21 Kasım 2002
Kenan Evren:
"Kıbrıs'da toprak verilmesi çözümü kolaylaştırır... Biz zaten
o toprakları çekilmek üzere aldık"...
1974
Kıbrıs harekatında KKK Kurmay başkanı olan Kenan Evren, M. Ali Birand'ın
tv proğramına ankara'dan katılarak ihanet fitilini ateşledi... "Bizim
Maraş'a girmek gibi bir niyetimiz yoktu. Karşımızda bir direniş görmeyince
asker bize sordu ne yapalım diye, bizde "girin" talimatı
verdik.
"Ben toprak verilmesine karşı değilim. Bu fırsatı
kaçırmayalım" diye açıklamalarda bulunan Kenan Evren denen soysuz
bu ifadelerden sonra rahatsızlanarak, Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde
tedavi altına alındı. Kenan Evren'i, Abdullah Gül'ün ziyaret edeceği
öğrenildi.
Rahatsızlığı sebebiyle GATA'ya kaldırılan ve bir
süredir tedavi görmekte olan Evren'e geçmiş olsun ziyaretinde bulunacak
olan Gül, 7. Cumhurbaşkanı'nın rahatsızlığı hakkında hastane yetkililerinden
bilgi alacakmış. Şer ittifakı genişleyerek büyüyor.
______________________________________
Kenan Evren, Yunanistan'ın hiçbir karşılık alınmadan Nato'ya geri
dönüşlerinin altında imzası olan kişidir. Belki de bu amaçla ihtilal
ona yaptırılmıştır. Bugün de olayları kasıtlı olarak saptırmaktadır.
Sorumlu bir Devlet Adamı vasfını taşımadığı beyanlarından anlaşılmaktadır.
Demek ki Rumların Türkiye'yi ve Türkleri köşeye sıkıştırma yolundaki
çabalarında ellerindeki kozlarından biri bu imiş. Kenan Evren'in bir
Rum hizmetçisi gibi çalışmasını doğrusu anlayamadık.
Bu millet yaptıklarını ve söylediklerini unutmayacak ve tarihte hak
ettiği sıfatla anılması için elinden gelen her şeyi yapacaktır.
Şehmuz Karadağ
______________________
KENAN EVREN: VERİRİZ DİYE
FAZLA ALDIK!...
CNN
Türk'te yayınlanan Manşet Programı'nda Mehmet Ali Birand'ın sorularını
yanıtlayan eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Kıbrıs'ta çözüm için toprak
konusunda katı bir görüş benimsemediğini söyledi.
Yunan Antenna TV ve Mega TV kanallarında da yayınlanacak
olan konuşmasında Evren, Ada'da 40 yıldır bekleyen sorunun artık çözüm
zamanının geldiğini sözlerine ekledi.
1974 senesinde Kıbrıs harekátı yapıldığı zaman Kara
Kuvvetleri Kurmay Başkanı olduğunu belirten Evren, çıkarma kuvvetlerinin
önceden saptanan sınırdan daha ileri gittiğini belirtti. Evren ‘‘Hatta
bizim planımımızda Maraş yoktu, ama Maraş da boşalmış bir vaziyetteydi.
'Ne yapalım Maraş'ı?' dediler. 'Girin' dendi. Hatta yanlışlıkla İngilizler'in
üssüne de girdiler, sonra geri çekildiler’’ dedi. Bu hatta geldikten
sonra, hattın muhafaza edilmesi görüşünün ağır bastığını belirten
Evren, Kıbrıs'ta toprak konusundaki müzakerelerin tarihi seyrini de
şöyle özetledi:
İLERDE LAZIM OLUR
Bu aşamada 'İlerde masaya otulurulduğu zaman toprak
tavizlerine vermek zorunda kalabiliriz, işte burada da tavizi verebiliriz'
denildi. O zamanın hükümetinin kararı buydu. Sayın Ecevit başbakan
olduğu bir dönemde, bu karar, bize Başbakanlık'tan intikal etti. Onun
için ben toprak konusunda katı değilim. Ben birkaç defa Sayın Denktaş
ile bu müzakereler sırasında görüştüm. 'Sayın Denktaş sizin için önemli
olan toprak mı yoksa Kuzey Kıbrıs Türk halkının anayasal güvenceleri
mi? Herhalde anayasal güvence topraktan daha mühim olması gerek' dedim.
'Evet, O halde topraktan feragat edelim mi?' dedi. 1982 senesiydi
zannediyorum.
YÜZDE 29+ FORMÜLÜ
BM Genel Sekreterliği'nin koordinatörlüğünde Rum
ve Türk tarafı temsilcileri, yani Denktaş'la, o zamanki Güney Kıbrıs
Cumhurbaşkanı konuşmalar yapıyorlardı New York'ta. Biz 'Yüzde 30'a
kadar toprak tavizinde bulunabiliriz' dedik. Fakat karşı taraf daha
fazla toprak istedi. O zaman genel sekreter 'Yüzde 29 artı deyin.'
dedi. Biz kabul ettik Rum tarafı bunu reddetti.
Ben toprak konusunda fazla ısrarlı değilim. Elbette
anlaşma sağlamak için de her iki tarafta bazı tavizler verecek. Ben
vermeyeyim, onlar da vermesin 40 senede bu işi halledemeyiz. Onun
için bu konunun artık halledilmesin zamanı gelmiştir.
METİN GÖRÜŞÜLEBİLİR
Bu BM Konseyi'nin verdiği bize gönderdiği uzlaşma
metni, görüşülebilir bir meseledir. Kıbrıs meselesinin hallini Rumlar
istiyor, Türkler de istiyor, o halde bu konuda biraz olumlu, sert
değil daha yumuşak davranmamızda yarar vardır diye düşünüyorum. Onun
için ben metnin görüşülebilir, masada oturulup konuşulabilir bir metin
olduğu kanısındayım. İnşallah devlet adamlarımızda aynı fikirdedirlerki
öyle görünüyor. Kısa zamanda bu iş bir hal çağresine bağlanır. Hem
rumlar hem Kıbrıs Türkleri, hem Türkiye hem Yunanistan'da bu dertten
kurtulur.
(HÜRRİYETİM) (21.11.2002 10:26:38)