20 Temmuz 2001
YAHUDİLER , BİZİ ÇANAKKALE'DE
ARKADAN VURDULAR!..
Çehreler başka,
lisanlar deriler rengarenk,
Sade bir hadise var ortada, vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi Yamyam , kimi bilmem ne bela,
1490'lı
yıllarda İspanya ve Portekiz'den kovulan Yahudileri Sultan Beyazıt,
yağlı kazıklardan kurtarmış ve kutsal topraklarımızda bir misafir
gibi ağırlamıştır... Dünya üzerinde tek hoşgörüyle karşılandıkları
yer Türk toprakları olmuş ve Yahudiler'de bunun karşılığı olarak
bizlere neyi reva görmüşler Tarih'e ibretle bir göz atalım:
Hep şeytani fikirlerle mücehhez Yahudi cemaati,
Birinci Dünya Harbinden İngilizlerin galip çıkacağı düşüncesiyle
Filistin topraklarında hak kazanmak için birşeyler yapmak niyetindeydiler...
İngilizlere yaranmak maksadıyla, Çanakkale Boğazında ki düşman
ordularına katılmak ve Türk'lere karşı savaşmak üzere karar
aldılar... Bu sevda uğruna Mısır'da bulunan Yahudiler arasından
işsiz gençlerden oluşan bir gönüllü taburu kurarak Çanakkale'ye
sevkettiler...
Onbeşinci asrın sonunda İspanya da Hristiyanlar
tarafından kızgın taşlara oturtulan Yahudilere Osmanlı İmparatorluğu
kucak açmış ve beşyüz yıl onları kendi sıcak bağrında beslemişti.
İşte şimdi Yahudiler tıpkı Şerif Hüseyin'in Hicaz çöllerinde
yaptığı gibi, genlerinin emrine girip Türk milletini arkadan
vuracaktı...Yahudinin vefa borcu ödeme usulü böyleydi tabi...
Bu ihanet karşısında ,gaddar Yahudi yüreğinin
bile kısa da olsa bir an tereddüt geçirdiğini gene onların kitaplarından
okuyoruz...
İşte Siyonizmin tetikçilerinden M.Samuel Nissembaum'un
"Yahudi Lejyonunun Doğuşu" adlı paçavra kitabında,
bu ihaneti açıklayan satırlar:
"Büyük harp başladığında Mısır da bulunan
Yahudi gençlerden meydana gelen bir güç oluşturulmuştu. Bu kuvvetin
başına, Çar ordusunun kahraman subaylarından iki Yahudi olan,
Viladimir Yalinstisky ile Trumpeldor geçtiler. Bu suretle Yahudi
kuvvetlerinin ortaya çıkmasına hiç bir engel kalmamış olduğu
zaman, birdenbire içimizde bir endişe, tuhaf bir tereddüt doğuvermişti.
Bunca yıldır başka memleketlerden eza ve cefa görerek koğulmuş
Yahudilere karşı Türkiye'nin her zaman o en geniş ölçüde gösterdiği
konukseverliğin hatırası!.. Fakat Filistin neredeyse İngilizler
tarafından işgal edilecekti. Bu pek yakındı. Bir Yahudi kuvvetinin
İngiliz işgal kuvvetleriyle yanyana harbe girmesi muhakkak lüzumlu
görülmüştü. Bu suretle İskenderiye'de toplanmış olan işsiz fakat
güçlü kuvvetli Yahudi gençleri bir gaye bulmuş oluyorlardı.
Onlar artık yeni bir ümit yeni bir iman kuşanmış olarak Yahudi
ırkına büyük hizmetler verme fırsatının tadını çıkarıyorlardı.
Fakat İngiltere hükümeti Yahudilerin bu arzularını hoş görmedi.
Bir Yahudi gönüllü kıtasının İngilizlerle birlikte harbe katılmasını
uygun görmediler. Bu haber Yahudi gençlere ziyadesiyle büyük
bir üzüntü verdi. Nihayet uzun bekleyişler ve müzakereler sonunda
1915 mart'ın onikinci günü (Zion Mule Corps) isminde ki Yahudi
taburu Çanakkale'ye gönderildi. Harpten sonra bu taburdan geriye
dönen olmadı, böylece eriyen bu kuvvet yerine bir Yahudi Birliği
daha teşkil edilememiştir".