Unutmak Tükenmektir !

 

Yusuf Ziya ARPACIK

BÜTÜN YAZILARI

 

27-Şubat-2004

TÜRK SEVDASI

Sene 1967... Ilık bir sonbahar havası. Irak Türkmenlerinin heyecanları dorukta.

Türk Silahlı Kuvvetleri futbol takımı, ordulararası bir müsabaka için Bağdat'a gelmiş. Türkiye de pek önemsenmeyen maç, Irak'ta yaşayan Türkmenler tarafından oldukça ciddiye alınmış ve müthiş bir hazırlık başlatmışlar.

Büyük bir kısmı akın akın Bağdat şehir stadyumuna doğru giderken, Kerkük'te kalanlar o vakitler mükemmel bir villa alabilecek miktarda paraya malolan bir televizyon satın alıp Musalla mahallesinin girişine yerleştiriyorlar.


maç'ın yapıldığı stadyum

Dua için camileri doldurup, şükür namazları kılmışlar. Bu arada Türkmenler, imamları molla Abdülvahit'e namaz sonrasında konu hakkında bir fetva sormuşlar:

-Hocam futbol maçı izlemek günahmıdır?

Molla Abdülvahit gayet rahatlıkla ve derin bir huşu içerisinde cevap vermiş:

-Evladım Türk maçı izlemek sevaptır, gerisine karışmam.

Takımımızın Bağdat'ta kaldığı otel bir ziyaretgaha dönüşüyor. Türkmenler otelin etrafında toplanmış, maç için takım hareket edene kadar bölgede nöbet tutuyorlar.

Ellerinde Türk bayraklarıyla stadı dolduran kalabalık hakkında sorular yöneltilen, maçı izlemek üzere şeref tribününde yerini alan Bağdat Büyükelçimiz:

-Bunlar Irak'ta çalışan işçilerimiz. der...

Bayrakların bir çoğu evlerde yapılmıştı. Gafil elçimiz ise olan biteni kavramakta zorlanıyor, kendince bu dehşetli gösteriye bir izahat getirmeye çalışıyordu. Sadece yemek nasıl yenir, dans nasıl edilir, eğitimini alan ve bu dallarda uzmanlaşan diplamatımız, Türkmeneli bölgesinde ki Türk varlığından habersizdir. O müthiş Türk kımıldanmasını farkedemeyecek kadar basiretsiz ve cehalet içerisindedir. Oysa ki o devirler Irak'ta bir tek işçi bile çalıştıracak bir hukuktan ve ilişkiden uzaktık.

Derken büyük bir tezahurat eşliğinde maç başlıyor. Türk takımı sanki kendi sahasındaymış gibi oynuyor ve coşkulu bir alkış alırken yere göğe kırmızı beyaz rengi damgasını vuruyordu.

Ve ilk gol Irak'tan gelince âdeta sahaya bomba düşmüş gibi ortalık karışıyor. Ancak araya giren aksakkallar ortalığı biraz olsun yatıştırırken asıl felaket Musalla mahallesinde başveriyordu. İlk golün atıldığı anda Deli Salih isminde bir Türkmen yiğidi tabancasını aniden çekerek televizyona ateş ediyor. Bir villa parası ödenerek alınan televizyon alıcısı ise berhava olup gidiyor. İnsanlar bu kadar yüksek meblağ ödeyerek satın aldıkları televizyona mı yansın, yoksa takımımızın akıbetini öğrenemeyeceklerine mi yansın dı?

Peşpeşe gelen gollerle yıkılmıştık. 90 dakika sonunda takımımız 4-1 mağlup olmuştu. Bu yenilgiyi hiç kimse hazmedemezdi. Stad içerisi ve çevresi savaş alanına dönmüş, her yer karışmıştı.

Bu kargaşa iki gün sürdü. Peşine yoğun tutuklamalar ve sorgusuz sualsiz idamlar birbirini izledi.

Ancak Türkiye ve Türklük sevdası bu kanlı bölgede hep canlı kaldı. Yüreklerde alevlenen bu karasevda ateşi Türkmenelini yakıp kavurdu.

Yusuf Ziya ARPACIK

************************************************

TÜRKLÜK SEVDASI başlıklı yazının sitemizde yayınlanmasından hemen sonra yüreği yaralı TÜRKMEN bir gönüldaşımız ulaştı bize. Adeta o günleri yeniden yaşıyordu. Ve bir de fotoğraf gönderdi bize.

1967 yılında yaşanan o duygu seli içerisinde ellerindeki TÜRK BAYRAĞINI sallayan pırıl pırıl insanların gözlerindeki ışık ve kıvılcım aradan geçen bunca yıla rağmen hala seçilebiliyordu. İnsanları bile eskiten, yıpratan zaman bu fotoğraftaki yanık yüreklere hiçbirşey yapamamıştı.. Bizlere ulaşan yüreği yaralı TÜRKMEN gönüldaşımız İzzettin ALPARSLAN 'dan başkası değildi..



Bazen söz biter... Bu da öyle bir an işte.. Sene 1967 ve burası Ali Sami Yen değil, Bağdat Şehir Stadyumu.

TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN..

YamanTürk



Can Verenler...