HAVA İNDİRME TUGAYI.
ZİNCİDERE, KAYSERİ

________________
BÜTÖV AZERBAYCAN YOLUNUN YOLBAŞÇISI
Azerbaycan'ın Ordubat bölgesinin Keleki Köyünün Halil Yurdu Yaylasında
1938 yılı Haziran ayında doğdum.
Babam, Aliyev Kadirkulu Merdanoğlu Rus-Alman savaşında hayatını
kaybetmiş.
Eğitim-öğrenimime Unus ilkokulunda başladım. Yedi yıl süreli ilk
eğitimimin ardından Ordubat şehrinde M.T. Kutsi I nolu orta okulunda
okudum. Yedi yıllık ilköğrenimimi tamamlayıncaya kadar en büyük
arzum doktor olmaktı. Ona öğrenimime başladığımda Tarih ilmine ilgi
duydum. Toplumu anlamak benim için çok ilgi çekici idi, Marks'ın
Kapital'ini okumaya başladım. Bize yaptıkları propaganda da Kapital'i
dünyanın şaheseri olarak tanıtmıştılar. O dönemler okuduğumda Kapital'i
tam anlamıyla kavrayamamıştım. Öğretmenlerim ve öğrenci arkadaşlarım
beni haklı olarak alaya alıyordular.
Küçük yaşlarımdan başlayarak oruç tutardım, (gizli olarak tuttuğum
dönemlerde oldu ki, öğretmenler bilmesin) Bazen annemle birlikte
namaz da kılıyordum. 9-10. sınıflarda iken Mir Cafer Bağırov'u savunduğum
için birkaç defa öğretmenler odasına çağrılıp bu düşüncelerimden
vazgeçmem istendi.
________________
DÜNDAR TAŞER, 13 HAZİRAN 1972
1925
yılında Gaziantep'te doğan Taşer, Türkmen bir aileye mensuptu. İlk
ve orta okulu bitirdikten sonra, Kuleli Askeri Lisesi ve daha sonra
da Kara Harp Okulu'ndan başaıyla mezun oldu.
Taşer, Silahlı Kuvvetler'in çeşitli kademelerinde
görev yaptıktan sonra 27 Mayıs 1960 darbesinde Alparslan Türkeş, Ahmet
er, İrfan Solmazer gibi isimlerle beraber yer aldı. O zamanki rütbesi
binbaşı idi. 13 Kasım 1960'da 13 arkadaşıyla beraber yurtdışına sürgüne
gönderildi. Bu süre içinde Kuzey Afrika ve Avrupa'nın çeşitli yerlerinde
görev yaptı. 14'lerin yurda dönmesi sağlanınca, hasretini çektiği
vatanına döndü.
1965'de Alparslan Türkeş, Ahmet Er, Muzaffer Özdağ'la
birlikte, CKMP'ye girdi. CKMP'de Türkeş'ten sonra "ikinci adam"
konumundaydı. CKMP'de ve daha sonraları MHP'de, vefatına kadar Genel
Başkan Yardımcılığı yaptı.
Türk-İslam Ülküsü'nün örnek bir şahsiyeti, yılmaz
bir savaşçısıydı. Milletinin derin ve saf kültürü ile mücehhez, insan
sevgisiyle dopdolu, asil davranışlarryla, efendiliği ve engin kültürüyle,
bilge bir dava adamıydı.
İslam'a, Türklüğe, Türk'ün teşkilatçılığına ve büyük
devlet kurma hassasiyetine hayran, keskin görüşlü, kıvrak zekalı büyük
bir Türk milliyetçisiydi. Geniş tarih bilgisi, milletine olan inanç
ve güveniyle meselelere fevkalade isabetli teşhisler koymuş, çözümü
yine milletinde bulmuştu. Müstesna şahsiyetiyle davasını yaşayan yılmaz
bir mücadele adamı olarak, Ülkücü Hareket'in şerefli mazisi ve mücadele
geleneğinde önde gelen isimlerden biri olarak hak ettiği yeri almıştır.
İlk gençlik yıllarından beri milliyetçi ruha ve aksiyona
sahiptir. 3 Mayıs 1944 Olayları'nda Türk milliyetiçilerine karşı düzenlenen
"Haçlı Seferi"nde Atsız ve arkadaşlarının tabtuluklarda,
hücrelerde işkencelerden geçirilip, zindanlara atıldığı tek parti
döneminin faşist diktatörlüğünde baskılara ve zulümlere karşı çıktığı
için Harp Okulu'nda okuyan bir çok genç Türkçü gibi, soruşturmaya
maruz kalan kişilerden biri olmuştur.
________________
ŞEHİTLER ANILDI
Zakir
Alkan'ın Şehadet yıldönümü vesilesi ile bütün Şehitlerimiz yâd edildi.
Pazartesi günü saat 14:00'de Zakir Alkan'ın kabri başında toplanan
Ocaklılar özellikle o günden bugüne uzanan terör faaliyetleri konusunda
bilgilendirildi.
MHP İl Başkanı İhsan Barutçu, Fatih İlçe Başkanı
Murad Omurtag, Ocak eski ve yeni başkanlarının yanısıra Zakir Alkan'ın
arkadaşları ve özellikle de gençler katıldı.
Sağ-sol kavgası gibi yutturulmaya çalışılan ve gerçek
anlamda Türk Devletinin var olma-yok olma kavgası yani ölüm-kalım
savaşı olan 12 Eylül öncesinin kutlu mücadelesine dikkat çekildi.
Daha sonra aynı kabristanda yatan Hulusi Belkıs ve
diğer Şehit kabirleri de ziyaret edilerek dualar okundu.
Törene katılanlar en genci olan Osman Batur, Türkistan'dan
getirilen kutsal toprağı kabre döktü.
Görüntüler;
________________
YUSUF İMAMOĞLU, 8 HAZİRAN 1970
Bulgaristan
göçmeni bir ailenin çocuğuydu. Ailece Bursa'nın İnegöl ilçesinde oturuyor,
İstanbul Edebiyat Fakültesi Coğrafya bölümü son sınıfta okuyordu.
Fakülteye sokulmayan Ülkücü Yüksek Öğretmen Okulu
öğrencilerinin karnelerini imzalatmak üzere okuluna gittiğinde, Vural
Yıldırımoğlu, Yusuf Kayabaşı, Ali Menekşe, Feridun Şakar ve Vahram
Apik isimli komünist anarşistlerin öncülüğünü yaptığı silahlı grubun
yaylım ateşine maruz kalarak ağır yaralandı.
Okulun dışında gruplar halinde toplanan komünist
militanlar, ambulansı içeri sokmadıkları için hastahaneye zamanında
götürülemeyerek kan kaybından şehit düştü.
Cenazesi, Bursa Emirsultan Mezarlığına defnedildi.
Şehit olduğu zaman cebinden 35 kuruş para çıkmış
ve otopsi sırasında da üç gündür hiç bir şey yememiş olduğu tesbit
edilmiştir.
________________
FETİH ŞÖLENİ
İstanbul
Ülkü Ocakları'nın İstanbul Bağcılar Olimpiyat Salonunda düzenlediği
Fetih Şöleni tam bir gösteriye dönüştü. Coşkunun dorukta olduğu Fetih
Şöleni etkinliği muhteşem oldu.
İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı Yüksel Kaleci başta
olmak üzere eksiksiz bir şölen düzenleyen teşkilat başkan ve mensupları
dosta güven vermeye devam ediyor.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Atila Kaya'nın geceye
gelişiyle birlikte salondaki coşku daha da arttı.
İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı Yüksel Kaleci burada
yaptığı konuşma ile yürekleri ısıttı.
Görüntüler;
________________
ERZURUM BOZKURTLARI
Yazarımız
Yusuf Ziya Arpacık Erzurum'a giderek genç bozkurtlarla hasret giderdi.
Aziziye Tabyaları'ndan Velican Oduncu'nun kabrine dökmek üzere toprak
aldı. O kutsal tabyalarda Türk kanı değmemiş bir parça toprak yoktu.
Önce Şehitlik ve Aziziye Tabyaları'nı ziyaret eden
Arpacık daha sonra çevre köylere uğradı.
Köylüler hükümetten yakındılar. Çiftçi halinden memnun
değildi.
Ocaklılarla bir araya gelen Arpacık uçak vaktine
kadar burada kaldı. Gençler ile ülke meseleleri üzerine dertleştiler
eski zamanları, bugünü ve yarınları konuştular.
Arpacık İstanbul Ülkü Ocakları'nın düzenleyeceği
Fetih Şöleni'ne katılmak için Erzurum'dan ayrıldı.
Görüntüler;
________________
DİLAVER CEBECİ UĞURLANDI
Ülkücü
Hareketin düşünür-şair geleneğinin yaşayan en büyük temsilcisi Dilever
Cebeci'nin cenaze namazı Marmara İlahiyat Fakültesi Camiinde Cuma
Namazı sonrası kılındı. Çengelköy mezarlığında toprağa verildi..
Dilaver Cebeci son yolculuğuna uğurlanırken binlerce
seveni yanındaydı. Özellikle talebeleri akın akın camii avlusuna koştular.
Büyük bir katılımın olduğu gözlenen cenaze merasiminden sonra Çengelköy
mezarlığına geçildi.
Ülkücü Hareket'te bir yıldız kaymıştı.
Görüntüler;
________________
MHP FATİH İLÇE TEŞKİLATI FETİH
ŞÖLENİ
MHP
Fatih ilçe teşkilatı etkinliklerine ara vermiyor. 29 Mayıs Perşembe
günü saat 19.00 da fethin 555. yılı münasebeti ile yapılan şölen Fatih
Parkında mehter ile başladı ve Fatih Camiinde pilav ikramı ile devam
etti.
MHP Fatih İlçe Başkanlığınca geleneksel olarak kutlanan
Fetih Şöleni, bu yıl 555. sene-i devriyesinde halkımızın katılımı
ile kutlandı.
Fatih Parkında Büyük Hakanın heykeli önünde yapılan
program MHP Fatih İlçe Başkanı Murad OMURTAG'ın konuşması ile başladı.
Fethin önemine değinen Omurtag bu muhteşem fetihle insanlığın neler
kazandığını anlattı.
Mehter gösterisi ile Fatih Camii avlusuna kadar yürüyen
katılımcılara burada pilav ikram edildi.
Görüntüler;
________________

2 Mayıs 2008
Arslan Baba Ocağı

________________
BURASI DİYARBAKIR DAĞLARI




Bayrak Sevdalıları
________________
YILIN ANNESİ ŞEHRİBAN KILIÇ
10
Mayıs 2008 tarihinde MHP istişare toplantısının ardından Saat:14:30'da
Anneler Günü töreni başladı.
Divan Üyeleri, Milletvekilleri ve eşleri, MYK
Üyeleri, Sivil Toplum Örgütleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı
Anneler Günü tören programı saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı'nın
okunmasıyla başladı.
Sinevizyon gösterisinin ardından açılış konuşmasını
yapan Kadın Kolları Genel Başkanı Sayın Hediye AKDERE
tüm katılımcıların Anneler Günü'nü kutladı.
Milliyetçi Hareket Partisi Kadın Kolları Genel Başkanlığınca
yılın annesi seçilen son Kuzey Irak Harekatında 23 Şubat 2008 Cumartesi
günü şehit düşen Binbaşı Zafer KILIÇ'ın annesi Şehriban KILIÇ'a
hediyesi Kadın Kolları Genel Başkanı Hediye AKDERE
ve Genel Başkan Yardımcısı Kayseri Milletvekili Sabahattin ÇAKMAKOĞLU
tarafından takdim edildi.
Program saat:17:30’da sona erdi.
Görüntüler;
________________
HOŞ GELİŞLER OLA, KAHRAMAN ENVER
PAŞA!..
"….……
zalim kulların barışmaz düşmanı olan benden size, muhafaza-i din ve
vatan için mücahede eden gazilere bin selam olsun!.. Bundan sonra
bildiririm ki; şu andan itibaren Buharayı Şerif, Hive ve bütün Türkistan’ı
istila eden Sovyetlerden bu kutsal vatan parçasını özgürleştirmek
üzere Ruslara cihat ilanı ile bütün İslam kuvvetlerinin kumandasını
‘Biiznillahi Teala’ üstüme aldım." Turan Orduları Başkomutanı
Enver Paşa.
Türkün ayak bastığı yerlerden alınan toprak parçalarından
birkısmı Enver Paşa'nın kabrine getirildi.
Hoca Ahmet Yesevi Ocağı, Tanrı Dağı, Altay Dağı,
Babur Şah, Dağlık Karabağ, Aziziye Tabyası, Kerkük Kalesi, Çanakkale
Şehitliği, Kosova Ovası, Galiçya cephesi ve daha birçok özellik sahibi
yerlerden gelen toprak Enver Paşa'nın kabrine döküldü. Özellikle de
Çegan Tepesinde Enver Paşa'nın kalbinden vurulup yere düştüğü noktadan
Yusuf Hoca tarafından getirilen toprak da kabre döküldü.
Yusuf Ziya Arpacık tarafından bizzat getirilen topraklar
itinayla muhafaza ediliyordu.
Pazar tatilini fırsat bilerek getirilen ilköğretim
talebelerinin yaptığı küçük bir törenle toprak, Enver Paşa'nın kabrine
döküldü.
Görüntüler;
________________
BAŞBUĞ ANILDI
Başbuğ
Alparslan Türkeş Anıt Mezarı başında yâd edildi. Türk Dünyasının merhum
Bilge Önderi Alparslan Türkeş, yokluğunun daha da çok hissedildiği
bir günde Ülkü neferleri tarafından mezarı başında düzenlenen bir
törenle anıldı.
Katılımın oldukça kalabalık olduğu törene özellikle
gençlerin yoğun bir ilgisi vardı.
Coşkulu gençler bayrak yarışına hazır olduklarını
ortaya koydular. Dünyanın bir çok yerinden ve Türkiyenin muhtelif
şehirlerinden geniş bir Ülkücü kesim törene iştirak etti.
Tören sonrası bir araya gelen Ülkücüler Cuma Namazı
sonrası koyu bir sohbete koyuldular.
Törende tam bir dayanışma örneği sergilendi.
Görüntüler;
________________
KOSOVA BOZKURTLARI
Türk
Dünyasının her tarafında Başbuğ Alparslan Türkeş yâd ediliyor. Bu
kapsamda Kosova Türkleri 4 Nisan'da mevlit okutuyor. Kosova Balkanlar'da,
Sırbistan, Karadağ, Makedonya ve Arnavutluk devletlerine sınırı olan,
cumhuriyet rejimiyle yönetilen devlet. 1999 ile 2008 yılları arasında
Birleşmiş Milletler idaresinde bir bölge olan Kosova 17 Şubat 2008
tarihinde Türkiye saati ile 16.39´da tek taraflı olarak bağımsızlığını
ilan etti ve dünyanın son bağımsız ülkesi sıfatı, Karadağ'dan Kosova'ya
geçti.
Kosova'da bağımsızlık ilanının ardından, denetim,
Birleşmiş Milletler'den Avrupa Birliği'ne geçti. Kosova ile Sırbistan
arasında sınır oluşturuldu. Kosova'daki Avrupa Birliği temsilciliği,
bundan sonra Uluslararası Sivil Temsilcilik adı altında hizmet vereceğini
açıkladı. Böylece Birleşmiş Milletler'in de 1999 yılından bu yana
Kosova'da üstlendiği yönetim sona ermiş oldu. Kosova'da Avrupa Birliği
ülkelerinden bin 900 polis ve yargı mensubu görev yapacak.
Kosova
I. Murat zamanında 1389 I. Kosova Savaşından sonra Türk topraklarına
katıldı. 5 asırdan fazla Türk idaresinde kalan bölge 1912'de I. Balkan
Savaşı sırasında Sırbistan'ın eline geçti. O günden beri acılar yaşadı.
Kosova'yı ilk tanıyan Amerika Birleşik Devletleri ikinci tanıyan Arnavutluk
olmuştur. Türkiye, İngiltere ve Afganistan da Kosova'yı tanıyan ilk
ülkelerdendir. Sırbistan Türkiye'ye tanıma ile ilgili olarak nota
vermiştir.
Görüntüler;
________________
GÜNEŞİN DOĞDUĞU YER; HOCA
AHMET YESEVİ DERGÂHI
Türkistan'da
yetişen büyük velilerdendir. Adı Ahmet bin İbrahim bin İlyas Yesevi
olup, Piri Sultan, Hoca Ahmet, Kul Hace Ahmet diye de tanınır. Babası
Hace İbrahim'in nesebi Hz. Alinin oğlu Muhammet bin Hanefi'ye dayanır.
Hicri 5. asrın ortalarında doğduğu tahmin edilmektedir. Ahmet Yesevi
çok küçük yaşta babasını, 7 yaşındada annesini kaybetmiştir. Yesi
şehrinde ilim ve terbiye tahsiletmiştir. Bundan dolayı YESEVİ
nisbetiyle şöhret bulduğu kabul edilmiştir. Yesi'de, önce Arslan Baba
Hazretlerinden ders aldı. Arslan Baba'nın vefatıyla Buhara'ya gitti.
Orada Ehli Sünnet alimlerinden Yusuf Hamedaniye bağlandı ve manevi
ilimleri tahsil etti. İnsanlara doğru yolu göstermek için ondan icazet
aldı.
________________
ALMAATA'DA GÜL KOKULU ALMALAR
Kazakistan,
resmi adıyla Kazakistan Cumhuriyeti. Orta Asya ve Doğu Avrupa arasında
ülke. 2.727.300 km2 yüz ölçümü ile (Batı Avrupa'nın yüz ölçümü kadar)
dünyanın en büyük yüz ölçümüne sahip dokuzuncu ülkesidir.
Komşuları olarak kuzeyde Rusya, kuzeybatıda Rusmeniya,
güneyde Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan, doğuda Doğu Türkistan
bulunur. Ülkenin ayrıca Hazar Denizi ve Aral Gölü'ne kıyısı vardır.
Bağımsızlığın kazanılmasına doğru 1989 yılında 16.464.464
kişi olan ülke nüfusu, 2006 yılına gelindiğinde 15.300.000'e kadar
düşmüştür. Ülke bugün nüfus bakımından dünyanın 62. büyük ülkesi olmakla
birlikte, kilometrekare başına 5,4 insan ile 215.'dir.
Görüntüler;
________________
TANRI DAĞLARINDA NEVRUZ
Kırgızistan
Orta Asya'da bir Türk ülkesidir. Denize kıyısı olmayan ülkenin komşuları
kuzeyde Kazakistan, batıda Özbekistan, güneybatıda Tacikistan ve güneydoğuda
Doğu Türkistan'dır.
Kırgızistan Orta Asya'da denize çıkışı olmayan bir
ülkedir. Denize kıyısı olmayan ülkenin komşuları kuzeyde Kazakistan,
batıda Özbekistan, güneybatıda Tacikistan ve güneydoğuda Doğu Türkistan'dır.
Tanrı Dağları ülkenin %80'ini kaplar. Kuzeybatı Tanrı Dağları üzerinde
bulunan ve ülkenin en büyük gölü olan Issık Göl, Titikaka'dan sonra
dünyanın en büyük dağ gölüdür.
Bişkek, Kırgızistan'ın başkentidir. 1878 yılında
kurulan kentte, 2004 sayımına göre 866.300 kişi yaşar. Kent, 1926-1991
arasında yaşanan Sovyetler Birliği zulüm döneminde, Bolşevik askeri
önderlerinden Mihail Frunze'nin anısına Frunze adıyla anılmıştır.
İstiklâl ile beraber gerçek adına kavuşmuştur.
Bişkek, geniş yolların, mermer devlet yapılarının,
Sovyetler Birliği biçiminde apartman bloklarının birarada bulunduğu
bir kenttir. Kent, bir satranç tahtası biçiminde tasarlanmış olup,
sokakların çoğunun iki yanında agaçları sulama amaçlı dar arklar bulunur.
Bu yolla sulanan ağaçlar, yazları sıcakta gölgelik görevi gördükleri
gibi, kenti de güzelleştirirler.
Görüntüler;