
RÜZGAR EKENLER, HASADINA HAZIR OLSUN…
Yasadışı DHKP/C terör örgütünün legal kuruluşlarından olan Gençlik Dernekleri Federasyonu mensubu dört öğrencinin Trabzon’da dağıttıkları yasadışı bildiriler neticesinde oluşan infial halinin henüz yerini sükûnete bırakmadığını dün bir kez daha yaşayarak gördük milletçe..
Ve Mersin’de Türk Bayrağına yapılan saygısızlıkla kabaran öfke seli ve milli hassasiyetler en üst seviyeye çıktı. Olaylar Trabzon’ la sınırlı kalmadı. Samsun, Eskişehir, Sivas ve daha pek çok ilde vatandaşlar “Trabzon’da yaşanan olayları” bahane ederek provokasyon yapan gruplara müdahale etti.
Ve sonrasında kendilerini Sivil Toplum Kuruluşu olarak adlandıran bazı radikal/marjinal kuruluşlar bildiri ardına bildiri yayınlayarak olaylarda “provokasyon olduğunu” deklare ettiler. Ve tuhaftır bu provokasyonun “Türk Milliyetçileri ve Ülkücüler” tarafından koordine edildiğini dile getirdiler her fırsatta..
Tüm bununla kalmadı yaşanılanlar…
Kendini Aydın (!) olarak adlandıran, kelli felli ve isimlerinin önünde bir yığın akademik etiket taşıyan zat-ı muhteremler ortak bir bildiri yayınlayarak olayların müsebbibini teşhis ve teşhir ettiler..
Evet.. Tahmin ettiğiniz gibi.. Loş ışıklı barlarda geyik muhabbeti yapmayı entelektüellik olarak algılayan, yaşadıkları toplumun gerçeklerinden kopuk ve halktan uzak bir yaşantı sergileyen bu salon aydınlarına göre suçlu “Türk Milliyetçileri” idi..
Sadece aydınlar değil medya da aynı şekilde düşünüyor olmalı ki, Türk Milleti’nin tamamı ile milli refleksi ile ortaya koyduğu “bayrağa sahip çıkma” iradesini “tehlikeli” bulduklarını söyleyen bu aydınların yazdığı bildiri “SAĞDUYUYA ÇAĞRI” başlığıyla okuyuculara iletildi..

Bazı kavramlar vardır. İzafidir.. Güzellik, çirkinlik v.s gibi.. Yani kişiden kişiye değişir. Sağduyu da bu kavramlardan biri zannımca.. Hele ki söz konusu bizim malum medyamız olunca…
Trabzon’da 4 öğrencinin aleni tahriki ve provokasyonuyla başlayan olaylara yangına körükle giden ve olayı kaşıyan Türk Milliyetçileri değil, kandan ve şiddetten beslenen DHKP/C terör örgütü ve onun legal alanda faaliyet gösteren yan kuruluşları olmuştur. Olayın üzerinden bir hafta bile geçmeden, İstanbul’dan yola çıkan TAYAD’ lı aileler aynı yerde yine tahriklerine devam etmiş ve maalesef bunda da başarılı olmuşlardır. Bu arada tüm televizyon kanallarında “sağduyu sahibi yaşlı adam” olarak lanse edilen şahıs ise İstanbul’dan olayları kaşımaya giden, kardeşini DHKP/C terör örgütünün organize ettiği ölüm orucu direnişlerinde yitiren Feridun OSMANAĞAOĞLU’ ndan başkası değildir.
Ama bunu yapmaz bizim basınımız.. Çünkü çifte standart hakimdir basınımızda. Ha keza aydınımızda da…(!)
Öyle ki basınımız ellerine geçen her fırsatta apo posteri açıp, pkk terör örgününün paçavrasıyla gösteri yapan, bununla da yetinmeyip, devletin ve hatta sivil vatandaşların arabalarına, evlerine zarar veren, taşlayan, yakan vatan hainlerinin eylemlerine eğer polis müdahale etmemişse olayı “sağduyu hakim oldu, olay çıkmadı” diye yorumlar ve manşetten verirler. Çünkü artık otuz bin kişinin katili APONUN posterinin açılması, PKK terör örgütünün bayraklarının açılması sıradan bir olay olmuştur. Haber değeri bile yoktur, normaldir. Bu fotoğrafı normal olarak nitelendirenler TÜRK MİLLETİNİN bundan tahrik olacağını düşünmezler, düşünseler de yazmazlar.. Hülasa bu fotoğraftan rahatsız olmazlar.. O yüzden bu eli kalem tutan sözüm ona aydınlar defalarca bu manzarayı gördükleri halde değil bir bildiri yazmak, kıllarını bile kıpırdatmazlar..
Ama söz konusu TÜRK YURDUNDA, TÜRK TOPRAĞINDA, TÜRK BAYRAĞINA sahip çıkmak adına yapılmış ve en ufak bir olay dahi çıkmamış bir eylem olduğunda kırmızı görmüş boğa gibi hemen saldırmaya başlarlar.. Vay efendim provokasyon varmış… Vay efendim tahrik varmış..

Bu salon aydınlarına, mütareke basınına ve bu ülkede AY-YILDIZLI BAYRAĞIN altında yaşamaktan imtina eden, eziklik duyan utanan herkese buradan sesleniyorum…
Sabırsa sabır.. Hoşgörüyse hoşgörü.. Türk milleti tevazu kanatlarını sonuna kadar açmıştır.. Lakin artık sabır taşı çatlamış, tevazu kanatları kırılmıştır. Bu milletin artık “gündüz külahlı, gece silahlı” hainlere tahammül edecek gücü kalmamıştır.
Doğru ortada bir tahrik ve provokasyon vardır. Ve lakin bu provokasyon ve tahriki, TÜRK TOPRAĞINDA TÜRK BAYRAĞI taşıyanlar değil, yemek yediği çanağa pisleyerek apo posterleri ve pkk paçavraları taşıyan vatan hainleri yapmaktadır..
TÜRK BAYRAĞINDAN TAHRİK olan şerefsiz, ismi, cismi, kariyeri, konumu ne olursa olsun defolsun gitsin.. Ve yıllardır her fırsatta APO posterleri ve PKK paçavraları ile gösteri yaparak bu milleti TAHRİK eden soysuz güruh, ektiği rüzgarın hasadını yapmaya hazır olsun..
Yeryüzünde TEK TÜRK KALDIKÇA AY-YILDIZLI BAYRAĞI GÖNDERDEN İNDİRMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEYECEKTİR..
Aksini düşünenler tarihe baksınlar ve ibret alsınlar..
Vesselam, velikram…