme yetkisi istedi mi?

EVREN: ANAP'ın hezimete uğradığı yerel seçimlerden sonra bir başka toplantıda konuşuyorduk. 1988'deydi galiba. Sayın Demirel, "Keşke Anayasaya Cumhurbaşkanlarının Meclis'i feshetme yetkisini koysaydınız" dedi. Hakikaten düşündük ama suiistimale uğrar diye bunu doğru bulmadık dedim.

* Sayın Demirel'le yaptığınız bu görüşme bir "hesaplaşma" havasında mı geçmişti?

EVREN: Hesaplaşma, demek doğru değil. Bir toplantıda 1 saat içinde yaptığımız bir konuşma. Karşılıklı konuştuk. Hesap sorar gibi olur mu öyle şey. Karşılıklı olarak o söyledi, ben söyledim. Bu konuyu alevlendirmek istemiyorum. Çünkü o zaman kitap bir misli fazla satar.


İşte kitabın tartışılan bölümü
GAZETECİ Cüneyt Arcayürek'in Bilgi Yayınevi'nden çıkan 'Cüneyt Arcayürek Anlatıyor: Büyüklere Masallar, Küçüklere Gerçekler' serisinin ilk cildi 'Demokrasi Dönemecinde Üç Adam'da Demirel ile Evren arasında geçen 12 Eylül tartışması ayrıntılarıyla yer alıyor.

12 Eylül'ün lideri Kenan Evren, Anayasa ile birlikte kendini cumhurbaşkanı seçtirir. 12 Eylül mağduru Süleyman Demirel ise 1987'deki referandumun ardından siyasi haklarına kavuşmuş, milletvekili seçilmiş ve her yerde 12 Eylül askeri darbesini eleştirmektedir. Kenan Evren bu eleştirileri 1988 yılı ilkbaharında Trabzon'da yaptığı bir konuşmada yanıtlamaya kalkar ve tartışma alevlenir. Demirel 13 Mayıs 1988 günü Çankaya Köşkü'ne çıkar. Köşk'te tarihi bir tartışma, 12 Eylül hesaplaşması yaşanır. İşte kitaptaki hesaplaşma diyaloğunun bir bölümü:

Evren: Yunan albaylarına benzetilmemizden incindik. 12 Eylül'ü tarihe bırakalım.

Demİrel: Tarih daha doğruyu yazmadı. Silahlı Kuvvetler'e sıkıyönetimde verilen, bekleme değil, olayı ortadan kaldırma görevidir. 'Sıkıyönetim başarılı olamadı!..' Bu söz sizindir.

Evren: Benimdir. Hatta 'kaldıralım' dedim.

Demİrel: Sıkıyönetimle anarşi arttı. 'Yetki yoktu' diyorsunuz. Bütün taleplerinizi yerine getirdim.

Evren: Hayır, istediğimiz kanunlar çıkmadı.

Demİrel: Size 'Şu adamları vurun!' diye kararname bile verdik. Mevcut kanun ve yetkilere ne ekleyerek anarşiyi durdurdunuz?

Evren: Çok kanun çıkardık.

Demİrel: Anarşistleri bir kenara bıraktınız, siyaset ve siyasetçilerin üstüne geldiniz. Niye kapattınız Adalet Partisi'ni?

Evren: Danışma Meclisi'nden karar çıktı.

Demİrel: Büyük Türkiye Partisi'ni niye kapattınız?

Evren: İktidar olur, intikam alırsınız diye...

Demİrel: Niye Fransız Anayasası'nın 16. maddesi gibi bir maddeyi Anayasa'ya koymadınız?

Evren: Meclis'in feshedilmesi partili cumhurbaşkanları tarafından suiistimal edilir diye koymadık.


Bu Yıllarda Neler Olmuş?


Can Verenler...

 

HARBİYE İŞKENCE EVİ

220'SİNİN KELLESİ İSTENEN, 587 DAVA ADAMININ LİSTESİ

 

EYLÜLLERDE ÖLMEDİK

ÜLKÜ GÜLÜMDÜNÜZ SİZ BENİM