
VATANI ETİLER, VATANDAŞI SOSYETE ZANNEDENLERE...
En az ikiyüzyıldan beri devam eden soysuzlaşma, milli
benliğinden uzaklaşma, yabancıları taklit etme, Batı'nın sefahat ve
dış görünümüne özenme, başka ülkelerin gerçeklerinden doğmuş sistemleri
kopya etme ve türlü aşağılık kompleksleri bugünkü buhranları doğurmuştur.
Millet aç, perişan, istikbalden ümitsiz, devlet mekanizmalarının
en önemli kısımlarına yabancılar veya yabancılara satılmış vatan hainleri
çöreklenmiş. Ticaret tamamen, Yahudi, Rum, Ermeni ve kapitalist mason
işbirlikçilerin elinde. Adeta öz yurdumuzda köle gibiyiz. Her türlü
azınlık mensubu dilini, dinini, kültürünü en güzel şekilde yaşatırken
bizzat sistem tarafından TÜRK' e ait ne varsa dejenere edilmekte,
baltalanmakta.. Birgün ilahiyat öğrencilerinin başörtüleri gündeme
getirilirken, bir başka gün, bayrak töreni izlemeye gelen öğrenci
velilerinin örtülerine el uzatılmakta..
Ozan Arif'imizin en veciz şekilde ifade ettiği gibi...
Benim bacım örtüsüyle mektebine gidemez Onların ki cıscıblak, hiç
kimse bir şey demez, Türkiye'de Türk, Rum kadar hür ibadet edemez....
Oysa bizim davamız; "yerli krem beğenmeyen bayanların"
değil, "Ağustos'da orak sallayanların" yalınayak, başıkabak
dolaşan insanlarımızın yaralarına merhem olabilmektir. Biz Anadolu
bozkırlarının soğuğundan sabır, sıcağından heyecan aldık. Bozkır iklimi
kadar sert, bozkır akşamı kadar sessiz ama bir o kadar da çetin ve
kararlıyız..
Memleketimizin gerçeklerinden uzak iflas etmiş karl
marks'ın fikir sistemini kurtuluş reçetesi gibi halka rağmen, halk
için ısıtıp ısıtıp toplumun önüne süren kızıl encikler iyi bilsin
ki; komunizm ve sosyalizm insanlara mutluluk getiren bir sistem olsaydı,
lalenin ara sokakları Rus fahişelerle dolmazdı..
Her fırsatta halktan ve halkçılıktan bahseden bu soysuzlar bilmiyorlar
mı ki; Millet, milliyet ve Türk mevhumunu kabul etmeyenler millici
olamazlar..
Devrimci ve halkçı geçinenler "yurtseverlik"
iddiasında bulunarak komik duruma düştüklerinin farkında değiller
mi?
- Bu Milletin inancı vardır, bunlar ondan yoksundurlar..
- Bu Milletin milli bir kültürü vardır, bunlar ondan habersizdirler..
- Bu Milletin bir geleneği vardır, bunlar onu bilmezler...
- Bu Milletin milli bir şuuru vardır, bunlar onu kabul etmezler...
- Bu Milletin bir görgüsü vardır, bunlar ondan mahrumdurlar...
Her fırsatta "halka inmekten" dem vurup, "ecevitçe"
kelimelerle dolu makaleler yazan sahte devrimciler şunu iyice kafalarına
soksunlar. TÜRK MİLLETİ bunlardan aşağıda değildir. Bunu bilsinler
ve Millete yükselmeye çalışsınlar..
Vatanı Kadıköy, vatandaşı sosyete zanneden salon aydınlarına hatırlatıyorum!...
Biz Asya'nın steplerinden utanıp, kıblesini batıya çeviren lakin batınında
kabul etmediği "ortalık malı" bir nesil değiliz. Kimlik
bunalımımız yok. Ne komunist, ne sosyalist, ne de kapitalistiz.. Müslümanız,
Türküz,Ülkücüyüz...
Bizim davamız 65 milyon perişan ve yüzmilyon esir Türk'ün davasıdır..
Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur. Dünya halkları için değil, TÜRKLÜK
için yaşar, TÜRKLÜK için mücadele ederiz!
Son söz; BİLGE, ATİLLA, ALPARSLAN, VİETNAM DEĞİL TÜRKİSTAN.