Unutmak Tükenmektir !

 

 

BAŞBUĞ' DAN HATIRALAR ... (25)

 

1995 seçimlerinden önceki Ramazan ayının ortalarıydı. İstanbul Boğazında ki devlet konuk evi'n de iftar sofrasındaydık... Başbuğun sağında Tuğrul Türkeş solunda İstanbul büyükşehir belediye başkan adayımız Ahmet Vefik Alp ve ben fakir de Alp'in yanında olmak üzere masada İstanbul Ocak Başkanı Erdem Karakoç ile birlikte birkaç kişi daha bulunuyordu. Bir taraftan iftar edilirken Ahmet Vefik Alp bazı sorular soruyor, masadaki zevat'ta çeşitli cevaplarla ona karşılık veriyordu... Bu arada Başbuğ sohbete ilgisiz bir tavırla yemeğini yiyordu ki; Alp'in bir sorusu salona bomba gibi düştü:

-Efendim, Milliyetçilik nedir ?

Acaba ne demek istiyordu Alp, bilmediği bir kelimenin anlamını mı yoksa sözlük muhtevasını mı öğrenmek istiyordu?.. Sofrada ki bazı arkadaşlarla şaşkın şaşkın bakıştık... Tuğrul Türkeş hemen atıldı ve uzun uzun, karmaşık bir tarifle anlaşılmaz izahatlar yaptı.... Kendi de bir şey anlamamış olmalı ki; "babam daha iyi bilir " diyerek işin içinden sıyrıldı...

O ana kadar mevzuya ilgisiz gibi görünen Başbuğ, başını kaldırdı ve şevkat dolu bir ses tonuyla:

-Milletini Sevmektir, evladım. dedi...

Bu ne müthiş bir tarifti, iki kelime ama bir kütüphane sanki... Masamıza hizmet veren garsonlar dahil herkes mest olmuştu... Tuğrul Türkeş'in anlaşılması zor tarifinden sonra, bu kadar kolay ve bu kadar manalı bir izah iftar sofrasına ayrı bir lezzet katmıştı...

 Türk'ün son Başbuğu, yine son noktayı koymuştu...


Yusuf Ziya ARPACIK



Can Verenler...