15 Ocak 2007
BİRLİĞE ÇAĞRI
“Bu Yazı Merhum Başbuğumuz ALPARSLAN
TÜRKEŞ’in ve Aziz Şehitlerimizin Anısına Kaleme Alınmıştır”
Muhterem Dava Arkadaşlarım;
AKP Hükümetinin 4 yıldır uyguladığı ve ülkemizin Milli Değerlerine
darbe üstüne darbe vuran, ülkemizin üniter yapısının tartışılmaya
başlandığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin, ülkesi ve milleti ile bölünmez
bütünlüğünün altına dinamit yerleştiren politikaları milletimizi germiş,
devletimizi Avrupa kapılarında dilenci, hatta Avrupa’nın şamar oğlanı
haline getirmiştir.
Kendi ülkemiz insanlarının bile gitmeye korktuğu
güney illerimizde vatan hainleri cirit atmakta, vatanımızı bölmek
isteyen Avrupa Birliğine mensup parlamenterler, bu bölgemizde açık
açık bölücü hareketi destekleyen propaganda yapmaktadırlar.
Ülkemizin toprakları Avrupalı ve İsraillilere peşkeş
çekilmekte, ülkemizin her türlü politikası Avrupa Birliği ve Amerika
Birleşik Devletleri güdümüne girmektedir..
Ülkemizin zenginler topluluğu dediğimiz TÜSİAD,
ekmeğini yediği Türk Milletinin Milli menfaatlerine düşman, Avrupa
Birliğinin, Amerika Birleşik Devletlerinin bir sivil toplum örgütüymüş
gibi açık ve aleni bir şekilde faaliyet yürütmektedir. Diğer taraftan,
ülkemizin ulusal basınının önemli bir kısmı, gazete ve TV Kanalları
da bu kulübün elinde, yine Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletlerinin
çıkarlarına hizmet etmektedirler.
Ülkemiz adım adım, ABD’nin Ortadoğu planı olan ve
AKP Genel Başkanı R.Tayyip ERDOĞAN’ın eş başkanıyım diye övündüğü
Büyük Ortadoğu Projesinin uygulama alanı içerisinde hızla bölünmeye
ve parçalanmaya doğru gitmektedir. Aynı proje kapsamında yine AKP
hükümeti tarafından KKTC bitirilme noktasına getirilmiş, Kıbrıs Türkleri
Rumların insafına terkedilmiş ancak kayıptan başka hiçbir kazanç elde
edilmemiştir. Hatta Kıbrıs Davasıyla özdeşleşmiş, hayatını bu davaya
adamış 20. Yüzyılın en büyük Türk Liderlerinden birisi olan Rauf DENKTAŞ
yine AKP hükümeti tarafından neredeyse hain ilan edilmiştir.
AKP iktidarının ülkemizin en kritik kurum ve kuruluşları
olan Telekom, Tekel, POAŞ, Bankalar vb. gibi stratejik öneme sahip
ve ülkenin ekonomisinde önemli paya sahip bu kuruluşlar yabancı sermayeye
peşkeş çekilerek Ülkemizin Ekonomisi yabancılara teslim edilmiş, bundan
daha da önemlisi güvenlik açısından öneme sahip bazı kuruluşlarımızın
satılmasıyla da milli güvenliğimiz çok büyük bir tehdit altına girmiştir.
Bu da açıkça Manda Yönetiminin ta kendisidir. Çünkü para kimdeyse
güçlü odur ve o yönetir.
Kıymetli ülküdaşlarım;
Sizde biliyorsun ki bu vatan kolay alınmadı, her karış toprağı binlerce,
milyonlarca şehit kanıyla sulanmıştır. Bu gün ülkemizde huzur içerisinde,
güven içerisinde, özgür ve göğsümüzü gererek biz Türk’üz diyerek yaşıyorsak
bunu şehitlerimize borçluyuz eğer atalarımız bizlerin özgürce yaşamamız
için canlarını verdiyse bizde yarınki nesillerimize özgür bir Türk
Devletini bırakmak zorundayız.
Ülkemizin içinde bulunduğu bu vahim durumun bir
tek ilacı vardır: ÜLKÜCÜ HAREKET… ve bu hareketin de bir tek adresi
vardır: MHP… Bu gün Türk Milliyetçiliği Fikri yalnızca Türk Milletinin
değil tam bir kaos içerisinde bulunan dünya milletlerinin de yegane
kurtuluş reçetesidir.
Gün birlik günüdür. Gün, şahsi çıkarları bir kenara
bırakıp MHP çatısı altında kenetlenme günüdür. Gün küçük kırgınlıkları
bir kenara bırakıp kucaklaşma günüdür. Gün geceyi gündüze katarak
ülkemiz üzerinde oynanan oyunları bozma günüdür. Gün karanlıkları
yırtıp aydınlığa çıkma günüdür. Ülkemizin yegane kurtuluşunun Milliyetçi
Hareket olduğunun farkında olan düşmanlar boş oturmamaktadırlar. Ülkücü
hareket üzerinde dün olduğu gibi bugünde her türlü oyunu oynamaktadırlar.
Bunun en son örneği ise dün Milliyetçiliği öcü diye gösterenlerin
sahte Milliyetçilik nutuklarıdır. MHP’nin iktidarını engellemek için
birileri tarafından hazırlanan yeni oluşumlardır vs. Evet, bu oyuna
asla gelmeyeceğimiz gibi ülkücüler olarak, bu oyunları bozmalı birlik
ve beraberlik içerisinde bize umut bağlayan yüce milletimizin emrinde
olmalıyız.
Eğer kendimizi ülkücü hareketin bir mensubu olarak
görüyorsak, her platformda, her ortamda ve her toplulukta milliyetçi
kimliğimizi ön plana çıkartıyorsak, eğer bu kimlik bizim kişiliğimize
bir değer katıyorsa, bu kimliğimize yakışır davranış içerisinde bulunmak
ve bu kimliğe layık olmak zorundayız.
Değerli Dava Arkadaşlarım;
Eğer bizler bu davayı Allah’ın kutsal bir davası olarak kabul ediyorsak,
Türk Milleti’nin tarihteki yerini alması davası diyorsak, Vatan Bölünmez
Şehitler Ölmez diyorsak, bu semalarda ezan dinmez, gönderde dalgalanan
Ay-Yıldızlı bayrağımız inmez diyorsak, dünyevi çekişmeleri bir kenara
bırakmalı,hırsları rafa kaldırmalı,seçim sathına giren ülkemizde davamızın
başarısı için her türlü küskünlükleri ortadan kaldırarak davamıza
hizmet eden birer asker olmalıyız.
Davamız Allah davası deyip, şahsi çıkarlarının uğruna davasını feda
edenleri Allah Kahretsin diyoruz.
Siyasi menfaat uğruna davasını bir basamak olarak
kullanıp ta şehit kanları üzerine basarak, makam ve mevki peşinde
koşanları Allah Kahretsin diyoruz.
Ülkesi bölünmenin eşiğine getirilmişken, etrafımız
cayır cayır yanarken, ülke yabancılara peşkeş çekilirken, küçük çekişmeler
uğruna, kişisel kırgınlıklar uğruna davasına küsenleri Allah Kahretsin
diyoruz.
“Ben Milliyetçiyim, ben Ülkücüyüm” diyerek kendisini
asil Türk Milletinin bir ferdi olarak gösterip ancak, Milliyetçi Hareket
partisini, onun değerli mensuplarını yıpratıp, küçük düşürecek her
türlü faaliyeti gösterenleri Allah Kahretsin diyoruz.
Ülkücü hareket içerisinde yer alıp ta bölücülüğün
ve ayrımcılığın bir diğer adı olan bölgesel ve yöresel milliyetçilik
yaparak insanlar arasında ayrım yapanları Allah’a havale ediyoruz.
Aziz Ülküdaşlarım
Gelin gönüllerdeki kırgınlık ve dargınlıkları bir kenara bırakarak
tek bir yumruk olalım. Gelin ülkücü hareketi ülke genelinde başarılı
kılmak için var gücümüzle çalışalım. Gelin yıllarca birlikte, omuz
omuza verdiğimiz mücadelenin meyvelerini toplamak için birlik ve beraberlik
içinde olalım. Bölücü ve yıkıcıların dışında tüm insanımıza gönlümüzü
açıp kucaklayalım.
Kıymetli Arkadaşlarım;
Dün yumruklarımızı sıktık, Allah’a yemin ettik, vatanımızı böldürtmeyeceğiz
dedik. Şehitlerin kanını yerde bırakmayacağız dedik. Bu sözün yerine
gelmesi, Türk Millet’inin kalkınıp, çağlar üzerinden sıçrayarak bölgesinde
süper güç olması demektir. Bunun yolu da Milletimizin %98’ini gönülden
kucaklayıp, %70’i ile Milliyetçi Hareket Partisini tek başına iktidara
getirmektir. Davamızı Milletimize en iyi şekilde anlatarak güvenini
kazanmaktır. İnanarak, çalışarak T.B.M.M’ indeki 550 Milletvekiline
talip olmaktır. İlkeli, bilgili, dürüst lider, Sayın Genel Başkanımız
Dr. Devlet Bahçeli ise en büyük avantajımızdır. Bu işin çözümü ise;
Vatanını, Milletini, Bayrağını sevenlerin inanarak, birlik beraberlik
içinde, bu yola baş koymasından geçer.
Muhterem Gönüldaşlarım;
Ülkemizde hala kan akarken, şehit cenazeleri gözyaşlarıyla yolculanırken,
yürekler hala yanarken, bölünme ve parçalanmaya doğru adım adım giderken,
yatağında rahat uyuyan ve ben ülkücüyüm diyenleri Allah’a havale ediyoruz.
Allah Türk Milletini Korusun ve Yüceltsin.
60. HÜKÜMET MİLLİYETÇİ HAREKET
Yunus MERAL
MHP Tekirdağ İl Başkanı