Selâm Olsun
  Ey Türk Gençliği!..
  Ocak Bildirileri
  Sizden Gelenler
  Kimlik Numaranız
  Telefon Rehberi
 

BAYRAMINIZ MUBAREK

__________________


Taşmedrese veya Yusufiye diye de anılan Hapishanelerin Yusuflarından, Yusuf Ziya Arpacık ve arkadaşları referandumda "Hayır" diyor...

__________________

LÜBNAN ZAHLE TÜRK ŞEHİTLİĞİ

Her karışında bir Şehit var ama Zahle’de bir Türk Şehitliği ya da bir abide bile yok. "Bu taşındır' diyerek Kabe'yi diksem başına;" dizeleri gelse de akla, yürekler soğumuyor doğrusu…

Bugüne kadar bir mezar taşı bile yapılamayan ve bağrında 10 binlerce Mehmetçiğin kutsal bedenini barındıran Zahle, Lübnan’ın Bekaa Vilayetinin merkezidir. Beyrut’un 52 kilometre doğusunda bulunan şehir, tarihimiz açısından oldukça mühim bir mevkiye sahiptir.

Zahle, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Filistin Cephesi'nde İngiliz ordusuna karşı savaşan Türk kuvvetlerine lojistik üs işlevi görmüştür. Zahle şehri yakınlarında gömülü, yaklaşık yirmi bin şehit Türk vardır.

Görüntüler;
__________________

ÜRDÜN SALT TÜRK ŞEHİTLİĞİ

Ürdün, Salt Şehri... Başkent Amman'ın yaklaşık 30 km. Kuzey Batısında bulunan bu küçük kent Türk Tarihi açısından çok büyük bir öneme sahip.

Birinci Dünya Savaşı’nda İngilizlere karşı savaşırken Şehit olan 300 Türk Askeri bu kentte yatıyor. Hem de bir mağarada…

24-26 Mart 1918, Yuşa Vadisinde en kanlı savaşların yaşandığı günlerdir. Ölü Deniz tarafından saldırıya geçen ve sayıca bizim askerimizden yüz kat fazla olan İngiliz birliklerini bir bölük askerimiz Salt önlerinde durdurmuştur.

Görüntüler;
__________________

SURİYE ŞAM TÜRK ŞEHİTLİĞİ

Suriye'nin başkenti Şam'da bir Şehitliğimiz var. İlk Türk Hava Şehitleri bu Şehitlikte yatıyor. Yüzbaşı Fethi, Üsteğmen Sadık ve Üsteğmen Nuri Beyler ilk Türk Hava Şehitlerimiz olarak mübarek kabirleri Şam Kentinde Emevi Camii bahçesinde bulunmaktadır.

1914 yılında ilk havacılık faaliyetimiz olan 2515 kilometrelik İstanbul-Kahire uçuşu sırasında 27 Şubat 1914'de Teberiye Gölü yakınlarında düşen askeri uçakta pilotlarımız Yüzbaşı Fethi ve Üsteğmen Sadık Şehit olmuşlardır.

Görüntüler;
__________________

FUAT KARSLI'NIN MUTLU GÜNÜ

Ocak eski Başkanlarından Fuat Karslı oğullarını sünnet ettirdi. Alperen, Alparslan ve Atilla Karslı Pendik'te yapılan muhteşem bir törenle erkekliğe ilk adımlarını attılar. Sünnet toyuna gelen davetliler ortamı bir kurultay havasına çeviridler.

Oldukça coşkulu geçen sünnet şölenine Ocak ve Partililer yoğun bir ilgi gösterdi. Fuat Karslı sünnet şölenine hazırlık yaparken, teşkilatçılıktan geri kalmayıp elinin ve yüreğinin yettiği her yere ulaşmaya devam ediyordu.

Oğullarının sünnet şöleninde baba Fuat Karslı misafirlerle tek tek ilgilendi. Sohbetler edildi, dualar okundu...

Görüntüler;
__________________

4 AĞUSTOS 1922, ENVER PAŞA

 

Bu kutlu marş, Enver paşa Türkistan'a gittiği zaman orada ki Türk'lerin ağzından dökülüp, dalga dalga yayılarak Ortaasya semalarında yıllarca yankılanıp günümüze kadar söylenerek gelen yanık bir ezgidir...

__________________

ÖTÜKEN ORMANI, ORHUN VADİSİ, GÜNEŞİN DOĞDUĞU YER

__________________

CAVİT ÇİMEN HAKKA YÜRÜDÜ

Ülkücü Hareketin çetin günlerinde en ön safta yer alan Kahramanlardan biri daha Hakka yürüdü. Cavit Çimen 12 Eylül ihtilal mahkemeleri tarafından tutuklanmış ve yıllarca hapis yatmıştı. Hapishaneleri Medreselere çeviren Ülkü Güllerinden Cavit Çimen İstanbul'un Ümraniye İlçesinde ikamet ediyordu.

İstanbul, Ümraniye Merkez Camiinde kılınan ikindi ve cenaze namazı sonrasında aile kabristanına defnedilen Cavit Çimen'i son yolculuğunda dava arkadaşları yalnız bırakmadı. Kalabalık bir katılımla toprağa verilen Cavit Çimen camiamız tarafından çok seviliyordu.

Kabri nur, mekanı cennet olsun...

Görüntüler;
__________________

ORHUN ABİDELERİ, BOZKIRDA ÜÇ MÜCEVHER


Bilge Kağan Anıtı

__________________

HAFTANIN ETKİNLİKLERİ

__________________

ADIYAMAN VE OSMANİYE ZİYARETİ

__________________

ŞEHADET YILDÖNÜMÜNDE VELİCAN ODUNCU KABRİNE ORHUN TOPRAĞI, RUHUNA KURAN İKRAMI


Bu hafta Orhun Abideleri'nden ve Altay Dağları'ndan getirilen kutsal toprak kabre döküldü

__________________

MHP İSTANBUL İL ESKİ BAŞKANI MEHMET ALİ ERDİNÇ HAKK'A YÜRÜDÜ

Fırtınalı Yıllarda MHP İstanbul İl Başkanlığı görevini büyük bir başarıyla yürüten Mehmet Ali Erdinç son yolculuğuna uğurlandı. 1921 doğumlu olan Erdinç, Pendik eski Müftüsünün Merkez Camiinde kıldırdığı cenaze namazı sonrasında ebedi istirahatgahına uğurlandı.

MHP İstanbul İl Başkanıyken vurularak Şehit edilen Recep Haşatlı'dan sonra göreve gelen Mehmet Ali Erdinç uzun fakat mücadele dolu bir ömür geçirdi.

Yıllarca esnaf ve sanatkârlar odası, kefalet odası ve MHP İl Başkanlığı yapan Erdinç, Dolayoba'da, babadan kalma iki odadan ibaret 50 metrekarelik eski bir evde oturuyor ve emekli maaşıyla geçimini sağlıyordu.

Ülkücü Hareket mensupları çok geniş bir katılım sağlayarak eski başkanlarını dualarla yola saldılar.

Görüntüler;
__________________

BALIKESİR'DE TOY

Balıkesir'de Bülent ve Eda Türkbeyi'nin toyu yapıldı.

Balıkesir dışından gelen çok sayıda misafirin yanında Ocak mensupları da toy'a büyük bir katılım sağladı.

Bülent Türkbeyi ailesi konuklarla çok yakından ilgilendi.

Balıkesir tesislerinde düzenlenen törende nikahın tanıklığını da İstanbul'dan gelerek toya katılan Yusuf Ziya Arpacık yaptı. Ve Ocaklılara kitap imzaladı.

Gelin ve Damat için dualar edildi... "Toyunuz Mübarek..."

Görüntüler;
__________________

ŞEHİT ALPER TUNGA UYTUN

İki gündür aralıksız yağan yağmura aldırmadan yürüyorum ağır adımlarla. Dört bir yanı çevreleyen başı karlı yüce dağlara takılıyor gözlerim. Düşman orduları tarafından muhasara altına alınmış bir savaşçı gibiyim. Sanki beyaz ordular yürüyüp geliverecekler gönül yurdumu işgale.

Yüreğime dar geliyor bedenim. Neden sonra fark ediyorum adımlarımın sıklaştığını ve hızlandığımı. Sol tarafım uçurum. Eriyen kar suları küçük bir dere oluşturmuş, çağıltısı kulaklarımda eşsiz bir melodi şimdi.

Sağ tarafımda mezarlar var. Kiminin üzeri gül bahçesi, kiminin taşı bile yok.
__________________

18 YIL SONRA RÜZGAR KAMPINI ZİYARET

1992-93 Karabağ Savaşı sırasında Başbuğ Alparslan Türkeş'in kurmuş olduğu Rüzgar Kampı ziyaret edildi. 4 Nisan Başbuğu anma törenleri için Azerbaycan'a giden Ocak eski Başkanları, üniversite talebeleri çok anlamlı bir ziyaret daha gerçekleştirdiler.

Türk Dünyası birçok noktasında yapılan anma toplantılarının en duygusal olanı Azerbaycan'da yaşandı. Kamp mensuplarından şu an hayatta olmayan 3 kişi de rahmetle anıldı. Onlardan birisi olan Hakan Kayhan Işık Erenköy Ocak bombalandığında salona düşen bombanın üzerine atlayarak yanında bulunan arkadaşlarının hayatını kurtarmış kendisi de Şehadet Şerbetini içmişti.

Azerbaycan Tovuz Şehrinde, Ermenistan sınırında bulunan Kiren Köyünde adını bizzat verip kampı kuran Başbuğ Alparslan Türkeş 18 yıl sonra buraya gelen Ülkücüler tarafından yâd edildi. Dualar okundu...

Görüntüler;
__________________

AZERBAYCAN'DA BAŞBUĞ'U ANMA TÖRENLERİ

Türk Dünyasının Başbuğu Alparslan Türkeş vefat yıldönümünde çok sevdiği Azerbaycan'da anıldı.

Türkiye'den ve Kıbrıs'tan Azerbaycan'a tören için giden Üniversite Öğrencileri ve Ocak eski Başkanları Bakü'de okuyan talebelerle buluşarak bir anma programı düzenlediler.

Bakü Şehitler Hıyabanı'nda başlayan tören, Bakü'ye yaklaşık 100 km. mesafede olan Şamahı Türk Şehitliği'nde devam edip 400 km. sonra Tovuz Şehrinde tamamlandı.

Törenlerde duygusal anlar yaşanırken, kuşaklar arası zincirleri sağlamlaştırma adına çok önemli faaliyetler yapıldı.

Görüntüler:
__________________

ÜÇLER, YEDİLER, KIRKLAR'A KARIŞAN BİR GÖNÜL ERİ

Taşmedreseli Yusuf Yalçın Hakk'a yürüdü. Sovyet yayılmacılığının ülkemizi kasıp kavurduğu yıllarda Yusuf Yalçın 13-14 yaşlarında bu amansız savaşa katılmış birçok defa da kurşunla vurularak yaralanmıştı.

12 Eylül zulmünde çok uzun bir süre hapis yatan Yusuf Yalçın, eğitimine hapiste devam ederek Hukuk Fakültesini kazandı. Hukuk tahsilini de başarıyla tamamlayan Yusuf Yalçın hapisten çıkınca avukat olarak çalışmaya başladı.

Uzun mücadele hayatı onu yorgun düşürmüştü. Bedeni bu acıya daha fazla dayanamadı.

Ve Yusuf Yalçın bugün henüz bir yaşında olan kızını babasız bırakıp bu fani dünyaya veda ederek Kırklara karıştı...

Görüntüler;
__________________

KURT BALASI KURT OLUR, BASTIĞI YER YURT OLUR!..

AKP Kırıkkale Milletvekili Turan Kıratlı ile 8 yaşındaki Esra Tomurcuk arasında çok ibretli bir konuşma yaşandı.

AKP Kırıkkale Milletvekili Turan Kıratlı, katıldığı bir programda kendisine 'Bozkurt' işareti yapan ve "Ben buyum, onu tutuyorum, ben kurdum ya sen?" diyen 8 yaşındaki Esra Tomurcuk'a ampulü göstererek, "Ben de buyum" dedi.

Milletvekili Kıratlı, Engelliler Derneği'ne giderek Sağır ve Dilsiz Futbol Takımı Oyuncuları'na forma hediye ederken Gürler İlköğretim Okulu 2'nci sınıf öğrencisi Esra Tomurcuk ile sohbet etti.

AKP Milletvekili Kıratlı'nın kendisine ikram ettiği meşrubat ve pastaları kabul etmeyen Esra, 'Bozkurt' işareti yaparak karşılık verdi.
__________________

BİZİ BÖLEMEZSİNİZ!..

"Nereye kaçarsan kaç, okyanus ötesine Amerikaya'da gitsen seni getirmezsem namerdim"

MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli'den ikaz... Partimizin 'Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat 'sloganıyla Şanlıurfa'daki mitingine katılan katılan MHP Genel Başkanı Bahçeli Erdoğan'ı ikaz ve ihtar etti.

Coşkulu kalabalık Şanlıurfa meydanlarına sığmadı. Şanlıurfa sokakları doldu taştı.

Şanlıurfa açık hava toplantısı siyasetin atan nabzı ve iktidara yürüyen MHP'nin ayak sesleri gibiydi.
__________________

KOSOVA'DA ANLAMLI TÖREN

Kosova Prizren Kentinde 18 Mart 2010, Perşembe günü çok anlamlı bir Devlet Töreni düzenlendi. Devlet Erkanının yanında oldukça kalabalık bir izleyici topluluğunun da katıldığı bu merasim sırasında Kosovalı ÇANAKKALE KAHRAMANI Adem oğlu İsmail Kazaz'ın terhis belgesi oğlu Nihat Kazaz'a devlet töreniyle Türkiye Cumhuriyeti Kosova Büyükelçisi Metin Hüsrev Ünler ve Türk Temsil Heyeti Başkanı Kurmay Albay Hasip Saygılı tarafından takdim edildi.

Kazaz ailesini çok yakından tanıyan yazarımız Yusuf Ziya Arpacık bu törende yer alarak etkinliğe manevi bir katkı sağladı.

Nihat Kazaz babasının terhis belgesini alırken misafirlere hitaben çok duygulu bir konuşma yaptı. Kazaz şöyle dedi: "Tek isteğim babamın Gelibolu Yarımadasında savaştığı cepheleri gezmek. BELKİ DE ONUN YA DA BİR ARKADAŞININ BASTIĞI BİR TOPRAK PARÇASINA BASARIM. KİM BİLİR?"

Görüntüler;
__________________

KOSOVA ŞAR DAĞLARINDA NEVRUZ KUTLAMASI


21 Mart 2010, Kosova, Şar Dağları

__________________

YURDUMUZUN DAĞLARI, OVALARI, KÖYLERİ, ŞEHİRLERİ

Yazarımız Yusuf Ziya Arpacık geçen hafta Fransa, Almanya ve Polonya'da yaşayan Ülkücüleri ziuyaret etmişti.

Bu hafta ise yurdumuzun güzel beldelerini gezmeye ve oralardaki Ülkücülerle kucaklaşmaya devam etti. Ankara'da başlayıp Kahramanmaraş'a kadar devam eden gezilerde İl ve İlçe teşkilatları ve Ocaklarımızı ziyaret eden Arpacık, yöre halkı ile buluşma faaliyetlerinin artarak devam edeceğini söyledi.

Başbuğ'un yadigarı ailelerle de görüşen Arpacık İstanbul'a döner dönmez hasta ziyaretlerinden sonra, Çengelköy'de geniş katılımlı bir sohbete katıldı.

Görüntüler;
__________________

FUAT KARSLI'NIN ACI GÜNÜ

İkitelli Ülkü Ocağı eski Başkanı Fuat Karslı, Orhan Karslı ve Prof. Dr. Abdürrahim Karslı'nın annesi MAKBULE KARSLI için Kurtköy Merkez Camiinde ikindi sonrası cenaze namazı kılındı. Cenaze namazı sonrasında Kurtköy Mezarlığında defin yapıldı.

Ülkücü Hareket mensupları yoğun bir katılımla Karslı kardeşleri bu acılı günlerinde yalnız bırakmadı.

Daha sonra gece yarısına kadar taziye ziyaretleri kabl edildi. Ülkücü Hareket iyi ve kötü günlerinde mansuplarının her türlü yanında yer alarak teşkilatçılığın mümtaz örneklerini sergilemeye devam ediyor.

Bu anlamda Karslı kardeşlerin annesi vesilesiyle bütün Şehitler, Ulular ve geçip gidenler için kuran okundu ve dualar edildi.

Görüntüler;
__________________

BÜNYAMİN ADANALI SAĞLIĞINA KAVUŞTU

Ülkücü Hareketin gerçek mağdurlarından Bünyamin Adanalı tutuklu bulunduğu Çanakkale E-Tipi Cezaevinde rahatsızlanınca bir süre önce Siyami Ersek Hastenesine kaldırılmıştı.

Bünyamin Adanalı Hukuk tarihinde görülmemiş bir uygulama yüzünden yıllardan beri hapiste yatmaktadır. Ülkücü Bünyamin Adanalı'nın Siyami Ersek Hastanesinde yapılan tedavisi sonrasında eski sağlığına kavuşması Ülkücüler arasında sevinçle karşılandı.

Bünyamin Adanalı. 1978’de Bahçelievler’de 7 TİP’linin öldürülmesi olayına karıştığı iddiasıyla 7 kez idam cezasına çarptırılmıştı.
__________________


BAŞBUĞ TÜRKEŞ GELİYOR
Ankara İhtilal Mahkemesi... 19 Ağustos 1981... Alparslan Türkeş, yalan ve iftiralar iddianamesi neticesinde mahkemeye çıkarılmıştır. 587 sanık Onun içeri girmesiyle beraber ayağa kalkarlar. Ve İstiklal Marşı... Mahkeme heyeti ve Savcılar çetesi de ayağa kalkmışlardır. O Alparslan Türkeş'tir... Onlar Ülkücülerdir...

__________________

HORASAN ERENLERİ

Son günlerin taraflı ve tartışmalı dizisi "Bu kalp seni unutur mu"da adı sıkça gündeme gelen Diyarbakır Cezaevi'ndeki Ülkücü Kürşat asıl ismiyle Muammer Cindilli İstanbul'da söyleşi yaptı. Alvarlı Efe'nin şahsında Horasan Erenleri ve Gönül Sultanlarını anlattı.

Erzurum Ülkü Ocakları'nın "Fırtınalı Yıllar"da Başkanlığını yapan Muammer Cindilli, gündem konularını değerlendirirken, manevi bir tutkal gibi, ilahi bir mıknatıs gibi fertleri parçinleyen Hoca Ahmet Yesevi medeniyetinden söz etti.

Günümüzün ayrıştırıcı söylemlerine inat, birleştirici enerji kaynaklarına, maneviyat santrallerine yönelmeyi tavsiye eden Cindilli, gençlerin çoğunluğunu oluşturduğu kalbalık bir dinleyici kitlesine hitap etti. Bu kutsal mirasın son yüzyıla kadar kaynaştıran, birleştiren ve tekleştiren önderlerinden söz eden Muammer Cindilli, "Fırtınalı Yıllar"dan da bahsederek sohbete ayrı bir hava kattı.

Görüntüler:
__________________

LALE DEVRİ; TRİLYONLAR HALİÇ'E

İstanbul, "2010 Avrupa Kültür Başkenti' ilan edilmiş. Kim ilan etmiş, sorusundan ziyade başka sorulara cevap arayalım. Peki, başka hangi şehirler? Macaristan'ın Pecs şehri ve Almanya'nın Essen'i. Peki bu kasaba kentlere layık görülen bu payeyi İstanbul gibi gerçekten dünyanın "tek şehri"ne layık görmek onu yüceltmek mi, alçaltmak mıdır, onu da sormuyoruz. Başka bir soru; biz trilyonları Haliç'te havaya atıp suya dökerken diğer iki kent ne yapmış?

5.000'den fazla ağır misafir!..'in ağır giderlerini bizim paralarla karşılayanlar, 7 ayrı noktaya milyarları akıtan, kaynaklarımızı har vurup harman savuranlar elbette ilk seçimde cevaplarını alacaklardır.

Lale Devri şiirlerle süslenmeye bakalım nereye kadar devam edecek?
__________________

ERTUĞRUL'un GÖZYAŞLARI

Bir kere görmek bin kere duymaktan iyidir, demiş ulularımız. Biz de yeryüzünde Allah’ı anmakla meşgul iman erlerini arayan melekler gibi düştük yollara.

Bizler var olalım diye yok olanlar daha doğrusu ebedi var olanlar; aziz şehitlerimiz… Uzaklarda hatta çok uzaklarda, birçok ülkede şehitlerimiz ve şehitliklerimiz var. Peki onlar bizden ne bekliyor? Elbette dua ile anılmak… Biz de en uzaktaki şehitlerimizi yakından anmak için yola çıkmıştık.

Cihan Harbine sayılı bir vakit kalmıştır. Dünya denizlerinden artık silindiğimiz iddia edildiği zor bir dönemde Pasifik Okyanusunun engin sularında bir Savaş Gemimiz nazlı nazlı süzülüyordu. Ertuğrul Fırkateyni…
__________________

KORE, KORE


Sevda'nın yolunda hayatın ne önemi vardır!..

__________________

DİYARBAKIR CEZAEVİNİ DİLLERİNE PELESENK EDENLER!.. BİR DE MAMAK'I DİNLEYİN!..

MAMAK MAMAK

Bizi A-Bloktan içeriye aldılar. Giriş avlusunda beklerken askerî üniforma giydirilmiş ve albay rütbesi takılmış insan azmanı bir yaratık ağzından akan köpüklü mayayı silerken bizi de, eski zamanlarda kurulan köle pazarlarındaki zengin alıcılar gibi yakından inceliyordu. “Tamam bu o dedim”, kendi kendime. Kanlı gözlerindeki nefret bedeninin her zerresinden dışarı fırlıyordu âdeta.

Kalın bacaklarını iki yana açmış, bir yüzücü paleti gibi iri olan ellerini beline koymuş sanki bizi düelloya davet eden üniformalı bir kovboyu andırıyordu. Dudakları arasından bir şeyler saçıldı ama konuştu mu, tükürdü mü ayırt etmek oldukça zordu. Ağzını açınca bir timsah avına saldırdı zannederdiniz; bakımsız, seyrek ve paslı, bir tuğla duvar görünümündeki dişlerinin arasından ıslıkla karışık bir takım sesler çıkıyordu.
__________________

O ŞEHİDİN ÖYKÜSÜ

Ellerin yurdunda çiçek açarken
Bizim ele kar geliyor gardaşım
Bu ufku kimler çizmiş gönlüme
Dar geliyor... dar geliyor gardaşım

Hemen hemen her Ülkü Ocağı'nda vardır bu tablo.

Lapa lapa yağan kar altında, Ülküdaşları tarafından omuzlanan O şehidin, Mustafa EROL' un öyküsüdür okuyacağınız.

ŞEHİT MUSTAFA EROL

Fatih minibüslerini bulmakta zorlanmadım. Harita üzerinde defalarca çalışmış bir anlamda İstanbul’u semt semt okumuştum. Yön tabelalarında ki mahalle ve cadde isimleri bana hiç yabancı gelmiyordu. Arabada arabeskin karamsarlık kokan şarkılarını isteksizce dinliyorum. Şoföre parayı uzatarak seslendim.
___________________

KIRIM'DAN RUSYA'YA MESAJ; "ATEŞLE OYNAMAYIN!.."

Kırım'ın en büyük gazetelerin birinde Yusuf Ziya Arpacık'ın söyleşisi yayınlandı. Kırım Türklerini ziyareti sırasında yerli medyanın ilgi odağı olan Arpacık, Akmescit'ten Ruslara mesaj verdi; "Kırım'dan uzak durun, burası Gürcistan değildir."

Yayılmacılık ve sömürgecilik ruhlarına işlemiş olan Rusya, Kırım'dan el çekmek istemiyor. Ancak Kırım hesabı tutmaz. Kırım üzerine Rusların yaptığı hesaplar alt üst olur. Bölge böylesine bir faaliyeti asla kaldırmaz. Rusların bir an evvel aklını başına toplayıp Kırım'dan uzak durmaları gerekir.

Kırım, Gürcistan değildir...


"Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir." (Yasin, 21)


"Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur." (Maide, 54)



Bu sitedeki bütün belgeler yüce milletimize hizmet amacıyla gün yüzüne çıkartılmıştır... Kaynak gösterilmeden de alınabilir...

Bu Yıllarda Neler Olmuş?

Ülküm Yazarlar

Mahir DAMATLAR

ÜLKÜCÜNÜN ÇİLESİ




Afşin EFKARLIOĞLU

Gazi



Yusuf Ziya ARPACIK

FİKRİ'MİN İNCE GÜLÜ